SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonun dünya genelinde milyonlarca insanı etkilediğine dikkat çekerek, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden kalp, beyin, böbrek ve damarlara zarar verebildiğini söyledi. Sarıkaya, “Tansiyonunu ölç. Değerini bil. Yüksekse önemse. Tedavi ol ve kontrol altında tut” çağrısında bulundu.

SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonun toplum sağlığı açısından önemli risklerden biri olduğuna dikkat çekti. Dünyada yaklaşık 1,4 milyar yetişkinin hipertansiyonla yaşadığını belirten Sarıkaya, hastalığın önemli bir bölümünün fark edilmediğini ifade etti.

Sarıkaya, hipertansiyonla mücadelede farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek, “Asıl düşmanlarımızdan biri: HİPERTANSİYON. Ama onunla yeterince mücadele etmiyoruz” dedi.

600 MİLYON KİŞİ HASTALIĞININ FARKINDA DEĞİL

Hipertansiyonun yaygınlığına ilişkin rakamları paylaşan Sarıkaya, dünyada yaklaşık 600 milyon kişinin hipertansiyonu olduğunun farkında bile olmadığını söyledi.

Sarıkaya, hipertansiyonu bulunan kişilerin yalnızca yüzde 23’ünün tansiyonunun kontrol altında olduğunu belirterek, hastalığın erken fark edilmesinin önemine dikkat çekti.

KALP KRİZİNDEN BÖBREK YETMEZLİĞİNE

Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Sarıkaya, “Sonuç? Kalp krizi. İnme. Kalp yetersizliği. Böbrek yetmezliği. Damar hastalıkları. Demans” ifadelerini kullandı.

Sarıkaya, yüksek tansiyonun özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirterek, tansiyon değerlerinin düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

“HASTALIK ÇOĞU ZAMAN AĞRI YAPMAZ”

Hipertansiyonun en önemli özelliklerinden birinin uzun süre belirti vermemesi olduğunu aktaran Sarıkaya, hastalığın bu nedenle göz ardı edilebildiğini söyledi.

Sarıkaya, “Hipertansiyon çoğu zaman ağrı yapmaz. Yıllarca hiçbir belirti vermeyebilir. Ama bu sırada kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları sessizce hasara uğratabilir” dedi.

“DÜŞMAN GİZLİ DEĞİL; ÖLÇÜLEBİLİR”

Hipertansiyonun fark edilmesinin oldukça basit bir yöntemle mümkün olduğuna dikkat çeken Sarıkaya, düzenli tansiyon ölçümünün önemini vurguladı.

Sarıkaya, “Üstelik karşımızdaki düşman gizli değil; ölçülebilir. Tedavisi de var” ifadelerini kullandı.

EN ÖNEMLİ SORUN: TANSİYONU ÖLÇMEMEK

Karabet Geçidi Beyaza Büründü!  Sürücüler Hazırlıksız Yakalandı
Karabet Geçidi Beyaza Büründü! Sürücüler Hazırlıksız Yakalandı
İçeriği Görüntüle

Hipertansiyonla mücadelede en büyük sorunlardan birinin hastaların tansiyon değerlerini bilmemesi olduğunu belirten Sarıkaya, yüksek tansiyonun tespit edilmesine rağmen tedavinin yeterli düzeyde sürdürülmemesinin de önemli bir problem olduğunu kaydetti.

Sarıkaya, “Sorun çoğu zaman tansiyonu ölçmememiz, yüksek olduğunu bilmememiz, bilsek bile yeterince önemsememiz ve tedaviyi hedef değerlere ulaştırmamamız” dedi.

“TANSİYONUNU ÖLÇ, DEĞERİNİ BİL”

Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelede düzenli tansiyon kontrolünün en önemli adımlardan biri olduğunu belirten Sarıkaya, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:

“Bu nedenle kalp damar hastalıklarıyla mücadelede en güçlü adımlardan biri çok basit:

Tansiyonunu ölç.

Değerini bil.

Yüksekse önemse.

Tedavi ol ve kontrol altında tut.

Çünkü hipertansiyon sessiz olabilir; verdiği hasar sessiz değildir.”

Muhabir: Abdulselam Kurt