Kentin turizm potansiyelini değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Avşin Ayhan, yıllardır aynı sorunların konuşulduğuna dikkat çekerek, “Bence Van yalnızca kış turizminde değil, genel olarak turizmde uzun yıllardır patinaj yapıyor.” dedi.

Doğu Anadolu Bölgesi’nin önemli turizm merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip Van, doğal güzellikleri, tarihi yapıları, Van Gölü, Akdamar Adası ve kayak merkezleriyle dört mevsim turizm için önemli fırsatlar barındırıyor. Ancak sahip olduğu zenginliklere rağmen kent, turizmden beklenen ekonomik katkıyı yeterince sağlayamıyor. Özellikle kış turizminde Erzurum, Kars ve Kayseri gibi şehirlerin gerisinde kalan Van’da, mevcut turizm kaynaklarının nasıl değerlendirileceği tartışılmaya devam ediyor. Van65 Haber’e konuşan Turizm Bilimci Dr. Öğr. Üyesi Avşin Ayhan, kentin turizmde karşı karşıya kaldığı sorunları, eksiklikleri ve çözüm önerilerini değerlendirdi.

VAN'IN TURİZMDEKİ EN BÜYÜK ÇIKMAZI NE?

Van’ın turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen bu zenginliğin ekonomik değere dönüştürülemediğini belirten Ayhan, sektörde uzun yıllardır benzer sorunların yaşandığını söyledi.Ayhan, “Bir Vanlı ve turizm akademisyeni olarak Van'ın doğal, tarihî ve kültürel zenginlikleriyle Türkiye'nin önemli turizm destinasyonlarından biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Ancak ne yazık ki bu potansiyeli gelir getiren bir değere dönüştürme konusunda yıllardır benzer sorunları konuşuyoruz. Bugün Van turizmine baktığımızda, özellikle konaklama işletmelerinde beklenen hareketliliğin oluşmadığını ve sektörde dönemsel bir durgunluk yaşandığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

TURİZMDE TEK PAZARA BAĞIMLILIK ALARM VERİYOR

Van turizminin büyük ölçüde İranlı ziyaretçilere bağlı olmasının önemli riskler taşıdığını vurgulayan Ayhan, alternatif turizm pazarlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayhan, “Bana göre bunun başlıca nedenlerinden biri, Van turizminin büyük ölçüde İran pazarına odaklanmış olmasıdır. Elbette İran, Van için çok önemli bir turizm pazarıdır. Coğrafi yakınlık, kültürel etkileşim ve alışveriş olanakları bu pazarı stratejik hâle getiriyor. Ancak tek bir pazara aşırı bağımlılık, destinasyonu siyasi ve ekonomik gelişmeler karşısında kırılganlaştırıyor.” dedi.

Van Turizm Master Planı’nda da bu sorunun ele alındığını hatırlatan Ayhan, şöyle devam etti:

“Aslına bakarsanız bu yeni tespit edilmiş bir sorun değil. Van Turizm Master Planı 2023-2027'de de İran pazarına aşırı bağımlılık önemli bir risk olarak tanımlanmıştır. Planın hazırlandığı dönemde yabancı ziyaretçilerin yüzde 94,1'inin İranlı olduğu belirtilmiş; Irak, Azerbaycan ve Avrupa başta olmak üzere alternatif dış pazarlara açılmak gerektiği vurgulanmıştır. 2026 yılına geldiğimizde de benzer sorunlarla karşı karşıyayız.”

Van’ın Turizm Potansiyeli Neden Değerlendirilemiyor Uzmandan Çarpıcı Uyarı!-2

TURİSTİK ZENGİNLİK EKONOMİYE NEDEN YANSIMIYOR?

Van’ın sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel değerlerin yeterince turizm ürününe dönüştürülemediğini belirten Ayhan, turizmde yalnızca kaynaklara sahip olmanın yeterli olmadığını söyledi. Ayhan, “Bunun yanı sıra Van'ın turistik kaynaklar bakımından son derece zengin olmasına rağmen yeterince turistik ürün geliştiremediğini düşünüyorum. Turizmde kaynak ile ürün farklı kavramlardır. Bir destinasyonun doğal güzelliklere, tarihî yapılara veya kültürel değerlere sahip olması, bunların kendiliğinden ekonomik değer üreteceği anlamına gelmez. Bu kaynakların ziyaretçinin satın alabileceği, belirli bir hizmet standardıyla sunulan deneyimlere dönüştürülmesi gerekir.” diye konuştu.

Kentin önemli turistik değerlerine işaret eden Ayhan, “Van Gölü, Akdamar Adası, Hoşap Kalesi, Çavuştepe, Van Kalesi, Muradiye Şelalesi ve Van mutfağı çok güçlü turistik kaynaklardır. Fakat bu değerlerin ne kadarını dört mevsim sunulabilen turizm ürünlerine dönüştürebildiğimizi sorgulamalıyız.” ifadelerini kullandı.

Van Mutfağı

VAN MUTFAĞI SADECE KAHVALTIDAN İBARET DEĞİL

Van’ın gastronomi alanındaki potansiyelinin daha geniş kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ayhan, yöresel yemeklerin turizm faaliyetlerine kazandırılabileceğini belirtti. Ayhan, “Örneğin Van kahvaltısı başarılı bir gastronomi markası hâline geldi. Ancak Van mutfağı yalnızca kahvaltıdan ibaret değil. Keledoş, helise, ayran aşı, kavut ve daha birçok yöresel lezzet, ziyaretçilerin katılabileceği gastronomi deneyimlerine dönüştürülebilir.” dedi.

Kentin tanıtım ve markalaşma konusunda da eksiklikleri bulunduğunu ifade eden Ayhan, “Bir diğer önemli sorunumuz da tanıtım ve markalaşma. Van'ın hangi turizm kimliğiyle öne çıkacağı, hangi pazarlara hangi ürünlerle ulaşacağı konusunda daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Artık sadece turist sayısını artırmayı değil; ziyaretçilerin kentte daha uzun kalmasını, daha fazla deneyime katılmasını ve turizm gelirinin yerel ekonomiye daha geniş ölçüde yayılmasını hedeflemeliyiz.” diye konuştu.

Van Kış Turizmi

VAN KIŞ TURİZMİNDE NEDEN İSTENİLEN NOKTADA DEĞİL?

Van’ın kış turizminde sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilememesinin yalnızca altyapı eksikliğinden kaynaklanmadığını belirten Ayhan, turizmin ekonomik kalkınmada stratejik bir sektör olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Ayhan, “Bence Van yalnızca kış turizminde değil, genel olarak turizmde uzun yıllardır patinaj yapıyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri, turizmin kentin ekonomik kalkınmasında stratejik bir sektör olarak yeterince önemsenmemesi. Turizmi çoğunlukla turist geldiğinde hareketlenen oteller, restoranlar ve alışveriş işletmeleri üzerinden değerlendiriyoruz. Oysa turizm; tarım, hayvancılık, ulaşım, ticaret ve kültürel mirasın korunması gibi pek çok alanı etkileyen, aynı zamanda bu alanlardan etkilenen bir sektör.” ifadelerini kullandı.

HER KAR YAĞAN DAĞ KAYAK MERKEZİ OLAMAZ

Kış turizmi yatırımlarında bilimsel verilerin esas alınması gerektiğine dikkat çeken Ayhan, kayak merkezlerinin yalnızca kar miktarı üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını vurguladı. Ayhan, “Kış turizminde de bilimsel bir ayrım yapmalıyız: Van'a kar yağması ve kentin yüksek dağlarla çevrili olması, her yerin kayak turizmine uygun olduğu anlamına gelmez. Bir kayak merkezini değerlendirirken yalnızca kar kalınlığına veya kalitesine bakamayız. Karın yerde kalma süresi, fiziksel özellikleri, sıcaklık değişimleri, pistlerin yükseltisi, eğimi, bakısı ve rüzgâr koşulları birlikte incelenmeli. Van'ın dağlık alanlarında potansiyel bulunması ile mevcut kayak merkezinin her sezon düzenli hizmet verebilmesi farklı meselelerdir.” dedi.

