SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olan LDL kolesterol konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sarıkaya, “LDL kolesterol ne kadar düşükse o kadar iyi” diyerek özellikle risk grubundaki bireyler için kritik uyarılar yaptı.
LDL Nedir?
Halk arasında “kötü kolesterol” olarak bilinen LDL, kandaki yağ türlerinden biridir. Damarların içinde birikerek zamanla tıkanıklığa yol açabilir. Bu durum kalp krizi ve felç gibi ciddi hastalıkların önünü açar. Kısacası LDL, damarları kirleten ve sağlığı tehdit eden kolesterol türü olarak biliniyor.
Yeni Araştırma Ne Diyor?
Sarıkaya, saygın tıp dergisi New England Journal of Medicine’de yayımlanan Ez-PAVE çalışmasına dikkat çekti. Çalışmada, kalp ve damar hastalığı riski yüksek olan kişilerde LDL seviyesinin daha da düşürülmesinin etkileri incelendi.
Araştırmaya göre hastalar iki gruba ayrıldı:
Bir grupta LDL hedefi 55 mg/dL’nin altı
Diğer grupta ise 70 mg/dL’nin altı olarak belirlendi. Yaklaşık 3 yıl süren takipte, kalp krizi, felç ve kalp kaynaklı ölümler gibi ciddi olaylar değerlendirildi.
Daha Düşük LDL, Daha Az Risk
Elde edilen sonuçlar çarpıcı oldu. LDL seviyesi daha düşük olan grupta kalp ve damar hastalıklarına bağlı olayların belirgin şekilde azaldığı görüldü. Sarıkaya, “Aradaki fark küçük gibi görünse de sonuçlar oldukça büyük. Riskte yaklaşık üçte birlik azalma sağlandı” dedi.
Yan Etki Artışı Görülmedi
Yoğun kolesterol düşürücü tedavilerin güvenliği de araştırmada incelendi. Diyabet, kas ağrısı ya da karaciğer sorunları gibi yan etkilerde anlamlı bir artış tespit edilmedi. Bu da daha düşük LDL hedeflerinin güvenli olduğunu ortaya koydu.
Başhekim Sarıkaya, özellikle kalp hastalığı geçirmiş ya da yüksek risk taşıyan bireyler için LDL seviyesinin mümkün olduğunca düşük tutulmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Artık biliyoruz ki LDL’de küçük düşüşler bile büyük faydalar sağlıyor. Bu yüzden hedef ne kadar düşük olursa, o kadar iyi” ifadelerini kullandı.