Van, tarih boyunca doğu ile batıyı buluşturan önemli bir ticaret ve kültür merkezi olmuştur. Ancak günümüzde ulaşım alanında yaşanan eksiklikler, şehrin ekonomik ve turistik potansiyelini tam anlamıyla değerlendirmesinin önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam etmektedir. Bu noktada yıllardır gündeme gelen Kuzey Van Gölü Demiryolu Projesi, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda Van'ın geleceğini şekillendirecek stratejik bir kalkınma hamlesidir.
Mevcut durumda yük ve yolcu taşımacılığı Van Gölü üzerindeki feribot sistemiyle gerçekleştirilmektedir.
Bu yöntem zaman zaman hava şartları, kapasite yetersizliği ve zaman kayıpları nedeniyle lojistik süreçleri olumsuz etkilemektedir. Kuzey Van Gölü Demiryolu Projesi ise bu sorunu ortadan kaldırarak kesintisiz demiryolu ulaşımını mümkün hale getirebilir.
Bu projenin hayata geçirilmesiyle birlikte Van'ın ticaret hacmi önemli ölçüde artacaktır. İran başta olmak üzere Orta Asya'ya uzanan ticaret koridorunda Van daha güçlü bir lojistik merkez haline gelebilir. Sanayici, üretici ve ihracatçılar daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetle ürünlerini pazarlara ulaştırma imkânına kavuşacaktır.
Turizm açısından da projenin büyük katkılar sağlaması beklenmektedir. Van Kalesi, Akdamar Adası, Muradiye Şelalesi ve bölgedeki diğer tarihi ve doğal güzelliklere ulaşım kolaylaştıkça yerli ve yabancı turist sayısında artış yaşanabilir. Ulaşımın kolaylaşması, turizm yatırımlarını teşvik edecek ve şehir ekonomisine canlılık kazandıracaktır.
Bunun yanında proje, bölgedeki istihdama da önemli katkılar sunacaktır. İnşaat sürecinde binlerce kişiye iş imkânı sağlanırken, tamamlandıktan sonra lojistik, turizm ve hizmet sektörlerinde yeni istihdam alanları oluşacaktır. Böylece gençlerin iş bulma imkânı artacak, ekonomik hareketlilik güçlenecektir.
Ancak böylesine önemli bir projenin hayata geçirilebilmesi için yalnızca dile getirilmesi yeterli değildir. Van'daki tüm dinamiklerin ortak hareket etmesi gerekmektedir. Siyasi parti ayrımı gözetmeksizin milletvekilleri, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, üniversiteler ve meslek odaları ortak bir irade ortaya koymalıdır. Hazırlanacak kapsamlı raporlarla projenin ekonomik ve sosyal getirileri ortaya konulmalı, ilgili bakanlıklar nezdinde sürekli girişimlerde bulunulmalıdır.
Bununla birlikte, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından açıklanan 2053 Hızlı Tren Vizyonu içerisinde Van ve bölge illerine yer verilmemesi, bölge halkı açısından büyük bir hayal kırıklığı oluşturmuştur. Türkiye'nin doğuya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın, ulusal demiryolu vizyonunun dışında bırakılması; bölgesel kalkınma, ekonomik rekabet ve ulaşımda fırsat eşitliği ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Van; İran'a açılan sınır kapısı, gelişen turizm potansiyeli, genç nüfusu ve stratejik konumuyla hızlı tren yatırımlarını fazlasıyla hak etmektedir. Hızlı tren ağının doğuya uzatılması sadece Van'a değil, Bitlis, Muş, Hakkâri ve çevre illere de ekonomik canlılık kazandıracak, Türkiye'nin doğu-batı entegrasyonunu daha da güçlendirecektir.
Artık Van'ın büyük projeler konusunda ortak akılla hareket etme zamanı gelmiştir. Kuzey Van Gölü Demiryolu Projesi ile hızlı tren hedefi birlikte ele alınmalı, bu iki yatırım Van'ın uzun vadeli ulaşım master planının temelini oluşturmalıdır. Şehrin tüm dinamikleri tek ses olarak Ankara nezdinde güçlü bir girişim başlatmalı, bu projelerin devlet yatırım programına alınması için kararlı bir kamuoyu oluşturmalıdır.
Van, Türkiye'nin doğuya açılan kapısıdır. Böylesine stratejik bir şehrin hızlı tren vizyonunun dışında kalması kabul edilemez.
Van'ın geleceği güçlü ulaşım yatırımlarıyla şekillenecektir. Kuzey Van Gölü Demiryolu Projesi ve hızlı tren hattı, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de kaderini değiştirecek yatırımlardır. Çünkü güçlü ulaşım; güçlü ekonomi, güçlü turizm ve güçlü bir gelecek demektir. Van, bu yatırımları bekleyen değil, hak eden bir şehirdir.