Kış turizminin dönemsel çalışmalarla geliştirilemeyeceğini belirten Ayhan, “Asıl mesele, kış turizminin yalnızca belirli dönemlerde gündeme gelmesi ve uzun vadeli bir destinasyon yönetimi anlayışıyla yeterince geliştirilmemesidir.” ifadelerini kullandı.

VAN'DA KIŞ TURİZMİ KAYAK PİSTLERİNE SIKIŞMAMALI

Van’da kış aylarında gerçekleştirilebilecek alternatif turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Ayhan, doğa sporlarından festivallere kadar birçok etkinliğin turizme kazandırılabileceğini söyledi. Ayhan, “Üstelik kış turizmini kayakla sınırlamamalıyız. Van'da uygun alanlarda kar ayakkabısıyla yürüyüş, kış doğa yürüyüşü, dağcılık, fotoğrafçılık, kar festivalleri, kızak etkinlikleri ve doğa gözlemciliği gibi pek çok faaliyet gerçekleştirilebilir. Elbette bunları planlarken güvenliği, profesyonel rehberliği, çığ riskini ve çevresel sürdürülebilirliği göz önünde bulundurmak gerekir. Bana göre Van'ın kış turizmindeki asıl sorunu kar veya dağ eksikliği değil; doğal kaynaklarını sürdürülebilir, iyi organize edilmiş ve pazarlanabilir turizm ürünlerine yeterince dönüştürememesidir.” diye konuştu.

ABALI, PALANDÖKEN VE ERCİYES'İN GERİSİNDE

Van’ın kış turizmindeki mevcut durumunu Erzurum, Kars ve Kayseri ile karşılaştıran Ayhan, söz konusu şehirlerin turizm yatırımlarını farklı hizmetlerle desteklediğini belirtti. Ayhan, “Van'ı Erzurum, Kars ve Kayseri ile karşılaştırırken gerçekçi olmak gerektiğini düşünüyorum. Turizmde rekabet yalnızca doğal kaynaklarla açıklanamaz. Bir destinasyonun gücü, sahip olduğu kaynakları yatırımlarla ve tamamlayıcı hizmetlerle ne ölçüde bütünleştirebildiğine de bağlıdır. Erzurum, Palandöken çevresinde güçlü bir kış sporları kimliği oluşturdu. Kayseri, Erciyes'i planlı yatırımlarla ulusal ve uluslararası pazarda tanınan bir kayak destinasyonuna dönüştürdü. Kars ise Sarıkamış'ın kayak potansiyelini Doğu Ekspresi, Çıldır Gölü, Ani Ören Yeri ve gastronomi gibi farklı ürünlerle destekliyor. Mevcut teknik altyapı ve pist çeşitliliği açısından Abalı Kayak Merkezi'ni Palandöken veya Erciyes ile aynı düzeyde görmek mümkün değil. Ama bu, Van'ın kış turizminde rekabet edemeyeceği anlamına gelmiyor. Van'ın bu şehirlerin stratejilerini birebir taklit etmesi gerekmiyor.” ifadelerini kullandı.

ÇALDIRAN'DA KAYAK VE TERMAL TURİZM BİRLEŞEBİLİR

Van’ın diğer kış turizmi merkezlerinden farklılaşabileceği alanların bulunduğunu belirten Ayhan, Çaldıran’daki termal kaynakların önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Ayhan, “Örneğin Çaldıran Termal Kayak Merkezi de kış turizmi açısından değerlendirilebilecek önemli bir alan. Çaldıran'da termal kaynaklarla kayak faaliyetlerinin bir araya getirilebilmesi, Van'a farklılaşma fırsatı sunuyor. Van'ın rakiplerinden ayrışabileceği nokta da tam olarak bu. Ziyaretçinin aynı seyahatte kayak yapabildiği, termal tesislerden yararlanabildiği, Van Gölü manzarasını seyrettiği, Akdamar Adası'nı gezdiği ve yöresel lezzetleri tattığı bir program hazırlanabilir.” dedi.

