Van’da aylardır devam eden su kesintileri, “su sıkıntısı yok” açıklamalarına rağmen çarşı merkezinde günlük yaşamı durma noktasına getirdi. Bahçıvan Mahallesi başta olmak üzere birçok noktada esnaf bidonlarla su taşıyor. Özellikle yemek sektörü, hijyen koşullarını sağlamakta zorlanırken yetkililere “Kalıcı çözüm” çağrısı yapılıyor.
Doğu Anadolu’nun en büyük gölüne ev sahipliği yapan, su kaynakları bakımından Türkiye’nin en şanslı illerinden biri olarak gösterilen Van’da kış ortasında yaşanan su kesintileri kamuoyunda büyük tepki topluyor. Kent merkezinde bazı mahallelerde 1,5 ila 3 aydır düzenli su verilemediği belirtilirken, işletmeler temizlik ve üretim için ya gece saatlerinde su bekliyor ya da çevreden taşıma su temin ediyor. Esnaf, ekonomik kaybın yanı sıra hijyen riskiyle karşı karşıya olduklarını söylüyor.
Su kesintileri hem vatandaşları hem de esnafı zor durumda bırakıyor. Yemek sektörü, kuaförler ve kahvehaneler hijyen sağlamakta güçlük çekerken, esnaf yaşadığı mağduriyeti tek tek anlattı.
“2 YILDIR AYNI SÖZÜ DUYUYORUZ: ‘DEPOLARDA SU YOK’”
15 yıldır esnaflık yapan Erkan Gül, yaşanan sorunun geçici değil kronik hale geldiğini belirterek şunları söyledi:
“15 yıldır bu sokaktayım. 2 yıldır aralıklarla bu su sıkıntısını yaşıyoruz. Defalarca dile getirdik. Yetkililere söyledik. VASKİ müdürünü aradılar. Beni arayıp ‘Tanker gönderelim’ dediler. Biz tanker istemiyoruz dedik. Bize parayla sattığınız suyu düzenli verin yeter.”
“GEÇİCİ DEĞİL KALICI ÇÖZÜM İSTİYORUZ”
Gül, tankerle su çözümünün geçici olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“2 ay su geldi, sonra yine kesildi. VASKİ’yi arıyoruz, ‘Depolarda su eksik, tazyik veremiyoruz’ diyorlar. 2 yıldır aynı sözleri duyuyoruz. Eğer barajlarda su yoksa, başka ilçelerden getirilsin. Alternatif üretilsin. Belediye çözüm üretmek zorunda.”
“HİJYEN SEKTEYE UĞRUYOR”
Hijyenin tamamen sekteye uğradığını söyleyen Gül, yaşanan durumu şu sözlerle özetledi:
“Su olmadan hayat olmaz. Burada saç yıkayamıyoruz, elimizi doğru düzgün yıkayamıyoruz. Temizlik yoksa iş yok. Taşıma suyla değirmen dönmez. Biz vergimizi veriyoruz, faturamızı ödüyoruz ama çalışamıyoruz. Tek istediğimiz empati. Gelsinler, bir gün bizim yerimize kendilerini koysunlar.”
NİHAT ERGİN OĞUZ: “32 YILDIR BURADAYIM, BÖYLESİNİ GÖRMEDİM”
1993 yılından bu yana aynı iş yerinde hizmet veren Nihat Ergin Oğuz, yaşadığı mağduriyeti şöyle anlattı:
“32 yıldır aynı yerde çalışıyorum. Böyle uzun süreli bir sıkıntıyı hatırlamıyorum. Yaklaşık 1,5 aydır mağduruz. Hem esnaf hem müşteri mağdur.”
Yetkililerden net bir açıklama alamadıklarını belirten Oğuz, kendilerine söylenen gerekçeyi şu sözlerle aktardı:
“Bize ‘Gürpınar’dan gelen suda azalma var’ deniliyor. Eğer orada su eksikse alternatif yol bulunmalı. Pınar mı açılır, başka hattan mı verilir bilmiyorum ama çözüm üretilmeli. Bu şekilde olmaz.”
“YENİ AÇTIK, SUSUZ KALDIK”
Yaklaşık iki ay önce yemek sektöründe işletme açan Muarrem Bilgin, daha işin başında büyük bir krizle karşı karşıya kaldıklarını söyledi: “Biz yeni başladık ama su sorunu bizden eski. 1-2 günlük değil, bir buçuk aydan fazla oldu. Sadece biz değil, çevredeki tüm esnaf aynı durumda. Yemek sektöründeyiz, su olmazsa hijyen olmaz.”
Bilgin, su kesintileri devam ederken fiyat artışlarının yapılmasına da tepki göstererek, “Hem su yok hem zam var. Bütün memleket şikayetçi. İnsanlar zor durumda. Bir an önce çözülmesi gerekiyor.” dedi.
ZÜLKÜF SİYAHTAŞ: “GECE 2’DE SU BEKLİYORUZ”
20 yıldır esnaflık yapan Zülküf Siyahtaş ise yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
“3 aydır doğru düzgün su yok. Gece 2’ye kadar bekliyoruz belki su gelir diye. Temizliği o saatlerde yapıyoruz. Komşudan, otelden su taşıyoruz. Faturalar geliyor ama su yok.”
Hiçbir yetkilinin net bilgi vermediğini belirten Siyahtaş, özellikle yemek sektöründe riskin büyük olduğuna dikkat çekerek, “Su hayattır. Hijyen olmazsa olmaz. Biz yemek yapıyoruz. Bu şartlarda çalışmak çok zor. Yetkililerden ricamız bu sorunu kalıcı olarak çözmeleri.” diye konuştu.