Filler Tepişir Çimenler Ezilir

Abone Ol

Son 200 yıldır devam eden ve son 100 yılı büyük acılarla geçen Kürt sorunu çözüm yoluna girdi. Türkiye’de barış süreci umutları artırdı. Suriye’de ve Rojava’da yaşananlar, doğal olarak Türkiye’yi de etkiledi.

Bölgede yapılan yürüyüşler ve gösteriler, beraberinde tehlikeyi de getirdi. Provokatörler hemen devreye girdi. Önce Mardin’in Nusaybin ilçesinde Türk bayrağının indirildiği ve yakıldığı görüntüleri servis edildi. Oysa görüntüler hem eskiydi hem de Suriye tarafında olan bir olaydı. Daha sonra Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne el yapımı bomba ile saldırı düzenlendi.

Bu ülkede savaşın bitmesini istemeyen ve kan üzerinden beslenen zihniyetler, Türkiye’nin barışa kavuşmasını istemiyor. Huzurlu bir hayatı bizlere layık görmüyorlar. Böyle gelmiş böyle gider anlayışını bize dayatmaya devam ediyorlar.

Provokasyonlar bunun için yapılıyor. Hep karmaşa olsun istiyorlar, ülkemizin rahat bir nefes almasını, hayatın normale dönmesinin önüne geçiyorlar.

Hep acı hep ölüm hep keder olsun istiyorlar.

Aman dikkat.

Evet Suriye’de durum karmaşık ama mutlaka bir çözüm yolu bulunacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan, bu barış sürecinin arkasındadır. Bu sağlam duruşlar bu sefer sürecin bozulmasını engelleyecektir.

Suriye ordusu ile SDG arasında mutlak bir çözüm bulunacaktır. Önemli can kayıplarının artık yaşanmamasıdır.

Türkler, Kürtler ve Araplar ortak yaşamı görecektir.

Başka yolu yoktur.

Binlerce yılık kardeşliğin artık hukukunun da yaşanacağı zaman gelmiştir.

Göklere feryatların değil, Türkçe, Kürtçe ve Arapça ezgilerinin yükseldiği günleri görelim artık.

Yetmez mi

Bin yıldır devam ediyor sorunlar

Bitmesin mi

Bu barış hasreti

Amerika’da, Avrupa’da hayat yaşanırken

Dünyanın geri kalan bölümünde neden ölüm var?

Türkiye’de ve Ortadoğu’da neden ölüm var?

Hayat bizim de hakkımız değil mi?

Nereye kadar birbirimizi öldüreceğiz?

Eksiğimiz şu, bahsedilen kardeşliğin hukuku yok. Hukuk her şeyi çözer. Hak ve hukuk yerini bulsa, sorun kalmayacak.

Türk, Kürdü, Kürt Türkü tanıyacak ve kabul edecek.

Diliyle, kültürüyle ve kimliğiyle…

Temel İslami ve dolayısıyla insani değerleri kabul etmek meseleyi çözer. Dili veren Allah’tır, Allah’ın verdiği bir dilin önünde durmak ne kadar doğru?

Diğer mesele ise yönetim meselesidir. Türkiye’de hangi bölgede hangi parti kazanırsa oranın yönetimi de o partide olur.

İnsana yakışan medeni olmaktır. Hak ve hukuku tanımaktır. Hiçbir şey insan hayatından daha kıymetli değildir ama bu söz bizim gibi geri kalmış ülkeler için geçerli değil.

Çünkü biz de insan hayatı hiç önemli değil. Ne yazık ki yaşam değil ölüm kutsanıyor.

Gelişmeler gösteriyor ki, Suriye ile SDG arasında savaş yaşanacak gibi. Gazze benzeri durumları Rojava’da da göreceğiz. Aslında görmeye başladık bile. Açlık, kıtlık ve ölüm.

Filler tepişir, çimenler ezilir.

Yaşanan bu.

ABD, Avrupa, İngiltere, Suudi Arabistan, İsrail ve Türkiye derken, olan her zamanki gibi masum insanlara oluyor. Uluslararası çıkarlar çatışırken, garibanlar can veriyor.

Sonuç ne olacak.

Nice ölümlerle hayatlar yok olacak.

Çocuklar ölecek

Kadınlar ölecek

Yaşlılar ölecek

İnsan ölecek

İnsanlık ölecek

Eğer Suriye, yıllar yılı süren iç savaşa sürüklenmezse, taraflar yine masaya dönüp bir çözüm bulacak.

Çözüm şart

Türk, Kürt ve Arap birliği şart

Hak şart

Hukuk şart

Dil hakkı şart

Yönetim hakkı şart

İnsanca yaşam şart

Merhamet şart

Unutmayalım

Hayat her şeye rağmen güzel

Barış Hükümlerin Efendisi Olsun…