Kurban Bayramı: Adanmışlığın Ve Vefanın Sembolü

Abone Ol

Hac ve kurban; sadece bir ibadet değil, aynı zamanda insanın kendi nefsine, tutkularına, korkularına ve dünyaya karşı verdiği büyük imtihanın adıdır.

Bu kutlu yolculuk, Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Hacer’in sabrını ve Hz. İsmail’in adanmışlığını yüreğinde taşıyabilmektir.
İbrahimi duruşu devam ettirme iddiasının diğer adıdır hac ve kurban…
Kıymet verdiklerinden Allah için vazgeçebilmektir.

Bazen bir evlattan, bazen bir sevgiden, bazen de insanı Rabbinden uzaklaştıran dünya yüklerinden arınabilmektir.

Çölde yalnız kalmayı göze alabilmektir…

Issızlığın ortasında bile “Rabbim beni yalnız bırakmaz” diyebilmektir.

Safa ile Merve arasında umutla koşan bir annenin duasını hissedebilmektir.
Kuş uçmaz, kervan geçmez çorak topraklarda bile rahmetin filiz vereceğine iman etmektir.
Teslimiyettir hac…
Emre itaat edip eşini ve yavrusunu Allah’a emanet edebilmektir.
Tevekkülü kuşanıp korkuların üzerine yürüyebilmektir.

Mala, mülke, makama, alkışa sırt çevirip “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk” diyebilmektir.
Mina; kuşatılmış olsan bile hakikatten vazgeçmemenin adıdır.

Şeytana atılan her taş; insanın kendi içindeki kibri, hırsı, bencilliği ve karanlığı hedef alışıdır.
Arafat; yalnızca bir mekân değil, insanlığın yeniden diriliş meydanıdır.

Bir ümmetin aynı gökyüzü altında, aynı gözyaşında, aynı duada buluşmasıdır.

Zulme karşı omuz omuza durmanın, kötülüğe meydan okumanın, iyiliği hâkim kılma sözünün adıdır.
Meş’ar-i Haram ise hayat yolculuğunun muhasebesidir…
Bir gün herkesin dünyayı geride bırakacağını hatırlatan ilahi çağrıdır.

İhramlara bürünüp tüm unvanlardan sıyrılarak;
“Üryan geldik, üryan gideceğiz” hakikatini derinden hissedebilmektir.
Hac; turistik bir seyahat değil, kulun Rabbiyle yaptığı en derin yüzleşmedir.
Geçmişin hesabını verip kalan ömrünü Allah’ın rızasına göre yaşamaya söz vermektir.

Kurban ise sadece bir hayvan kesmek değil; insanın kendi içindeki İsmail’i Allah için feda edebilmesidir.

Nefsini, hırsını, bencilliğini, tutkularını kurban edebilmesidir.
İbrahimi duruşla kutsal topraklara gidip gelenlere selam olsun…

Teslimiyeti hayatının merkezine alanlara selam olsun…
Dünyanın gürültüsü içinde Rabbine sadakati unutmayanlara selam olsun…
Kurban Bayramı’nın; kalplerimize merhamet, sofralarımıza bereket, hanelerimize huzur getirmesini diliyorum.

İman, teslimiyet ve şükrün sembolü olan bu mübarek günlerin; ülkemize, mazlum coğrafyalara ve tüm İslam ümmetine barış, kardeşlik ve diriliş vesilesi olmasını niyaz ediyorum.

Rabbim bizlere; paylaşmayı, affetmeyi, sadakati ve hakikate bağlı kalmayı nasip etsin.

Bayramımız vahyin aydınlığında, kardeşliğin sıcaklığında ve duaların huzurunda mübarek olsun…