Türkiye’de özellikle küçükbaş hayvancılığın en önemli merkezleri arasında yer alan Van, sahadaki tabloya göre ciddi bir krizle karşı karşıya. Van Canlı Hayvan Pazarı’nda besiciler ve üreticiler, artan yem ve girdi maliyetleri, ithal hayvan politikaları, denetimsizlik ve özellikle küpe sistemi üzerinden yürüdüğü iddia edilen rant düzeni nedeniyle hayvancılığı zorlayan bir noktaya geldiğini dile getirdi.
ARTAN MALİYETLER ÜRETİMİ KİLİTLEDİ
Besici ve üreticiler, hayvancılıkta temel girdilerin son yıllarda olağanüstü arttığını, yem, saman, arpa ve işçilik maliyetlerinin üretimi neredeyse imkansız hale getirdiğini belirtiyor. Kış koşullarının sert geçtiği Van’da yem ihtiyacının büyük ölçüde dışarıdan karşılanması, nakliye giderleriyle birlikte maliyetleri katlıyor. Çoban bulmak zorlaşırken, bulunan iş gücünün ücretleri de hayvan başına maliyeti yükseltiyor. Bu tablo, küçük ve orta ölçekli üreticiyi pazardan çekilme noktasına getiriyor.
“KÜPELER PARAYLA SATILIYOR, PAZAR KİLİTLENMİŞ DURUMDA”
Hayvancılıkla uğraşan Hüsnü Bektaş, Van’da hayvan giriş-çıkışlarının fiilen durduğunu belirterek, küpe sisteminin birkaç kişinin elinde toplandığını iddia etti. Bektaş, küpelerin parayla satıldığını, bu nedenle dışarıdan gelen besicilerin küpelenmeyen hayvanlarla pazara giremediğini söyledi.
Van’ın hayvancılık potansiyeline rağmen üreticinin perişan durumda olduğunu vurgulayan Bektaş, siyasi temsilcilerin seçim dönemleri dışında üreticiyi unuttuğunu ifade ederek, “Oy zamanı geliyorlar, sonra Ankara’da oturup bizi görmüyorlar” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“YEM PAHALI, DENETİM YOK, ÇİFTÇİYİ KURTARMIYOR”
Besici Sedat Alp Dağtaş, hayvancılıkta artan maliyetlerin altından kalkılamadığını belirtti. Yem ve diğer girdilerin aşırı pahalı olduğunu söyleyen Dağtaş, devlet desteklerinin yetersiz kaldığını ifade etti.
Pazardaki denetimsizliğe de dikkat çeken Dağtaş, Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların sahada etkili olmadığını savundu. Dağtaş’a göre mevcut şartlarda üretici zarar ediyor ve hayvancılık sürdürülemez hale geliyor.
“İTHALAT BU İŞİ BİTİRDİ, ŞAP HASTALIĞI BİZİ ÇÖKERTTİ”
40 yıldır hayvancılıkla uğraşan Ercan Kızıltaş, ithal hayvan politikalarının yerli üreticiyi bitirdiğini söyledi. Bir torba yemin 1.100 lirayı bulduğunu, saman fiyatlarının da ciddi şekilde arttığını belirten Kızıltaş, çoban bulmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini aktardı.
Şap hastalığının da üreticiye büyük zarar verdiğini dile getiren Kızıltaş, hayvan pazarlarının kapandığı dönemde hayvan değerlerinin yüzde 40’a varan oranda düştüğünü ifade etti. Küpe sistemi üzerinden rant sağlandığını öne süren Kızıltaş, bu durumun yıllardır devam ettiğini söyledi.
“VAN’A KİMSE GELMİYOR, KÜPE YÜZÜNDEN TİCARET DURMUŞ”
Yaklaşık 35 yıldır hayvancılıkla uğraştığını belirten Kasım Yacan, Van’da küpe sorunu nedeniyle dışarıdan kimsenin pazara gelmediğini söyledi. Küpe satışının birkaç kişinin elinde olduğunu iddia eden Yacan, küpesiz hayvan alan üreticilerin ağır cezalarla karşılaştığını ifade etti.
