Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran'dan ateşlenerek Irak ve Suriye üzerinden Türk hava sahasına yönelen balistik bir füzenin, Doğu Akdeniz'deki NATO savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Füzenin parçaları Hatay'ın Dörtyol ilçesine düşerken olayda can kaybı yaşanmadı. Yaşanan sıcak gelişme üzerine Ankara, Tahran yönetimiyle üst düzey diplomatik temas kurarak sert tepkisini iletti.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'ye yönelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden önce NATO'ya ait hava ve füze savunma sistemleri tarafından zamanında angaje edilerek havada imha edildi.
MSB: "CEVAP VERME HAKKIMIZ MAHFUZDUR"
Milli Savunma Bakanlığı, Hatay Dörtyol'a düşen parçaların önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğunu belirterek şu resmi açıklamayı yayımladı:
"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.
Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN'DAN İRAN'A DOĞRUDAN TEPKİ
Sıcak gelişmenin hemen ardından diplomatik kanallar hızla devreye girdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bakan Fidan mevkidaşına, Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmata ilişkin Türkiye'nin tepkisini iletirken, çatışmaların bölgeye yayılmasına neden olacak her türlü adımdan kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu.
İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAN EŞ GÜDÜM VE DEZENFORMASYON UYARISI
Sürecin devletin tüm kurumları tarafından anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip edildiğini belirten Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise sosyal medya hesabı üzerinden şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır"
Vatandaşları teyitsiz bilgilere karşı uyaran Duran, "Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı ve açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her vesileyle vurguladığı üzere Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir."