MESLEĞE BABASININ YANINDA BAŞLADI
Van’da yaşayan 73 yaşındaki Müzbah Cengiz, henüz genç yaşlarda babasının yanında öğrenmeye başladığı bıçak bileme mesleğini 59 yıldır sürdürüyor. Ömrünün büyük bölümünü çarkın başında geçiren Cengiz, yıllar içerisinde farklı sektörlerde kullanılan çok sayıda kesici aletin bilemesini yaptı.
Terzi ve berber makaslarından lokanta bıçaklarına, döner bıçaklarından çeşitli sanayi bıçaklarına kadar birçok aleti bileyen Cengiz, mesleği sayesinde 10 nüfuslu ailesinin geçimini sağladı.
VAN’DA MESLEĞİN İLK USTALARINDAN
Cengiz, babasının Van’a geldiği yıllarda testere bileme işini yapan usta sayısının oldukça az olduğunu belirtti. O dönem testereye olan yoğun talep nedeniyle gece gündüz çalıştıklarını anlatan Cengiz, babasının kentteki ilk ustalardan biri olduğunu söyledi.
Yıllar içerisinde demirci ve bilemeci sayısının arttığını ifade eden Cengiz, mesleğe başladığı dönemlerde teknolojik imkanların da oldukça sınırlı olduğunu dile getirdi.
EL ÇARKINDAN TEKNOLOJİK MAKİNELERE
İlk yıllarında el çarkıyla çalıştığını belirten Cengiz, o dönemde testere, makas ve bıçakların tamamen geleneksel yöntemlerle bilendiğini söyledi.
Cengiz, “Makinemiz yoktu o tarihlerde. 1960-70’li yıllardan sonra bu çarkla çalışmaya başladık. Elimizdeki çarkla testere, makas, terzi makası, berber makası, lokanta bıçakları, zırh, döner bıçağı ve robot bıçağı biliyoruz. Bunların hepsini biz yapıyoruz” dedi.
1973 yılına kadar el çarkıyla çalıştığını aktaran Cengiz, bugün ise gelişen teknoloji sayesinde bazı işlemlerin pres ve makinelerle daha kolay gerçekleştirildiğini belirtti.
MOTORLU TESTERELER MESLEĞİ DEĞİŞTİRDİ
Geçmişte testere bileme işinin oldukça yoğun olduğunu anlatan Cengiz, motorlu testerelerin yaygınlaşmasıyla birlikte bu alandaki işlerin azaldığını söyledi.
Cengiz, “Babam Van’a geldiğinde testere bilemecisi yoktu. O zaman iki demirci vardı; Cimşit Usta vardı, bir de babam. Sonradan meslek ilerlemeye başladı. Eskiden çok testere ihtiyacı vardı. Gece gündüz çalışıyorduk, yine de yetiştiremiyorduk” ifadelerini kullandı.
Teknolojik gelişmelerin iş yapma biçimini değiştirdiğini belirten Cengiz, geçmişte büyük emek isteyen bazı işlemlerin günümüzde makineler aracılığıyla daha kısa sürede yapılabildiğini söyledi.
“BIÇAĞI YAKMAMAK GEREKİYOR”
Bıçak bileme işinin yalnızca keskinleştirmekten ibaret olmadığını vurgulayan Cengiz, ustalık isteyen ayrıntılar bulunduğunu ifade etti.
Bileme sırasında bıçağın fazla ısıtılmaması gerektiğini belirten Cengiz, “Bıçak bilenirken onun suyunu kaçırmamak gerekiyor. Çarkın üzerinde tutup bıçağı yakmayacaksın. Yaktığın zaman bıçağın suyu kaçar. Düzgün bir bileme yaptıktan sonra bileme taşıyla çapakları alınır” dedi.
İyi bir bilemenin ardından bıçağın çok keskin olması gerektiğini ifade eden Cengiz, mesleğin inceliklerinin ancak uzun yıllar süren deneyimle öğrenilebileceğini belirtti.
“GENÇLER RAHATLIĞA ALIŞMIŞ”
Meslekte ikinci kuşak olduğunu, çocuklarının ise üçüncü kuşak olarak zanaata ilgi gösterdiğini belirten Cengiz, buna rağmen gençlerin geleneksel mesleklere ilgisinin giderek azaldığını savundu.
Cengiz, “Şu andaki gençler rahatlığa alışmış, telefona alışmış. Sabah akşam telefonun içinde. Tezgâhına önem vermiyor, işine doğru düzgün bağlı değil” ifadelerini kullandı.
Gençlerin masa başı işleri daha fazla tercih ettiğini dile getiren Cengiz, geleneksel zanaatların devam edebilmesi için gençlerin mesleklere daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini söyledi.
MESLEĞİ GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK İSTİYOR
59 yıldır sürdürdüğü mesleğini yaşatmaya devam eden Cengiz, ailesinde zanaatın gelecek kuşaklara aktarılmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Cengiz’in hikâyesi, teknolojinin hızla değiştiği günümüzde geleneksel el sanatlarının ve ustalık gerektiren mesleklerin nasıl dönüşüm geçirdiğini de ortaya koyuyor.




