Van’da İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi Yöneticisi Avukat Sedat Kula, çocuk dosyalarındaki ihlallerin kanundan değil, uygulamadan kaynaklandığını belirtti. Kula, çocukların korunmak yerine yetişkin ceza pratiğine maruz bırakıldığını vurguladı.
KANUN VAR, SAHADA KARŞILIĞI YOK
Kula, çocuk adalet sisteminin amacının cezalandırma değil, çocuğu koruma ve topluma kazandırma olduğunu hatırlattı. Ancak Van’da uygulamanın bu anlayıştan uzaklaştığını belirten Kula, “Çocuklar yetişkinlere uygulanan ceza pratiğinin küçültülmüş bir versiyonuna maruz kalıyor. Çocuk hukuku uygulamaları yalnızca yaş indirimi üzerinden ele alınıyor. Oysa çocuk adaleti rehabilitasyon, destek ve onarıcı yaklaşımlar üzerine kurulmalıdır” dedi.
GÖZALTI VE İFADE SÜREÇLERİ SORUNLU
Van’da gözaltına alınan çocuklara çoğu zaman ilk andan itibaren avukat sağlanmıyor. Ailelerin geç bilgilendirildiği ya da bilgilendirmenin yalnızca şekli olarak yapıldığı dosyalar sık görülüyor. Kula, “Çocuğun adalet sistemiyle kurduğu ilk temas son derece belirleyicidir. Hatalı bir ilk temas sürecin tamamını olumsuz etkiler” ifadelerini kullandı.
AVUKAT VAR, SAVUNMA YOK
Kula, Van’daki çocuk dosyalarında avukata erişimin şeklen sağlandığını belirtti. “Çocuklar avukatla özel ve güvenli görüşme yapmadan ifade veriyor. Bazı dosyalarda avukat gelmeden ifadeler alınıyor, sonra yalnızca imza için çağrılıyor. Bu durum savunma hakkını fiilen ortadan kaldırıyor ve artık istisna değil, yaygın bir uygulama” dedi.
BASKI VE TUTUKLAMA TEHDİDİ
Çocuklar ceza tehdidi ve tutuklama korkusu altında ifade vermeye zorlanıyor. Kula, “Bu durum çocuğun kendisini suçlu hissetmesine, baskı altında beyanlarda bulunmasına yol açıyor. Bazı durumlarda çocuk olayla doğrudan ilgisi olmasa dahi suçla ilişkilendiriliyor. Bu baskı ortamı geri dönülmesi zor sonuçlar doğuruyor” dedi.
SOSYAL İNCELEME RAPORLARI İŞLEVİNİ YİTİRDİ
Çocuk adalet sisteminin temel unsurlarından sosyal inceleme raporları, Van’daki uygulamalarda formaliteye dönüştü. Kula, raporların genellikle sürecin başında değil, dosya tamamlanırken alındığını, eğitim, danışmanlık ve rehabilitasyon tedbirlerinin ise çoğunlukla uygulanmadığını vurguladı.
TUTUKLAMA TRAVMA ÜRETİYOR
Kula, tutuklamanın çocuk için son çare olması gerektiğini ancak Van’da hâlâ sık başvurulduğunu söyledi. “Tutuklama derin travmalar yaratıyor ve çocuğun suçla bağını koparmak yerine güçlendiriyor. Cezayla rehabilitasyon mümkün değil, ceza hukukunun amacı bireyi topluma kazandırmaktır. Bu çocuklar için hayati önemde” dedi.
SUÇA SÜRÜKLENMENİN NEDENLERİ
Van’da çocukları suça sürükleyen başlıca nedenlerin yoksulluk, çocuk işçiliği ve eğitimden erken kopuş olduğunu belirten Kula, “Kırsaldan kente kontrolsüz göç mahalle temelli sosyal denetimi zayıflatıyor. Bölünmüş aile yapıları ve güvencesiz yaşam koşulları çocukları savunmasız bırakıyor. Kolay para kazanmanın özendirildiği toplumsal ortamda çocuklar suçu çıkış yolu olarak görüyor” dedi.
DEVLETLE İLK TEMAS CEZA ÜZERİNDEN KURULUYOR
Kula, Van’da birçok çocuğun devletle ilk temasını polis ve ceza sistemi üzerinden kurduğunu, sosyal hizmetler veya destek mekanizmalarının devreye girmediğini söyledi. “Çocuk adalet sistemi baştan sakat işliyor. Avukatla temas kısıtlı, çocuklar tehdit ve baskı altında ifade vermeye zorlanıyor” dedi.
ÇOCUK ADALETİ SOSYAL DEVLET ANLAYIŞIYLA YENİDEN ELE ALINMALI
Kula, Van’daki uygulamaların çocukları korumadığını, aksine daha kırılgan hâle getirdiğini belirterek, “Özgürlüğün kısıtlanması çocuk için son çare olmalı. Çocuk adalet sistemi sosyal devlet anlayışıyla yeniden ele alınmalı; aksi halde cezalandırma suçu önlemiyor, yalnızca erteliyor” dedi.