Van’da sahte imza iddiasıyla başlatılan hukuki süreç market şubesinin mühürlenmesiyle sonuçlandı. Kriminal raporun ardından ruhsatı tartışmalı hale gelen işyeri kapatılırken, dükkân sahibi Aykut Dilmaç’tan çok sert açıklamalar geldi: “Ortada tek değil, dört ayrı sahte sözleşme var.”
Van’ın İpekyolu ilçesi Hatuniye Caddesi’nde faaliyet gösteren ŞOK Marketler şubesi, kira sözleşmesindeki imzanın sahte olduğu yönündeki kriminal tespit sonrası belediye ekiplerince mühürlendi. Süreç, taşınmaz sahibi Ali Fikret Dilmaç’ın savcılığa yaptığı başvuruyla başladı. Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından hazırlanan raporda, kira sözleşmesindeki imzanın mülk sahibine ait olmadığı tespit edildi.
Bunun üzerine belediye, işyeri ruhsatının dayanağı olan sözleşmeyi incelemeye aldı ve işletmeye 15 gün süre verdi. Süre içinde geçerli bir kira sözleşmesi sunulmaması üzerine işyeri kapatıldı.
“ORTADA DÖRT AYRI SAHTE SÖZLEŞME VAR”
Konuya ilişkin açıklama yapan dükkân sahibi Aykut Dilmaç, yaşananların tek bir belgeyle sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ortada gerçeği yansıtmayan, sahte olarak düzenlenmiş tam dört ayrı sözleşme bulunmaktadır. Biz bu kişilerin hiçbir zaman herhangi bir sözleşme imzalamadık. İlk yılın sonunda kendileriyle yüz yüze görüşmek istediğimizi söyledik, ancak görüşmeye gelmeyi reddettiler. Bunun üzerine kendilerinden sözleşme metnini talep ettik. Aylar boyunca bizi oyaladılar, sürekli kaçamak cevaplar verdiler. Çünkü biz gerçekte böyle bir sözleşmenin olmadığını biliyorduk. Gerçeğin ortaya çıkacağını anladıkları anda ise bir anda sahte belgelerle karşımıza çıktılar.”
Dilmaç, süreci jandarma kriminal birimine taşıdıklarını belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Biz bu haksızlığa boyun eğmeyip mücadele etmeye devam edince konuyu jandarma kriminal birimine taşıdık. Burada ortaya çıkan gerçek daha da sarsıcıdır: Tek bir sahte sözleşme değil, birden fazla sahte sözleşme hazırlanmış ve hatta bunlardan biri noterde tasdik ettirilmiştir. Bu durum yapılan sahteciliğin ne kadar sistemli ve bilinçli olduğunu açıkça göstermektedir.”
“VAR OLMAYAN MÜLKİYET ÜZERİNDEN SÖZLEŞME”
Dilmaç, özellikle noter tasdiki iddia edilen sözleşmedeki tarihe dikkat çekerek şunları söyledi:
“Özellikle Beyoğlu Noterliği tarafından tasdik edildiği iddia edilen sözleşmede belirtilen tarih son derece çarpıcıdır. Çünkü o tarihte bizim söz konusu dükkânla hiçbir ilgimiz, sahipliğimiz veya hukuki bağımız bulunmamaktadır. Var olmayan bir mülkiyet üzerinden sözleşme düzenlenmesi, bu belgelerin tamamen uydurma olduğunun açık kanıtıdır.”
“HER KURUMA AYRI SÖZLEŞME SUNULMUŞ”
İddiaların boyutunun daha da vahim olduğunu savunan Dilmaç, farklı kurumlara farklı sözleşmeler verildiğini öne sürdü:
“Daha da vahimi, her resmi kurum için ayrı ayrı sahte sözleşmeler hazırlanmış olmasıdır. VASKİ’ye ayrı, belediyeye ayrı, vergi dairesine ayrı ve VEDAŞ’a ayrı sözleşmeler sunulmuştur. Bu belgelerdeki imzalar dahi birbiriyle uyuşmamaktadır. Her biri diğerinden farklı, her biri gerçeği çarpıtan bu belgeler yapılan sahteciliğin boyutunu gözler önüne sermektedir. Bu durum ciddiyetle açıklanamayacak kadar vahim ve utanç vericidir.”
“DEVLETE KARŞI MEYDAN OKUMA”
Kriminal rapora rağmen karşı tarafın geri adım atmadığını belirten Dilmaç, açıklamasında sert ifadeler kullandı:
“Jandarma kriminal bürosunun hazırladığı raporlar gerçeği açıkça ortaya koymasına rağmen karşı taraf hâlâ bu haksız tutumundan vazgeçmemektedir. Gerçekler ortadayken dahi bu zulmü sürdürmeleri adalete ve hukuka karşı açık bir meydan okumadır.”
“Belediyenin talep ettiği sözleşme metnini sunmamış, resmi kurumları dahi ciddiye almamışlardır. VASKİ tarafından gönderilen ihtarları da görmezden gelmişlerdir. Bu tavır yalnızca bize değil, devletin kurumlarına karşı da açık bir saygısızlık ve meydan okumadır.”
“MÜHÜR KIRILDI” İDDİASI
Dilmaç, işyerinin mühürlenmesinin ardından mühür kırıldığını da iddia ederek şunları söyledi:
“Tüm bunların üzerine belediye tarafından mühürlenen işyerinin mührünü kırarak açıkça suç işlemişlerdir. Bu olay Cuma günü gerçekleşmiş ve polis tarafından tutanak altına alınmıştır. Bir devlet mührünü kırabilecek cesareti kendilerinde bulmaları, hukuka ve devlete karşı ne kadar pervasız ve sınır tanımaz olduklarının en açık göstergesidir.”
“SUSMAYACAĞIZ”
Açıklamasını kararlılık mesajıyla tamamlayan Dilmaç, hukuki mücadelenin süreceğini vurguladı:
“Biz bu haksızlık karşısında susmayacağız. Adalet yerini bulana, gerçek ortaya çıkana ve bu zulüm son bulana kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz yalnızca kendi hakkımızı değil, hukukun ve adaletin onurunu savunuyoruz.”
Van’da büyük yankı uyandıran olayla ilgili adli ve idari sürecin devam ettiği öğrenildi.