Van’da tiyatro son yıllarda yalnızca çoğalan oyunlarla değil, estetik ve düşünsel bir dönüşümle de gelişimini sürdürüyor. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri, iki yıl önce Van Kent Tiyatrosu sahnesinde denenen ve uygulanan yeni tiyatro anlayışlarıyla atıldı. Bu süreçte klasik anlatı biçimlerinin dışına çıkılarak; absürt tiyatro, Brechtçi epik tiyatro ve çağdaş sahneleme denemeleri Van seyircisiyle buluşturuldu.
Van Kent Tiyatrosu’nda sahnelediğim Yeraltından Notlar ve Palto oyunlarında, absürt tiyatronun parçalı anlatısı ile Brecht’in yabancılaştırma öğeleri birlikte denenerek, izleyicinin sahneyle kurduğu alışılmış ilişki bilinçli olarak dönüştürülmeye çalışıldı. Dördüncü duvarın zaman zaman kırıldığı, seyircinin pasif izleyici olmaktan çıkarıldığı bu çalışmalar, Van sahnesi için önemli bir pedagojik deney alanı yarattı.
Dün gece Van Devlet Tiyatrosu sahnesinde, Sivas Devlet Tiyatrosu’nun turne kapsamında Van izleyicisiyle buluşturduğu Eugene Ionesco uyarlaması Macbett, bu dönüşümün ne kadar anlamlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Shakespeare’in iktidar, ihtiras, kan ve ihanetle örülü dünyası; Ionesco’nun absürt diliyle yeniden yorumlanarak, güçlü bir oyuncu kadrosuyla sahneye taşındı.
Absürt Tiyatro Nedir?
Absürt tiyatro; özellikle II. Dünya Savaşı sonrası, insanın varoluşsal yalnızlığını, anlamsızlık duygusunu ve iletişimsizliğini merkeze alan bir tiyatro anlayışıdır. Samuel Beckett, Eugene Ionesco, Jean Genet ve Arthur Adamov bu akımın önde gelen isimleridir.
Bu tiyatroda:
Olay örgüsü parçalıdır,
Nedensellik çoğu zaman yoktur,
Dil bozulur, tekrar eder, anlamsızlaşır,
Karakterler psikolojik derinlikten çok durumun sembolüdür,
Seyirciye “anlatmak” değil, hissettirmek ve düşündürmek amaçlanır.
Ionesco’nun Macbett’inde de bu anlayış net biçimde görülür. Oyun; dekor, sahneye koyuş ve ritim açısından komedi unsurlarını güçlü biçimde kullanırken, yer yer Brecht etkisiyle dördüncü duvarı kaldırmaya çalışan müdahalelere de başvurur. Her ne kadar bu etki yoğun olmasa da, Van seyircisi için öğretici bir karşılaşma alanı yaratır.
Van için bu çok kıymetli bir eşiktir. Çünkü uzun yıllar boyunca Aristotelesçi anlatı yapısına, yani başı-sonu net, dördüncü duvarın korunduğu oyunlara alışmış izleyici, artık absürt tiyatronun ne söylediğini ve neden farklı olduğunu öğrenmeye başlamaktadır. Macbett gibi yapımlar, daha önce Van Kent Tiyatrosu sahnesinde sunulan Yeraltından Notlar ve Palto gibi oyunların daha iyi anlaşılmasına da zemin hazırlamaktadır.
Her adım bir gelişimdir.
Kendi zihnimde yer eden ve Van seyircisiyle mutlaka buluşturmayı arzu ettiğim absürt tiyatronun en önemli eserlerinden biri olan Samuel Beckett’in Godot’yu Beklerken oyunu da bu sürecin doğal bir devamı olarak durmaktadır.
Sivas Devlet Tiyatrosu’nun Van’da gerçekleştirdiği bu turne, atılan adımların ne kadar doğru ve sağlam olduğunu gösteren önemli bir katkıdır. Hafta sonuna kadar devam edecek bu oyun, Van tiyatro izleyicisi için büyük bir fırsat, kent tiyatrosu adına ise önemli bir kazanımdır.