Kürt müziğinin güçlü isimlerinden Fırat Başkale, 1990’lı yıllardan bu yana sürdürdüğü müzik yolculuğuna ara vermeden devam ediyor.
Türkiye’de ilk bandrollü Kürt albümlerden birine imza atan sanatçı; “Dilan”, “Nare” ve “Lori” gibi eserleriyle hafızalarda yer edinirken, bugün de dijital platformlar ve Altı Kanal üzerinden dinleyicilerle eserlerini buluşturmaya devam ediyor.
AMACIMIZ KALİTELİ MÜZİSYENLER YETİŞTİRMEK”
Yaklaşık iki aydır kurdukları sanat atölyesiyle gençlere eğitim verdiklerini belirten Başkale, hedeflerini şu sözlerle anlattı:
IZ BİR TOPLUM ÖLÜ BİR TOPLUMDUR”
Sanatın toplum için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Başkale, sanata verilen değerin yetersizliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Sanatsız bir toplum ölü bir toplumdur. Zaten o yüzden de bizim gibi geri toplumlar maalesef sanattan yoksun olduğu için bu gibi çürümeler de yaşıyoruz. Sanata bakış açısı burada çok kısır kalıyor. Çünkü sanat yok, önce ticaret var. Önce sanat vardır. Ticaret zaten yaşam seni dayatıyor. Bir yerde de yaşamak zorundasın ve para kazanmak zorundasın ama benim önceliğim asla öyle bir şey olmadı. Önce üretmek.”
I BİR TİCARET YERİ DEĞİL, BİR DERGÂH”
Kurdukları stüdyonun ticari bir yerden ziyade üretim odaklı bir alan olduğunu dile getiren Başkale, çalışmalarına ilişkin şunları söyledi:
İKTE AKADEMİK ÇALIŞMAK ŞART”
Müzik üretiminde eğitimin ve akademik yaklaşımın önemine dikkat çeken Başkale, mevcut müzik anlayışını da eleştirdi:“Okumayan bir toplum olduğumuz için o yüzden hep geri kalıyoruz. Sanırım bizim müzik yapan arkadaşlarımızın birçoğu da bunu yapıyor. Yani çok büyük eksiklik okumamak. Ondan sonra şimdi bir düğün kültürü gelişmiş. Maalesef ben çok üzülüyorum. Bir klavyeyle, bir bağlamayla müzik yapılmaz yani. Ve bir adam bir eseri bir düğünde en az 100 kere tekrar tekrar okuyup duruyor ama müzik bu değil. Daha bilimsel, daha akademik çalışmak gerekiyor. Daha akademik üretmek gerekiyor.”