Van’da Bugün Dışarı Çıkacaklar Dikkat! Yağmur Hangi İlçeleri Vuracak?
Van’da Bugün Dışarı Çıkacaklar Dikkat! Yağmur Hangi İlçeleri Vuracak?
İçeriği Görüntüle

Bölgesel turizm iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğine de dikkat çeken Ayhan, “Üstelik belirli turizm türlerinde öne çıkan destinasyonları yalnızca rakip görmek yerine onlarla iş birliği de yapabiliriz. Bir kente gelen turistin ortak rotalarla diğer kentlere yönlendirilmesi mümkün. Bana göre Van'ın Erzurum, Kars ve Kayseri'den çıkaracağı en önemli ders, tek başına yatırım yapmanın yeterli olmadığıdır. Kalıcı başarı; planlama, işletmecilik, ulaşım, tanıtım ve tamamlayıcı ürünlerin bir arada geliştirilmesiyle sağlanabilir.” diye konuştu.

KAYAK MERKEZLERİNDE KONAKLAMA EKSİKLİĞİ GİDERİLMELİ

Kış turizminde ziyaretçilerin yalnızca kayak yapmak için seyahat etmediğini belirten Ayhan, konaklama, ulaşım ve sosyal etkinliklerin de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayhan, “Sorunuzda da belirttiğiniz gibi kış turizmi kayak yapmaktan ibaret değil. Ziyaretçiler yalnızca bir pisti veya doğal güzelliği değil; konaklama, yeme-içme, ulaşım, eğlence ve kültürel etkinlikleri de kapsayan bir tatil deneyimini tercih ediyor. Bu nedenle Van'ın kış turizmini değerlendirirken yalnızca kayak merkezlerine bakmamız yeterli değil. Van kent merkezinde farklı kategorilerde konaklama işletmeleri var. Ancak kayak merkezlerinin çevresindeki konaklama olanaklarının ve tamamlayıcı hizmetlerin geliştirilmesi gerekiyor.” dedi.

KIŞ FESTİVALLERİYLE YEREL EKONOMİ CANLANABİLİR

Van mutfağının kış turizmiyle bütünleştirilmesinin hem ziyaretçilere farklı deneyimler sunacağını hem de yerel üreticilere ekonomik katkı sağlayacağını belirten Ayhan, gastronomi etkinliklerinin artırılmasını önerdi. Ayhan, “Gastronomi, Van'ın en güçlü alanlarından biri. Van kahvaltısı kent için önemli bir marka değeri taşıyor. Ancak gastronomi turizmini sadece kahvaltıyla sınırlandırmamalıyız. Keledoş, helise, ayran aşı, kavut, murtuğa ve yöresel peynir çeşitleri kış turizmiyle buluşturulabilir. Yemek atölyeleri, kış gastronomi festivalleri ve kırsal lezzet rotaları bu açıdan değerlendirilebilir. Bu etkinlikler, yerel üreticilerin ve kadın kooperatiflerinin turizmden daha fazla pay almasını da sağlayabilir.” ifadelerini kullandı.

Van Genel 23

TURİSTİN VAN'DA GEÇİRECEĞİ İKİ GÜN PLANLANMALI

Van’da gece etkinliklerinin ve kültürel faaliyetlerin artırılması gerektiğini belirten Ayhan, ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasını sağlayacak programların hazırlanabileceğini söyledi. Ayhan, “Gece etkinlikleri konusunda ise Van'ın gelişmeye ihtiyacı var. Yöresel müzik dinletileri, gastronomi deneyimleri, kültür-sanat programları ve kış festivalleri, yerel kültüre uygun seçenekler olarak öne çıkarılabilir. Doğa sporları açısından da yüksek dağlar ve farklı peyzajlar önemli fırsatlar sunuyor. Fakat her doğal alanın doğrudan turizme açılmasını doğru bulmuyorum. Bu alanlar hem sürdürülebilirlik hem de spor güvenliği bakımından değerlendirilmeli; özellikle çığ riski, profesyonel rehberlik ve çevresel taşıma kapasitesi dikkate alınmalı.” dedi.