Yem fiyatlarının da katlanarak arttığını belirten Yacan, mevcut şartlarda üretimin çok zorlaştığını dile getirdi.
“PAZARDA ÇETELEŞME VAR” İDDİASI
Besici Mehmet Emin ise dışarıdan gelen vatandaşların pazarda hayvan alamadığını öne sürdü. Küpe satışı üzerinden bir çeteleşme olduğunu iddia eden Emin, dışarıdan gelen esnafın küpesiz hayvanı küpeletmek için hayvanı faizle almak zorunda kaldığını ve bunun ticareti kilitlediğini söyledi.
“SORUN YEM DEĞİL, YILLARDIR BİRİKEN PLANSIZLIK”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Van Şube Eş Başkanı İskan İşik, Van’daki hayvancılık krizinin sadece güncel ekonomik şartlarla açıklanamayacağını belirtti.
İşik, Van’ın tarım ve hayvancılık potansiyeline rağmen, bilimsel, planlı ve çağın gereklerine uygun üretim modellerinin hayata geçirilmemesi nedeniyle ciddi bir çöküş yaşandığını söyledi.
İskan İşik, hayvancılıkta artan maliyetlerin ilk bakışta yem ve nakliye üzerinden okunduğunu belirterek, asıl nedenin çok daha derinlerde yattığını vurguladı. Ulaşım ve lojistik maliyetlerinin önemli bir etken olduğunu ifade eden Işık, ancak Van’daki sorunun yapısal ve yıllara yayılan ihmallerin sonucu olduğunu söyledi.
Bu nedenle mevcut tabloyu anlayabilmek için Van’da tarım ve hayvancılığın geçmişine bakılması gerektiğini dile getirdi.
TÜİK VERİLERİ VAN’DAKİ ÇÖKÜŞÜ DOĞRULUYOR
İskan İşik, TÜİK’in son verilerine dikkat çekerek, tarım ve hayvancılıkta yaşanan daralmanın Van’da yüzde 2,5 ile 2,8 arasında gerçekleştiğini ve bu oranlarla Van’ın Türkiye genelinde en fazla gerileme yaşayan iller arasında yer aldığını aktardı.
Bu verilerin, Van’ın tarım ve hayvancılık kenti olmasına rağmen, üretimin profesyonel bir şekilde yürütülmediğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
“ÇAĞ DEĞİŞTİ AMA ÜRETİM ANLAYIŞI DEĞİŞMEDİ”
Tarım ve hayvancılığın artık geleneksel yöntemlerle sürdürülemeyeceğini vurgulayan İşik, dünyada üretim anlayışının hızla değiştiğini söyledi. Yapay zekâ, veri analizi ve teknolojik ekipmanların tarım ve hayvancılığın merkezine yerleştiğini ifade eden Işık, Van’daki üretim modelinin bu dönüşümün çok gerisinde kaldığını dile getirdi.
İşik, mevcut sistemin ne üreticiyi ne de piyasayı taşıyabildiğini söyledi.
MERA ALANLARI DARALIYOR, VERİM DÜŞÜYOR
Ziraat Mühendisleri Odası Van Şube Eş Başkanı İskan İşik, yem bitkileri üretimindeki düşüş ve mera alanlarının giderek daralmasının hayvancılığın bel kemiğini kırdığını belirtti.
Meraların zayıflamasıyla birlikte hayvanlardan alınan verimin düştüğünü, bunun da üreticiyi dışarıdan yem almaya zorladığını ifade eden Işık, bu durumun maliyetleri doğrudan artırdığını söyledi.
GENÇLER TARIM VE HAYVANCILIKTAN UZAKLAŞIYOR
İşik, geçmişte tarım ve hayvancılığın ailelerin tamamı tarafından yürütüldüğünü hatırlatarak, bugün bu yükün tek bir kişinin omzuna kaldığını ifade etti. Genç nüfusun sektörden uzaklaşmasının işçilik maliyetlerini artırdığını ve üretimin sürdürülebilirliğini zayıflattığını belirtti.
