Terörsüz Türkiye süreci kapsamında yürütülen çalışmalarda yeni detaylar ortaya çıkmaya başladı. Edinilen bilgilere göre, süreçle ilgili hazırlanacak yasal düzenlemenin tek bir paket halinde değil, iki ayrı aşamada Meclis gündemine getirilmesi planlanıyor.
İlk etapta hazırlanacak çerçeve yasa ile herhangi bir suça karışmamış örgüt mensuplarına yönelik düzenlemelerin yer alması bekleniyor. Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması öngörülen düzenlemede, silah bırakma sürecinin objektif ve denetlenebilir kriterler çerçevesinde takip edilmesi hedefleniyor.
İLK AŞAMADA SUÇA KARIŞMAMIŞ OLANLAR YER ALACAK
Hazırlanan taslak üzerinde yapılan çalışmalara göre, ilk olarak herhangi bir silahlı eyleme katılmamış ve hakkında adli suç kaydı bulunmayan örgüt mensuplarıyla ilgili işlemler gerçekleştirilecek. Örgütsel bağlarını tamamen kopardıkları yönünde somut tespit yapılan kişiler hakkında mahkeme kararıyla farklı infaz ve denetim mekanizmalarının uygulanabileceği belirtiliyor.
İLK DÖNÜŞLERİN TEMMUZ SONRASINDA BAŞLAMASI BEKLENİYOR
Yasanın Meclis'te kabul edilmesinin ardından ilk dönüşlerin başlaması bekleniyor. Süreç kapsamında Türkiye'ye gelecek ilk grubun, örgüte katılmış olmasına rağmen herhangi bir silahlı eylem içerisinde yer almayan kişilerden oluşacağı ifade ediliyor.
Ayrıca geçmiş yıllarda Türkiye'den ayrılarak Irak ve Suriye'ye giden, ancak herhangi bir silahlı faaliyete katılmadan bölgede yaşamlarını sürdüren kişilerin de bu kapsamda değerlendirilebileceği belirtiliyor.
SİLAHLI EYLEMLERE KATILANLAR İÇİN AYRI DÜZENLEME
Sürecin ikinci aşamasında ise silahlı eylemlere katılan örgüt mensuplarına ilişkin infaz düzenlemelerinin ele alınması planlanıyor. Hukukçuların üzerinde çalıştığı bu düzenlemenin ayrı bir yasa teklifi olarak Meclis'e sunulabileceği ifade ediliyor.
Yetkililer, ilk aşamanın sorunsuz şekilde tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilmesinin değerlendirildiğini belirtiyor.
ÜST DÜZEY İSİMLERLE İLGİLİ FARKLI FORMÜLLER MASADA
Süreç kapsamında örgütün üst düzey yöneticileriyle ilgili de farklı seçenekler üzerinde duruluyor. Bazı isimlerin üçüncü ülkelere gönderilmesi, bazı isimlerin ise Türkiye'de ceza infaz süreçlerine dahil edilmesi gibi alternatiflerin değerlendirildiği belirtiliyor.
Konuya ilişkin çalışmaların devam ettiği, nihai kararların ise yasal düzenlemelerin şekillenmesiyle birlikte netlik kazanacağı ifade ediliyor.