Van Haber

Geçen Yıl 20 TL, Bu Yıl 70 TL! Vatandaşın Cebindeki Para Eridi

Altı temel gıda ürününde bir yıllık fiyat artışı yüzde 76,4’e ulaşırken, vatandaşın alım gücü her geçen gün daha da geriliyor. Market alışverişinde geçen yıla göre daha az ürün alabildiğini belirten vatandaşlar, resmi enflasyon rakamları ile pazarda ve markette karşılaştıkları fiyatlar arasındaki farka dikkat çekiyor.

Abone Ol

Asgari ücretlinin mutfağındaki geçim mücadelesi giderek ağırlaşıyor. Temel gıda ürünlerinde son bir yılda yaşanan yüksek fiyat artışları, vatandaşın aynı maaşla daha az ürün almasına neden olurken, market alışverişlerinde de sepetlerin küçüldüğü görülüyor.

Altı temel gıda ürününde 2025-2026 dönemindeki fiyat değişimleri incelendiğinde toplam artışın yüzde 76,4’e ulaştığı görülüyor. Bu tablo, sabit gelirle geçinen vatandaşların alım gücündeki kaybı bir kez daha ortaya koyuyor.

EN BÜYÜK ARTIŞ MAKARNADA

Temel gıda ürünlerinde son bir yılda dikkat çeken fiyat değişimleri şöyle:

  • Makarna: 12,95 TL’den 35 TL’ye yükseldi. Artış yüzde 170.
  • 5 kilogram un: 99,95 TL’den 195 TL’ye çıktı. Artış yüzde 95.
  • 1 litre süt: 28,95 TL’den 57 TL’ye yükseldi. Artış yüzde 97.
  • 1 kilogram çay: 154,95 TL’den 325 TL’ye çıktı. Artış yüzde 111.
  • 600 gram kaşar: 189,95 TL’den 310 TL’ye yükseldi. Artış yüzde 63.
  • 1 kilogram siyah zeytin: 319,95 TL’den 500 TL’ye yükseldi. Artış yüzde 57.

Özellikle makarna ve çayda yaşanan yüksek fiyat artışları dikkat çekerken, un ve süt gibi temel ürünlerdeki artışlar da dar gelirli vatandaşın bütçesini zorluyor.

“GEÇEN SENE İLE BU SENE ARASINDA ÇOK FARK VAR”

Market alışverişi yapan vatandaşlar, fiyatların günlük yaşamlarına doğrudan yansıdığını belirtiyor. Vatandaşlardan biri, “Her şey çok pahalı. Geçen sene ile bu sene arasında çok büyük fark var. Aynı parayla artık eskisi kadar alışveriş yapamıyoruz” dedi.

Bir başka vatandaş ise özellikle temel gıda ürünlerindeki fiyat artışından yakındı. “Geçen yıl markete gittiğimizde birkaç poşet doldurabiliyorduk. Şimdi aynı ürünleri almak istediğimizde para yetmiyor. Mecburen bazı ürünleri almaktan vazgeçiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bir diğer vatandaş da alışveriş yaparken artık fiyat karşılaştırması yapmak zorunda kaldığını belirterek, “Eskiden ihtiyacımız olanı alıyorduk, şimdi önce fiyatına bakıyoruz. Uygun değilse almıyoruz. Sofraya koyacağımız ürünlerin sayısı bile azaldı” diye konuştu.

“SEPET DEĞİL, ÜRÜNLER KÜÇÜLÜYOR”

Vatandaşlar, fiyat artışlarının yalnızca market alışverişini değil, sofradaki ürün çeşitliliğini de etkilediğini dile getiriyor. Bir vatandaş, “Maaş aynı kalıyor ama fiyatlar sürekli artıyor. Geçen yıl aldığım miktarı bu yıl alamıyorum. Market arabası da küçülmedi aslında, içine koyduğumuz ürünler azaldı” sözleriyle yaşadığı ekonomik sıkıntıyı anlattı.

Başka bir vatandaş ise özellikle süt, peynir, zeytin ve çay gibi ürünlerin fiyatlarının bütçeyi zorladığını belirterek, “Temel ihtiyaçlardan kısmaya başladık. Önceden her alışverişte aldığımız bazı ürünleri artık daha seyrek alıyoruz” dedi.

RESMİ RAKAMLARLA VATANDAŞIN HİSSEDİLEN ENFLASYONU FARKLI

Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıda resmi enflasyon rakamları ile market fiyatları arasındaki fark da tartışma konusu oluyor. TÜİK tarafından açıklanan gıda enflasyonu yüzde 37,53 olarak belirtilirken, burada sıralanan altı temel üründeki fiyat değişimleri çok daha yüksek bir tablo ortaya koyuyor.

Fiyatların özellikle temel tüketim ürünlerinde hızlı yükselmesi, sabit gelirli vatandaşların satın alma gücünü doğrudan etkiliyor.

MAAŞ ERİRKEN SOFRADAKİ ÜRÜN SAYISI AZALIYOR

Yüksek fiyat artışları karşısında vatandaşın bütçesi her geçen gün daha fazla zorlanırken, aynı maaşla alınabilen ürün miktarı da azalıyor.

Ortaya çıkan tablo vatandaşın ifadelerinde net şekilde görülüyor: Maaş eriyor, market arabası küçülüyor ve sofraya giren ürünlerin sayısı giderek azalıyor.