Turizm faaliyetlerinin birbiriyle ilişkilendirilmesinin önemine değinen Ayhan, “Kısacası Van'ın sorunu tamamlayıcı turizm unsurlarının yokluğu değil, bunların birbiriyle yeterince ilişkilendirilememesi. Artık yalnızca kayak merkezini nasıl geliştireceğimizi değil, ziyaretçinin Van'da iki veya üç gününü nasıl geçireceğini de düşünmeliyiz. Bunun için farklı deneyimleri birleştiren, satın alınabilir kış turizmi paketleri hazırlanabilir.” diye konuştu.

İRANLI TURİSTLER İÇİN ALIŞVERİŞ DIŞINDA ALTERNATİFLER OLUŞTURULMALI

Van turizminin önemli bölümünü oluşturan İranlı ziyaretçilerin farklı turizm faaliyetlerine yönlendirilmesi gerektiğini belirten Ayhan, kentin dört mevsim turizm potansiyelinin değerlendirilmesini istedi. Ayhan, “Bu soruyu yalnızca kış aylarıyla sınırlandırmadan, Van'ın dört mevsim turizm potansiyeli açısından ele almak isterim. İran pazarı bizim için çok önemli. Ancak turizmin geleceğini tek bir dış pazara dayandırmak ciddi riskler taşıyor. İranlı ziyaretçilerin önemli bir bölümünün alışveriş amacıyla Van'ı tercih ettiğini biliyoruz. Yine de bu pazarı yalnızca alışveriş üzerinden değerlendirmemeliyiz. Kültürel miras, gastronomi, doğa, sağlık ve kış turizmi için farklı ziyaretçi gruplarına hitap eden ürünler geliştirebiliriz.” dedi.

TURİST SAYISI KADAR HARCAMASI DA ÖNEMLİ

Turizm politikalarının doğru belirlenebilmesi için ziyaretçilerin seyahat alışkanlıklarının araştırılması gerektiğini ifade eden Ayhan, güncel verilerin önemine dikkat çekti. Ayhan, “Bunun yolu da güncel hedef pazar araştırmalarından geçiyor. Turistlerin neden geldiklerini, kaç gün kaldıklarını, hangi hizmetleri satın aldıklarını ve yeniden gelmek isteyip istemediklerini düzenli olarak ölçmeliyiz. Öte yandan Türkiye iç pazarındaki tanıtım çalışmalarımızı da güçlendirmemiz gerekiyor. Van, sadece komşu ülkelerden gelenler için değil, Türkiye'nin farklı şehirlerinde yaşayanlar için de dört mevsim cazip olabilir.” ifadelerini kullandı.

VAN İÇİN DÖRT MEVSİMLİK TURİZM MODELİ ÖNERİSİ

Van’da turizm faaliyetlerinin yılın tamamına yayılabileceğini belirten Ayhan, her mevsime uygun farklı turizm ürünlerinin oluşturulması gerektiğini söyledi. Ayhan, “İlkbaharda doğa ve kültür turları, yazın Van Gölü ve yayla turizmi, sonbaharda gastronomi ve kültürel miras rotaları, kışın da spor ve termal turizm öne çıkarılabilir. Elbette tanıtım tek başına yeterli değil. Van'ın dijital platformlarda görünür olması, farklı dillerde bilgi sunması, kolay rezervasyon imkânları sağlaması ve turistik ürünlerini seyahat acentaları aracılığıyla pazarlaması gerekiyor. Asıl hedefimiz İran pazarından vazgeçmek değil; bu pazardaki gücümüzü korurken iç ve dış pazarlarda daha geniş bir ziyaretçi kitlesine ulaşmak olmalı.” dedi.

