Sevgili okurlarım sizleri sevgiyle selamlıyorum.
Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de bir barış süreci yürütülüyor. Hükümetin “Terörsüz Türkiye”, Abdullah Öcalan’ın ve DEM Parti’nin, “Barış ve Demokratik Toplum” dediği bir süreç yürütülüyor.
Bir takvime bağlanmış bir devlet projesi olan barış süreci, başlangıcından buyana iyi gidiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin göğüslediği süreç, Abdullah Öcalan’ın da katkılarıyla ilerledi.
Öyle ki, Bahçeli, Öcalan’ı meclise davet etti.
Bu kadar güzel gelişmeler sürerken, beraberinde PKK, kendini feshetti ve3 silahları yaktı ardından da Türkiye’den çekildi.
Bunlar beklenmedik ve mükemmeller gelişmeler olarak tarihe geçti.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu ve 19 kez toplantı yaptı. Hemen hemen tüm tarafları dinledi. Siyasi partilerin hazırladığı raporlar komisyona sunuluyor.
Üç aşamalı AK Parti’nin raporunda, eve dönüş yasası bulunuyor. Suça karışmayan örgüt mensuplarının denetimli serbest bırakılması, suça karışanlar için ceza indirimine gidilmesi, topluma kazandırılma çerçevesinde meslek edindirme ve eğitim çalışmaların yapılması, yöneticilerin ise Avrupa’ya gönderilmesi planlanıyor.
Benzer taleplerin yer aldığı MHP’nin 120 sayfalık raporunda hasta tutukluların serbest bırakılması ve umut hakkı öne çıkıyor.
DEM Parti’nin raporunda ise Abdullah Öcalan’a umut hakkının tanınması, barış yasasının çıkarılması, kayyum politikalarına son verilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, tüm kamuda dil engellerinin kaldırılması, ana dilde eğitim hakkının verilmesi ve demokratik cumhuriyet gibi talepler yer aldı.
DEM Parti’nin raporunda, “Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koyduğu çekinceleri kaldırmalı ve böylece yerel yönetimler reformunun önündeki engelleri ortadan kaldırmalıdır. Yerel yönetimlerin mali ve idari özerkliği güçlendirilmeli, Yerel demokrasi uluslararası standartlarda kurumsal güvenceye kavuşturulmalıdır.” ifadeleri yer aldı.
Üç partinin raporlarına baktığımızda, yasal düzenlemelerin yapılacağı anlaşılıyor. DEM Parti İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan, MHP lideri Bahçeli ziyaretinde, yasal düzenlemeleri barış yasası olarak nitelemişti. Bahçeli de “Pervin hanımın söylediği tüm cümlelerin altına imzamı atarım” demişti.
O zaman şimdi barış yasalarını çıkarma zamanı.
Şimdi siyaset zamanı.
Hakların tanınması zamanı.
O zaman şimdi Kürtçenin önündeki tüm engellerin kaldırılması zamanı.
Şimdi yerel yönetimlerin güçlendirilmesi zamanı.
Bin yıldır var olan kardeşlik hukukun anayasada yer alma zamanı.
O zaman şimdi hak ve hukuk zamanı.
Şimdi silahların devre dışı bırakılma zamanı.
Anlaşma zamanı.
O zaman şimdi acıların bittiğini gösterme zamanı.
Şimdi anaların ağlamadığını görme zamanı
Şimdi mutluluk ve huzur zamanı
Barış zamanı.
Barış Hükümlerin Efendisi Olsun…