Van Gölü’nde yaz aylarının gelmesiyle birlikte serinlemek amacıyla göle giren vatandaşların sayısı artarken, her yıl yaşanan boğulma vakaları yeniden gündeme geldi. Vangölü Aktivistleri Derneği Genel Başkanı Dr. Erdoğan Özel, Van Gölü’nün sanıldığı kadar güvenli olmadığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Özel, gölün dışarıdan sakin görünmesine rağmen ciddi riskler barındırdığını ifade ederek, “İnsanların en büyük hatası gölü sıradan bir sahil gibi değerlendirmesidir. Oysa su hata kabul etmiyor” dedi.
Yaz aylarında Van Gölü Havzası’nın hem kent sakinleri hem de yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından yoğun şekilde tercih edildiğini belirten Özel, buna rağmen her yıl çok sayıda boğulma vakasının yaşandığını hatırlattı. Ani derinleşen kıyılar, rüzgârın etkisiyle kısa sürede oluşan dalgalar ve değişken dip yapısının ciddi tehlike oluşturduğunu vurgulayan Özel, özellikle yüzme bilmeyen vatandaşların kontrolsüz şekilde suya girmesinin riskleri artırdığını söyledi.
Vangölü Aktivistleri Derneği Genel Başkanı Dr. Erdoğan Özel, Van Gölü’nün yapısının çoğu kişi tarafından yeterince bilinmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Van Gölü dışarıdan bakıldığında sakin ve güvenli bir görüntü verse de aslında birçok risk barındırıyor. Gölün bazı bölgelerinde kıyıdan birkaç metre sonra derinlik aniden artabiliyor. Ayrıca rüzgârın etkisiyle kısa sürede dalga oluşabiliyor ve özellikle yüzme deneyimi olmayan kişiler için bu durum tehlikeli hale geliyor. İnsanların en büyük hatası gölü sıradan bir sahil gibi değerlendirmesidir. Oysa Van Gölü büyük bir su kütlesidir ve hava koşulları birkaç dakika içinde değişebilmektedir. Bu nedenle gölün gücünü küçümsememek gerekiyor.”
Boğulma vakalarının büyük bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çeken Özel, bilinçsiz yüzme, gözetimsiz çocuklar ve riskli bölgelerin tercih edilmesinin temel nedenler arasında yer aldığını söyledi. Özel, “Boğulma vakalarının temel nedenleri arasında bilinçsiz yüzme, güvenli olmayan bölgelerin tercih edilmesi, çocukların gözetimsiz bırakılması ve yüzme bilmeden derin sulara girilmesi yer alıyor. Her yaz aynı acıları yaşamamızın nedeni aslında bilgi eksikliği ve tedbirsizliktir. Birçok kişi 'bana bir şey olmaz' düşüncesiyle hareket ediyor. Oysa su hata kabul etmiyor. Bu olayların önlenebilmesi için cankurtaran hizmetlerinin artırılması, riskli bölgelerin net şekilde işaretlenmesi, yüzme bilmeyenlerin derin alanlardan uzak tutulması ve ailelerin çocuklarını sürekli gözetim altında bulundurması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların gölün riskleri konusunda yeterince bilinçli olmadığını da vurgulayan Özel, en büyük sorunun tehlikenin küçümsenmesi olduğunu belirtti. Özel, “Maalesef yeterli olduğunu düşünmüyorum. Birçok vatandaş gölün bazı bölgelerindeki ani derinleşmelerden, rüzgâr kaynaklı dalgalardan ve riskli alanlardan habersiz. En büyük bilinç eksikliği tehlikeyi küçümseme noktasında ortaya çıkıyor. İnsanlar yüzme bilmenin tek başına yeterli olduğunu düşünüyor. Oysa su güvenliği sadece yüzme bilmek değil, bulunduğunuz alanı tanımak ve riskleri önceden hesaplayabilmektir.” dedi.
Yüzme eğitiminin hayat kurtaran bir beceri olduğuna dikkat çeken Özel, özellikle çocuklar ve gençler için erken yaşta eğitimin önemine işaret etti. Özel, “Yüzme eğitiminin yeterli seviyede olduğunu söylemek zor. Özellikle kırsal bölgelerde birçok çocuk ve genç profesyonel yüzme eğitimi alma fırsatı bulamıyor. Yüzme eğitimi bir spor faaliyeti değil, aynı zamanda hayat kurtaran bir beceridir. Bu nedenle okullarda temel su güvenliği eğitimleri verilmesi, yaz aylarında ücretsiz yüzme kurslarının artırılması ve çocukların erken yaşta bilinçlendirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Van Gölü kıyılarında güvenli yüzme alanlarının belirlenmesi gerektiğini de söyleyen Özel, risk haritalarının hazırlanmasının zorunlu hale geldiğini belirtti. Özel, “Kesinlikle gerekli olduğunu düşünüyorum. Van Gölü kıyılarında güvenli ve riskli bölgelerin bilimsel verilerle belirlenmesi artık bir ihtiyaç haline gelmiştir. Derinleşmenin ani olduğu alanlar, rüzgâra açık kıyılar ve cankurtaran hizmetinin bulunmadığı bölgeler daha riskli kabul edilmelidir. Vatandaşların göle girmeden önce hangi bölgelerin güvenli olduğunu görebileceği haritalar hazırlanmalı ve kıyılarda görünür şekilde yer almalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Özel, açıklamasının sonunda su güvenliği kültürünün toplum genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, vatandaşlara özellikle cankurtaran bulunan alanların tercih edilmesi ve riskli bölgelerden uzak durulması çağrısında bulundu.