Van Haber

Van’da ve Türkiye’de Çocuk İşçiliği Tehlikeli Boyutta!

Van ve çevre illerinde ekonomik yoksulluk, çocukları eğitimden koparıp tehlikeli işlerde çalışmaya zorluyor. Van Eğitim Sen Şube Örgütlenme Sekreteri Rojhat Aslan, “Yoksulun çocuğu okumasın, çalışsın; ucuz iş gücü üretsin. Bu da yoksulun çocuğunun ölüme gönderilmesi demek. Hiçbir çocuğun böyle bir kaderi olmamalı” diyerek tabloyu çarpıcı biçimde özetliyor.

Abone Ol

Van ve çevre illerinde ekonomik yoksulluk, çocukları eğitimden koparıp tehlikeli işlerde çalışmaya zorluyor. Van Eğitim Sen Şube Örgütlenme Sekreteri Rojhat Aslan, “Yoksulun çocuğu okumasın, çalışsın; ucuz iş gücü üretsin. Bu da yoksulun çocuğunun ölüme gönderilmesi demek. Hiçbir çocuğun böyle bir kaderi olmamalı” diyerek tabloyu çarpıcı biçimde özetliyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi verilerine göre, Türkiye genelinde geçen yıl 91 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Van ve bölge illerinde yoksulluk, çocukları okuldan koparıp tehlikeli işlerde çalışmaya zorluyor. Van Van Eğitim Sen Şube Örgütlenme Sekreteri Rojhat Aslan, “Yoksulun çocuğu okumasın, çalışsın; ucuz iş gücü üretsin. Bu da yoksulun çocuğunun ölüme gönderilmesi demek. Hiçbir çocuğun böyle bir kaderi olmamalı” diyerek tabloyu çarpıcı biçimde özetliyor.

YOKSULLUK ÇOCUKLARI EĞİTİMDEN KOPARIYOR

Türkiye, uzun yıllardır çocuk işçiliği sorunu ile mücadele ediyor. Özellikle Van, Bitlis, Ağrı ve Şanlıurfa gibi illerde derin yoksulluk, çocukların eğitim hakkını elinden alıyor. Van Eğitim Sen Şube Sekreteri Rojhat Aslan, “Halk yoksulluk ve sefalet içinde. Özellikle çocuklar, ailelerine katkı sağlamak için okul yerine çalışmayı tercih ediyor. Bu da onları inşaatlarda, fabrikalarda ve sanayi bölgelerinde ağır işlerde çalışmaya zorluyor” dedi.

Aslan, çocuk işçiliğinin boyutlarını İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin verileriyle ortaya koyuyor: Türkiye genelinde 2025 yılında 91 çocuk, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu ölümlerin çoğu, Van ve bölge illerinden Batı illerine çalışmaya giden çocuklarda görüldü.

VAN’DA ÇOCUKLAR İŞ GÜCÜNE ZORLANIYOR

Van ve çevresindeki illerde yoksulluk daha derin. Aslan, “Van, Bitlis, Ağrı ve Urfa’da çocuklar okula devam edemiyor, diploma sahibi olmayı istiyor ama ekonomik zorunluluklar onları çalışmaya yönlendiriyor. Van’da özellikle tekstil fabrikaları, otomotiv sanayi ve organize sanayi bölgelerinde çocuklar çalışıyor” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın MSEM uygulaması çocukları okuldan uzaklaştırıp işyerlerine yönlendiriyor. Aslan, “Çocuklar okulda mesleki eğitim alabilirken ustaların yanında çalışmak zorunda bırakılıyor. Çocuk belirli bir yaşa geldikten sonra, 14 yaşına kadar okuldan uzaklaştırılabiliyor ve patronların fabrikalarında ucuz iş gücüne katılması teşvik ediliyor” dedi.

İŞ KAZALARI ÖLÜM GETİRİYOR

Çocukların çalıştıkları koşullar son derece tehlikeli. Aslan, “Çocuklar ağır sanayi ve inşaat işlerinde çalışıyor. İşyerlerinde yeterli güvenlik önlemi yok. Gece 22’ye kadar çalıştırılabiliyorlar. İş kazalarında ve iş cinayetlerinde ölenlerin tamamı yoksul ailelerin çocukları. Van’dan Batı illerine giden çocuklar da aynı kaderi yaşıyor” dedi.

