Asayiş

“Terörsüz Türkiye” Raporu Kabul Edildi: İmralı Heyeti Öcalan’ın Mesajını Paylaştı

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 60 sayfalık rapor, komisyonda 47 oyla kabul edildi.

Abone Ol

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 60 sayfalık rapor, komisyonda 47 oyla kabul edildi. Sürece ilişkin en dikkat çekici gelişme ise 16 Şubat 2026 tarihinde İmralı’da gerçekleştirilen görüşmenin ardından geldi. DEM Parti İmralı heyeti, Abdullah Öcalan’ın sürece ilişkin mesajını kamuoyuyla paylaştı.

İmralı’da 3,5 Saatlik Görüşme

DEM Parti heyeti, 16 Şubat 2026’da İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaklaşık üç buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Heyetin yazılı açıklamasında, Öcalan’ın sürece ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi.

Açıklamada Öcalan’ın, “Yaşamım, ailedeki ilk isyanımdan bu yana hep büyük bir tempoda geçti. Halen buna devam ediyorum. Geride bıraktığımız süreç, öz itibariyle şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır” ifadelerine yer verildi.

“Rapor Toplumsal Gerçeklerle Uyumlu Olmalı”

Öcalan mesajında, TBMM Komisyonu tarafından hazırlanan raporun toplumsal gerçekliklerle uyumlu olması gerektiğini vurgulayarak, “TBMM Komisyon raporunun temel toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Sürecin bundan sonraki ilerleyişinde komisyon raporunun bu niteliği son derece önemli olacaktır. ‘Terörü tasfiye’ mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder” dedi.

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin dinamik bir süreç olduğunu belirten Öcalan, bu görüşmeyi “Demokratik Entegrasyona bir giriş toplantısı” olarak değerlendirdiğini ifade etti.

“Cumhuriyetin Mayasında Kürtler de Vardır”

Mesajında Cumhuriyet’in kuruluş sürecine de değinen Öcalan, Türk-Kürt birlikteliğine vurgu yaptı. “Cumhuriyetin kuruluşuna giden süreç, Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edildi. Sonradan değiştirilmiş olsa da bütün belgelerde bunun izleri görülebilir. Kurtuluş Savaşında, kongrelerde, cumhuriyetin ilanında bu husus kabul gördü” ifadelerini kullandı.

Öcalan, “Cumhuriyetin mayasında, temelinde Kürtler de vardır. Sonrasındaki hukuksal metinlerin Kürtleri dışlaması, Kürtlüğü ve Kürtçeyi yasaklaması inkârı ve isyanı üretmiştir. İçinde bulunduğumuz süreç, inkârı ve isyanı sona erdirme sürecidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Vatandaşlık Devletle Kurulan Bağı İfade Eder”

Öcalan mesajında vatandaşlık tanımına da yer vererek, “Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder. Vatandaşlık; etnisiteye, dile, inanca, düşünce sistemine bakılmaksızın devletle bağlılığı anlatır” dedi.

“Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum” diyen Öcalan, özgür yurttaşlığın din, mezhep, düşünce ve ulusal aidiyetin özgürce ifade edilmesini kapsadığını belirtti. Bu özgürlüğün demokratik sınırlar ve devletin bütünlüğü çerçevesinde olması gerektiğini vurguladı.

“Kürtlerin Entegrasyonu Cumhuriyet’in Temel Ayaklarından Biri Olacak”

“Demokratik Cumhuriyete entegrasyon Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli” ifadelerini kullanan Öcalan, Kürtlerin entegrasyonunun Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacağını savundu.

Yerel demokrasi vurgusu da yapan Öcalan, ayrı bir devlet ya da bölge talep etmediğini belirterek, yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olduğunu ifade etti. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçeklikle uyumlu ve genişletilmiş bir halinin güçlü bir dayanak olabileceğini söyledi.

“Silah ve Şiddet Terk Edilmiştir”

Mesajın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise “Silah ve şiddet terk edilmiştir” ifadesi oldu. Öcalan, “Bizim meselemizin bir güvenlik boyutu vardır, fakat ondan daha geniş kapsamda siyasi bir boyutu vardır. Çünkü biz siyaset yapacağız. Silah ve şiddet terk edilmiştir. Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz” dedi.

Kürtlerin birliği konusunda ise “Demokratik Birlik” önerisini dile getiren Öcalan, bunun ayrı bir devlet değil, kapsamlı bir demokratik yönetim ilkesi olduğunu belirtti.

Komisyon raporunun kabulü ve İmralı’dan gelen mesaj, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, sürecin bundan sonraki aşamalarının nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.