Kudreti İlahi Barış İçinde Yaşamamızı İstiyor

Abone Ol

Türkler ile Kürtlerin bin yıldır kardeşliği var. Doğrudur ama bu kardeşliğin bir hukuku yok! Şimdi o hukuku devreye almanın tam zamanı.

Eve dönüş yasasının çıkarılması, suça karışmış karışmamış tüm PKK’lılara af çıkarılması,

Genel affın uygulanması,
Abdullah Öcalan’ın ve tüm PKK mahkumlarının umut hakkından faydalanması,
HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve tüm siyasi tutuklu ve mahkumların serbest bırakılması,

PKK bağlantılı tüm davaların düşürülmesi ve beraat kararlarının verilmesi,
Eşit yurttaşlık temelinde, demokratik ve temel insan haklarını kapsayan özgürlükçü yeni bir anayasanın yapılması,

Anayasada Kürtlerin dilinin, kimliğinin ve kültürünün tanınması,
Türkiye’de yaşayan tüm halkların dili ve kimliği ve kültürü ile varlığının kabul edilmesi,

Vatandaşlık tanımının değiştirilmesi,
Yargı bağımsızlığının sağlanması,
Hukuk devleti ilkelerinin uygulanması,
İfade ve düşünce özgürlüğünün tanınması,
Anadilde eğitim hakkının tanınması,

Kürt dilinin yaygınlaştırılması ve her türlü serbestiyenin önü açılması,
Kürtçenin önündeki tüm engellerin kaldırılması,
Çok dilli eğitim, sosyal ve kamusal hizmetlerin verilmesi,

Kayyum politikalarına son verilerek, yönetim hakkının tanınması,
Yerine kayyum atanan tüm belediye başkanlarının görevine iade edilmesi,
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi,

Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak ekonomik adımların atılması,
Bölgeye özel teşviklerin kapsamının daha da geliştirilmesi,
Ülke ekonomik değerlerinin sadece büyükşehirlere değil 81 şehre dağıtılması,
Geri bırakılmış bölge illerinin ekonomik, sosyal, kültürel ve her anlamda yaşanabilir şehirler yapılması,
Sermaye sahiplerini yatırıma teşvik ederek, bölge illerinde işsizlikten kaynaklı göçün önüne geçilmesi,
Bölgeye özel istihdam atağının gerçekleştirilmesi,
Bölgeye, eğitim ve sağlık alanlarında yeterli düzeyde öğretmen ve doktor atamaları yapılarak eğitim ve sağlık göçünün önüne geçilmesi,

Köye dönüş için teşviklerin uygulanması,
Medya, siyaset ve milli eğitim müfredatında barışı önceleyen dilin benimsenmesi,

Ülkemizde rahat bir nefes almak adına, tüm bu barışa giden yoldaki adımların, üniter yapı korunarak Türkiye Cumhuriyeti devleti yapısı içinde atılması,
Gözyaşlarının dindiği, anaların ağlamadığı, huzur ve güven için bir Türkiye için şimdi barış adımlarını atma zamanı,

Dinimizin adı olan İslam kelimesi barış, huzur, esenlik ve selamet demektir. Bu bilinçle hareket edelim, alemleri yaratan yüce Allah dinimizin adını barış koymuştur.

Kudreti ilahi bizden barış içinde yaşamamızı istiyor,
O halde bize düşen de gereğini yapmaktır,
İnsana yakışan merhametli olmaktır,

Merhamet masumdur, her kalbe misafir olmaz,
Kalbimizi barışla dolduralım,

Tüm hakları ve hukuku gözeterek barış içinde yaşamaktır,
Barış mümkündür.

Barış Hükümlerin Efendisi Olsun…