İş kazalarının önlenememesi ve güvenlik önlemlerinin yetersizliği çocuk ölümlerinin başlıca nedeni. “Bu çocuklar okula gitseydi, eğitim alacak ve geleceğini güvence altına alacaktı. Ama yoksulluk, onları tehlikeli işlerde ölüme gönderiyor” diyor Aslan.

EĞİTİM HAKKI İHLALİ VE MESEM SİSTEMİ

Aslan, çocukların eğitim hakkının ciddi şekilde ihlal edildiğini belirtiyor: “Van’da 2024 verilerine göre 3 bin 900’den fazla öğrenci, meslek eğitim merkezlerinde çalışıyor ve sömürüye maruz kalıyor. Bu çocuklar hem eğitim hakkından mahrum kalıyor hem de hayatlarını riske atıyor. Pedagojik formasyonu olmayan ustaların yanında çalışıyorlar. Bu, devletin çocuk hakları sözleşmesine verdiği taahhüdün yerine getirilmediğini gösteriyor.”

MSEM sistemi, çocukları 14 yaşına ulaştıktan sonra işyerlerine yönlendiriyor ve çalışma saatlerini gece 22’ye kadar uzatabiliyor. Bu durum, özellikle Van gibi yoksul illerde çocuk işçiliğini teşvik ediyor.

NELER YAPILABİLİR?

Aslan, çözüm yollarını şöyle sıralıyor: “Milli Eğitim Bakanlığı okulları, çocukların güvenli ve nitelikli eğitim alabileceği şekilde düzenlemeli. Çocuklar, okulda hem akademik hem mesleki eğitim almalı, işyerinde ucuz iş gücü olarak çalıştırılmamalı. Yerel yönetimler güçlendirilmeli ve çocukların ihtiyaçlarına uygun politikalar geliştirilmeli.”

Aslan, her çocuğun 18 yaşına kadar güvenli bir şekilde eğitim alması gerektiğini vurguluyor: “Hiçbir çocuk ucuz iş gücü olarak ölüme gönderilmemeli. Mesleki eğitim verilebilir ama pedagojik formasyona sahip, güvenli ve nitelikli olmalı.”

VAN’DA GENELLİNDE TEKSTİL FABRİKALARI TEHLİKELİ!

Van’daki çocuklar, diğer bölgelere göre çok daha derin yoksullukla mücadele ediyor. Aslan, “Van’dan Batı illerine giden çocuklar, ekonomik nedenlerle erken yaşta çalışmak zorunda kalıyor. MSEM sistemiyle okuldan uzaklaştırılan çocuklar, işyerinde tehlikeli koşullarda çalışıyor ve gece 22’ye kadar üretim yapmak zorunda kalıyor. Bu durum Van’ı çocuk işçiliği ve eğitim hakkı ihlali açısından kritik bir nokta haline getiriyor” dedi.

Van’da meslek eğitim merkezlerinde çalışan çocukların büyük çoğunluğu gece vardiyasına katılıyor ve ağır işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Bu çocukların büyük kısmı, temel eğitimlerini tamamlamadan iş hayatına zorlanıyor.

TÜRKİYE GENELİNDE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ

İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre, Türkiye genelinde 2025 yılında 91 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti. Bu ölümlerin çoğu, inşaat ve sanayi sektörlerinde meydana geldi. Türkiye’de her 4 çocuktan biri yoksulluk sınırında yaşıyor ve bu çocuklar çoğu zaman eğitim hakkından mahrum kalıyor.

Aslan, “Bu çocuklar okuldan uzaklaştırılıyor, ucuz iş gücü olarak çalıştırılıyor ve çoğu zaman hayatlarını kaybediyor. Eğitim hakkı, can güvenliği ve çocuk hakları açısından kabul edilemez bir tablo ile karşı karşıyayız” dedi.

NİTELİKLİ EĞİTİM VE BÜTÇE ADALETİ

Aslan, çözümün nitelikli eğitim ve bütçe adaletinden geçtiğini vurguluyor: “Bütçe zenginlere ve sermayeye değil, halka ve çocukların eğitimine ayrılmalı. Çocuklarımız pedagojik formasyona sahip, güvenli ve nitelikli eğitimle meslek sahibi olmalı. Bu çocukların hayatını kaybetmemesi, eğitim ve sosyal adaletle mümkün.”

Aslan, her çocuğun 18 yaşına kadar güvenli bir şekilde eğitim alması gerektiğini vurguluyor: “Hiçbir çocuk ucuz iş gücü olarak ölüme gönderilmemeli. Mesleki eğitim verilebilir ama pedagojik formasyona sahip, güvenli ve nitelikli olmalı.”