Aynı zamanda tarım alanlarının bölünerek yerleşim alanına dönüşmesinin de üretimi daralttığını söyledi.
SERT KIŞ ŞARTLARI MALİYETLERİ KATLIYOR
Van’ın çetin kış koşullarına dikkat çeken İskan İşik, kış aylarında yem, saman ve arpa gibi temel girdilerin büyük bölümünün dışarıdan temin edildiğini belirtti. Bu durumun hem yem fiyatlarını artırdığını hem de nakliye maliyetleri nedeniyle üreticiyi daha fazla zorladığını söyledi.
TEKNOLOJİ KULLANILMADIKÇA HAYVAN SAYISI DA AZALIYOR
Hayvancılıkta teknolojik ekipmanların ve profesyonel yöntemlerin yeterince kullanılmadığını belirten İşik, bunun doğum oranlarını düşürdüğünü söyledi. Doğum oranlarındaki düşüşün hayvan sayısını azalttığını, azalan hayvan sayısının ise maliyetleri daha da yükselttiğini ifade etti.
KÜPE SİSTEMİ AMACI DIŞINDA KULLANILIYOR
İskan İşik, hayvan küpe sisteminin aslında her hayvanın kimliğini belirlemek amacıyla uygulandığını hatırlattı. Küpenin, hayvanın cinsi, sahibi ve hareketlerinin kayıt altına alınmasını sağladığını belirten Işık, sistemin son yıllarda kötüye kullanıldığına dair ciddi sorunlar bulunduğunu dile getirdi.
Resmi kayıtlarda görünen hayvan sayısıyla sahadaki gerçek hayvan sayısı arasında farklar olduğunu belirten Işık, bu durumun hem istatistikleri hem de destek mekanizmalarını bozduğunu söyledi.
VAN HAYVANCILIKTA ÖNDE AMA İTHALATA MUHTAÇ HALE GELDİ
Van’ın küçükbaş hayvancılıkta Türkiye’nin en önemli illerinden biri olduğunu hatırlatan İşik, buna rağmen bugün koyunun Diyarbakır gibi illerden temin edilmek zorunda kalındığını ifade etti.
Özellikle Gürpınar ilçesinin geniş mera alanları ve göçer hayvancılık için elverişli yapısına rağmen potansiyelin kullanılamadığını söyledi.
HİBELER GERÇEK ÇİFTÇİYE ULAŞMIYOR
İskan İşik, ahır yapımı ve hayvancılık yatırımları için verilen hibelerin çiftçinin erişemeyeceği düzeyde olduğunu belirtti. Yüzde 70 hibe verilse bile kalan yüzde 30’luk payın çiftçi tarafından karşılanamadığını, bu nedenle desteklerin sermaye sahiplerine gittiğini ifade etti.
KREDİ ŞARTLARI ÜRETİCİYİ SİSTEM DIŞINA İTİYOR
Ziraat Bankası kredilerinde istenen memur kefili ve ipotek şartlarının küçük üreticiyi dışladığını belirten İsik, bu durumun çiftçinin desteklere erişimini neredeyse imkânsız hale getirdiğini söyledi.
Mazot ve gübre desteklerinin kredi kartı üzerinden verilmesinin de üreticiyi zorladığını, birçok çiftçinin bu destekleri nakde çevirmek zorunda kaldığını dile getirdi.
“ÜRETİCİ DESTEKLENMEZSE HAYVANCILIK DAHA DA ÇÖKER”
Ziraat Mühendisleri Odası Van Şube Eş Başkanı İskan İsik, tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliği için desteklerin gerçek üreticiye ulaşması gerektiğini vurgulayarak, mevcut politikaların devam etmesi halinde Van’da hayvancılığın daha da gerileyeceği uyarısında bulundu.