Van'da göz sağlığı uzmanları kritik uyarılarda bulundu. Özellikle çocuklar ve gençlerde görülen keratokonus hastalığı, Doğu Anadolu'da Türkiye ortalamasının 5 ila 10 kat üzerinde seyrediyor. Uzmanlar, sık değişen gözlük numarası, bulanık görme ve göz kaşımanın hastalığın en önemli belirtileri arasında yer aldığını belirterek erken tanının görme kaybını önlediğini vurguladı. Özellikle genç yaşlarda ilerleme riski yüksek olan hastalık; sık gözlük numarası değişimi, bulanık görme, gözlükle dahi net görememe, akşam saatlerinde kamaşma ve çift görme gibi şikâyetlerle kendini gösterebiliyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniğinde görev yapan Dr. Öğretim Görevlisi Uzman Dr. Yusuf Evcimen, keratokonusun oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğunu söyledi.
UZMAN DOKTORDAN KRİTİK UYARI: GÖZÜNÜZÜ OVUŞTURMAYIN
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniğinde görev yapan Dr. Öğretim Görevlisi Uzman Dr. Yusuf Evcimen, keratokonusun oluşumunda genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de etkili olduğunu söyledi. Özellikle alerjik göz kaşıntısının hastalığı tetiklediğini belirten Evcimen, bahar aylarında gözleri ovuşturmak yerine soğuk suyla yıkama veya soğuk kompres uygulanmasını tavsiye etti. "Göz alerjileri ve buna bağlı gelişen göz kaşıma alışkanlığı keratokonus riskini ciddi şekilde artırıyor. Gözleri kaşımak yerine bol soğuk suyla yıkamak veya soğuk kompres uygulamak gerekiyor."
BU BELİRTİLER VARSA GÖZ MUAYENESİNİ ERTELEMEYİN
Uzmanlara göre keratokonusun en önemli belirtileri şunlar:
Sık değişen gözlük numarası
Bulanık görme
Gözlük değişmesine rağmen net görememe
Çift görme
Akşam saatlerinde ışık kamaşması
Görme kalitesinde giderek azalma
Bu belirtileri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurması gerektiği ifade edildi.
20 YAŞ ALTINDAKİ GENÇLER BÜYÜK RİSK ALTINDA
Dr. Yusuf Evcimen, hastalığın özellikle 20 yaşın altındaki bireylerde daha hızlı ilerlediğini belirterek düzenli takip yapılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.Kornea topografisiyle erken tanı konulabildiğini belirten Evcimen, uygun hastalarda uygulanan Cross-Linking (korneal çapraz bağlama) tedavisi sayesinde hastalığın ilerlemesinin durdurulabildiğini ifade etti."20 yaş altındaki hastalarda ilerleme ihtimali oldukça yüksek. Bu nedenle erken teşhis ve düzenli takip görmenin korunması açısından hayati önem taşıyor."
30 YAŞ SONRASI HASTALIK DAHA YAVAŞ İLERLİYOR
Uzmanlar, keratokonusun 30-35 yaşlarından sonra ilerleme hızının azaldığını belirtiyor.Bu nedenle her hastaya doğrudan Cross-Linking uygulanmadığını, düzenli kontrollerle hastalığın seyri değerlendirilerek tedavi planının oluşturulduğunu kaydetti.En dikkat çekici açıklama ise hastalığın görülme sıklığıyla ilgili oldu.Türkiye genelinde keratokonus yaklaşık 10 binde 4 oranında görülürken, Van ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde bu oran yüzde 1 ila 2 seviyelerine kadar çıkabiliyor.Bu da bölgede hastalığın Türkiye ortalamasına göre yaklaşık 5 ila 10 kat daha fazla görüldüğünü ortaya koyuyor.
AİLEDE KERATOKONUS VARSA ÇOCUKLAR MUTLAKA KONTROL ETTİRİLMELİ
Uzmanlar, ailesinde keratokonus bulunan kişilerin çocuklarının mutlaka göz muayenesinden geçirilmesini öneriyor. Ayrıca yapılan araştırmaların yüzüstü uyumanın kornea üzerinde baskı oluşturabileceğini gösterdiğini belirten uzmanlar, keratokonus hastalarının bu konuda da dikkatli olması gerektiğini ifade etti.Göz Hastalıkları Kliniğinde görev yapan Dr. Öğretim Görevlisi Burhan Başkan ise hastanede sert kontakt lens uygulaması, kornea nakli (keratoplasti) ve Cross-Linking tedavilerinin başarıyla sürdürüldüğünü belirtti. Başkan, ameliyathane kapasitesinin iki katına çıkarılacağını ifade ederek, daha fazla hastaya daha hızlı hizmet sunmayı hedeflediklerini söyledi.
KERATOKONUS HASTALIĞI NEDİR?
Keratokonus, gözün ön kısmındaki kornea tabakasının incelerek öne doğru sivrileşmesiyle ortaya çıkan ilerleyici bir göz hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde başlar ve bulanık görme, sık değişen gözlük numarası, gece görüşünde azalma, ışık kamaşması ve çift görme gibi belirtilerle kendini gösterir. Erken teşhis edildiğinde kornea topografisiyle tespit edilebilir ve uygun hastalarda uygulanan Cross-Linking (çapraz bağlama) tedavisiyle hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Genetik yatkınlık ve gözleri sık ovuşturmak ise en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.