AK Parti'nin "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak tanımladığı yeni çözüm sürecinde gözler temmuz ayında Meclis'e sunulması beklenen yasal düzenlemeye çevrildi. Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi, şeffaf adımların atılması gerektiğini belirtti.
Türkiye'de Ekim 2024’ten bu yana yeniden gündeme gelen çözüm süreci tartışmaları sürüyor. AK Parti ve MHP'de, "PKK'nın silah bırakması ve örgütün hukuki varlığının sona erdirilmesine ilişkin" çerçeve yasa teklifinin temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulabileceği konuşulurken, DEM Parti ise sürecin demokratik ve hukuki zeminde ilerlemesi gerektiğini savunuyor.
Gözler temmuz ayına çevrilmişken, DEM Parti Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi Van 65 Haber'e değerlendirmelerde bulundu. Dilekçi, çözüm arayışlarının uzun yıllardır Kürt toplumunun temel talepleri arasında yer aldığını ifade etti. Geçmişte yürütülen çözüm girişimlerinin çeşitli nedenlerle sonuçsuz kaldığını belirten Dilekçi, 2013-2015 sürecinin ardından yeniden çatışmalı döneme girildiğini söyledi.
ÇÖZÜM SÜRECINDE YENI PERDE!
Yeni sürecin en önemli kırılma noktalarından birinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Ekim 2024'te yaptığı açıklamalar olduğunu ifade eden Dilekçi, bu açıklamaların ardından Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"nın sürece yeni bir yön verdiğini savundu. Dilekçi, bu çağrının ardından PKK'nın kongresini topladığını, fesih kararı aldığını ve silah bırakmaya yönelik sembolik adımlar attığını belirterek, bunun süreç açısından önemli gelişmeler olduğunu dile getirdi. Bu adımların örgüt açısından önemli olduğunu ifade eden Dilekçi, devlet kanadında ise henüz aynı ölçüde somut gelişmeler yaşanmadığını öne sürdü."PKK açısından önemli adımlar atıldı. Ancak devlet açısından baktığımızda aynı düzeyde somut adımların atıldığını söylemek mümkün değil."
"ŞİMDI SIRA YASADA"
TBMM'de ilk kez bütün siyasi partilerin katılımıyla oluşturulan komisyonun önemli bir gelişme olduğunu belirten Dilekçi, komisyonun farklı kesimleri dinlemesini ve hazırladığı raporu tarihi bir çalışma olarak değerlendirdiklerini söyledi. Ancak hazırlanan raporların ardından gerekli yasal düzenlemelerin halen yapılmadığını ifade eden Dilekçi, sürecin ilerleyebilmesi için bundan sonraki aşamanın hukuki düzenlemeler olması gerektiğini dile getirdi.
"SAĞLIKLI BIR SÜREÇ İÇIN ŞARTLAR DEĞIŞMELİ"
Sürecin başarılı olabilmesi için müzakere ortamının güçlendirilmesi gerektiğini savunan Dilekçi, Abdullah Öcalan'ın süreçte önemli bir aktör olduğunu belirterek çalışma koşullarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Dilekçi, yürütülen müzakerelerde tarafların eşit şartlarda bulunmasının önemine dikkat çekerek, tecrit koşullarında sürdürülen bir sürecin sağlıklı ilerleyemeyeceğini savundu.
BAHÇELI'NİN O SÖZÜNÜ HATIRLATTI: "BIR KUŞ TEK KANATLA UÇAMAZ"
Devlet Bahçeli'nin daha önce yaptığı "Bir kuş tek kanatla uçamaz." benzetmesini hatırlatan Dilekçi, sürecin başarıya ulaşması için gerekli hukuki ve idari zeminin oluşturulmasının önem taşıdığını söyledi. Dilekçi, Abdullah Öcalan'ın akademisyenler, hukukçular, siyasetçiler ve farklı toplumsal kesimlerle görüşebilmesinin sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayacağını belirterek, bu yönde gerekli düzenlemelerin yapılmasını beklediklerini ifade etti.
YASA CESUR, ŞEFFAF VE KAPSAMLI OLMALI
Temmuz ayında Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasa hakkında da değerlendirmelerde bulunan Dilekçi, hazırlık yapıldığı yönünde kamuoyuna yansıyan bilgilerin bulunduğunu ancak yasa taslağının içeriğine ilişkin henüz yeterli açıklamanın yapılmadığını söyledi. Hazırlanacak düzenlemenin yalnızca teknik bir düzenleme olmaması gerektiğini ifade eden Dilekçi, yasanın Türkiye'deki demokratikleşme sürecine katkı sunacak kapsamda hazırlanmasını beklediklerini söyledi.
"TOPLUMU TATMİN EDECEK BİR YASA BEKLİYORUZ"
Dilekçi, sözlerini şöyle sürdürdü:"Hazırlanacak yasa toplumu tatmin etmeli. Kürt sorununun çözümüne katkı sunmalı. Süreci sağlam bir hukuki zemine oturtmalı. Demokratikleşmeyi güçlendirmeli."İstanbul'da düzenlenen son mitingde DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın yaptığı "Cesur olunmalı, açık olunmalı, şeffaf olunmalı." çağrısını hatırlatan Dilekçi, benzer bir yaklaşımın yasal düzenleme sürecine de yansımasını beklediklerini ifade etti.
"BU SÜREÇ SADECE SİYASETIN DEĞİL, 86 MİLYONUN MESELESİ"
Sürecin yalnızca siyasi partileri ilgilendiren bir konu olmadığını dile getiren Dilekçi, bunun Türkiye'nin yaklaşık bir asırlık temel meselelerinden biri olduğunu söyledi. Toplumun tüm kesimlerinin sürece katkı sunması gerektiğini belirten Dilekçi, akademisyenlerden hukukçulara, kanaat önderlerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin demokratikleşmesinin yalnızca ülke açısından değil, bölge açısından da önemli sonuçlar doğuracağını savunan Dilekçi, demokratik zeminin güçlenmesiyle birlikte Ortadoğu'da da olumlu gelişmeler yaşanabileceğini dile getirdi.
"TÜM KESİMLER BU SÜRECE KATKI VERMELİ”
Açıklamalarının sonunda topluma çağrıda bulunan DEM Parti Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi, sürecin başarıya ulaşmasının ortak sorumluluk olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:"Bu mesele yalnızca belli siyasi partilerin meselesi değildir. Bu ülkenin yaklaşık 100 yıllık meselesidir. Herkes bulunduğu yerde bu sürece katkı sunmalıdır. Akademisyenler, hukukçular, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimleri ortak bir sorumluluk üstlenmelidir. Sorunlarını konuşabilen, tartışabilen ve demokratik yollarla çözebilen bir Türkiye'nin hem kendi geleceği hem de Ortadoğu'nun geleceği açısından önemli katkılar sunacağına inanıyoruz."