Kurban Bayramı tatilinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun turizm merkezlerinde tarihi bir yoğunluk yaşanırken, bölgenin incisi Van adeta sessizliğe büründü. Yıllardır İranlı turistlerin canlı tuttuğu kent ekonomisi, bu bayramda kelimenin tam anlamıyla çakıldı. Esnafın müşteri çekebilmek için başlattığı "ikram savaşları" bile sokakları doldurmaya yetmezken; yerli ve yabancı turistlerin gözdesi Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa oldu.
Kurban Bayramı'nın gelişiyle birlikte Van turizminde beklenen patlama gerçekleşmedi. Kent merkezindeki işletmeler; çaydan kahveye, tatlıdan özel ikramlara kadar sayısız kampanya düzenlese de çarşı ve alışveriş noktalarında bomboş manzaralar dikkat çekti. Özellikle kent ekonomisinin can damarı olan İranlı turistlerin bu kez kenti pas geçmesi, Van’ı derin bir sessizliğe gömdü. Oteller, restoranlar ve alışveriş merkezleri bayramda bomboş kalırken, büyük umutlarla hazırlık yapan esnaf kepenkleri hayal kırıklığıyla kapattı.
SINIR KAPILARI SUSTU, CAN DAMARI KESİLDİ
Van ekonomisinin motoru konumundaki İranlı turistlerin kentteki sayısının bıçak gibi kesilmesi, bayram faturasının ağırlaşmasındaki en büyük etken oldu. Geçmiş yıllarda tatil dönemlerinde Van'a akın eden, otelleri doldurup esnafa bayram ettiren İranlılar bu kez gelmedi. Kent merkezindeki yüzlerce işletme, bayram tatiline rağmen müşteri profilinin geçen yılların çok gerisinde kaldığını ve adeta bir "hayalet şehir" havası oluştuğunu belirtiyor.
KOMŞU ŞEHİRLER KAPIŞ KAPIŞ, VAN LİSTE DIŞI!
Yerli turistin bayram rotası bu kez Van değil, Güneydoğu'nun yükselen yıldızları oldu. Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa'daki otellerde doluluk oranları %100’e ulaşırken, sosyal medya adeta bu şehirlerin görselleriyle yıkıldı. Taş mimarisiyle büyüleyen Mardin, gastronomi ve tarihiyle göz dolduran Diyarbakır, inanç turizminin kalbi Şanlıurfa ziyaretçi akınına uğradı. Van ise muazzam doğal güzelliklerine ve binlerce yıllık tarihi mirasına rağmen tercih listelerinin en son sırasına bile giremedi.
DEVLERİN REKABETİNDE SÖNÜK KALAN TANITIM
Turizm sektörü temsilcileri, kentin kronikleşen sorunlarına dikkat çekerek yerel yönetimleri ve tanıtım stratejilerini yaylım ateşine tuttu. Van Gölü, Akdamar Adası, Muradiye Şelalesi ve Van Kalesi gibi dünya çapındaki değerlere rağmen kentin pazarlanamadığı gerçeği bir kez daha yüze vurdu. Rakip şehirlerin agresif ve profesyonel reklam kampanyaları yürüttüğünü belirten turizmciler, Van’daki festivallerin yerel kalmaktan öteye gidemediğini ve ulusal vitrinde Van'ın tamamen unutturulduğunu vurguluyor.
UÇAK BİLETİ FİYATLARI VAN TURİZMİNE DARBE VURDU
Kentin adeta dünyadan soyutlanmasına neden olan bir diğer devasa sorun ise fahiş ulaşım maliyetleri oldu. Özellikle uçak bileti fiyatlarının cep yakması, turistlerin Van yerine daha ulaşılabilir alternatif destinasyonlara kaçmasına neden oldu. Bayram döneminde tavan yapan yolculuk maliyetleri Van'ı adeta "ulaşılamaz" kılarken, sektör temsilcileri acil ve kalıcı çözümler üretilmediği takdirde Van’ın her tatilde kaybetmeye mahkum olduğunu savunuyor.
KEPENKLERDE HAYAL KIRIKLIĞI: İKRAMLAR DA ÇARE OLMADI
Bayram öncesi stoklarını yenileyen ve büyük cirolar hedefleyen kent esnafı, bomboş sokaklar karşısında şoke oldu. Müşteri kapabilmek için fiyat indiren, ikram yarışına giren esnafın çabası günü kurtarmaya yetmedi. Satışların dibe vurduğunu ifade eden işletmeciler, geçici pansuman tedbirlerin bittiğini ve Van turizminin kurtulması için acilen uzun vadeli, sürdürülebilir ve radikal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini haykırıyor.
VAN SESİZLİĞE DÜŞTÜ!
Doğu Anadolu'nun en köklü ve en güçlü turizm potansiyeline sahip olan Van, elindeki eşsiz tarihi, kültürel ve doğal kozları bir türlü ekonomik kazanca tahvil edemiyor. Bölgedeki komşu şehirler turist akınıyla bayramı bayram gibi yaşarken, Van'ın içine düştüğü bu derin sessizlik, kentin turizm geleceğinin profesyonel ellerce masaya yatırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.