KIŞ TURİZMİNİN EKONOMİK GETİRİSİ ÖLÇÜLMELİ

Kış turizminin Van ekonomisine sağlayacağı katkının ortaya konulabilmesi için ayrıntılı ekonomik analizlerin yapılması gerektiğini belirten Ayhan, turizm gelirlerinin yerel ekonomiye yansımasının da araştırılması gerektiğini söyledi. Ayhan, “Kış turizminin Van ekonomisine yıllık katkısını kesin bir rakamla ifade etmek için ayrıntılı ekonomik etki analizlerine ihtiyacımız var. Çünkü yalnızca ziyaretçi sayısını değil; konaklama süresini, kişi başı harcamayı ve turizm gelirinin ne kadarının yerel ekonomide kaldığını da bilmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Turizmin gelişmesinin birçok sektöre katkı sağlayacağını belirten Ayhan, “Kış turizmi geliştiğinde otellerin yanı sıra restoranlar, seyahat acentaları, turist rehberleri, ulaşım işletmeleri, yöresel ürün üreticileri, esnaf ve kadın kooperatifleri de bundan yararlanabilir. Turizm hareketliliğinin kış aylarına yayılması, mevsimselliği azaltarak istihdamın sürekliliğine katkı sağlayabilir.” diye konuştu.

VAN TURİZMİ İÇİN YENİ YOL HARİTASI ÇAĞRISI

Van Turizm Master Planı’nın mevcut hedeflerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ayhan, yeni dönem için hazırlıklara şimdiden başlanmasını önerdi. Ayhan, “Ancak ekonomik katkının yanında Van turizminin gelecek yıllarda nasıl planlanacağı ve yönetileceği de önemli. Bu nedenle yeni dönem Turizm Master Planı'nın hazırlıklarına şimdiden başlanması gerektiğini düşünüyorum. Yeni plan hazırlanırken önce mevcut planın hedefleri gözden geçirilmeli; nelerin gerçekleştirildiği, nelerin eksik kaldığı ve nedenleri açıkça ortaya konulmalı.” dedi.

TURİZMDE ORTAK AKIL VE İŞ BİRLİĞİ VURGUSU

Turizm politikalarının oluşturulmasında kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve yerel halkın birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Ayhan, sektörün tek bir kurumun çalışmalarıyla geliştirilemeyeceğini söyledi.Ayhan, “Bu süreçte iki konuyu özellikle önemsiyorum. İlki, yeni planın bütün turizm paydaşlarının katılımıyla hazırlanması. Valilik, yerel yönetimler, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ilgili kamu kurumları, üniversiteler, kalkınma ajansı, ticaret ve sanayi odaları, seyahat acentaları, turist rehberleri, konaklama ve yiyecek-içecek işletmeleri, sivil toplum kuruluşları ve yerel halk mutlaka sürece dâhil edilmeli. Turizm tek bir kurumun geliştirebileceği bir sektör değil; kamu, özel sektör, akademi ve yerel toplumun sürekli iş birliğini gerektiriyor.” ifadelerini kullandı.

HEDEFLER KÂĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI

Turizmde hazırlanan planların uygulamaya geçirilmesinin önemine dikkat çeken Ayhan, somut hedefler ve sorumluluklar içeren bir eylem planının hazırlanması gerektiğini belirtti. Ayhan, “İkinci konu ise master plandaki hedefleri uygulamaya dönüştürecek ayrıntılı bir Turizm Eylem Planı'nın hazırlanması. Master plan nereye ulaşmak istediğimizi ortaya koyarken eylem planı, hedeflere kimlerin, hangi kaynaklarla ve ne zaman ulaşacağını belirler. Bu nedenle yeni dönemde her hedef için sorumlu kurumlar, iş birliği yapılacak paydaşlar, uygulama takvimi, finansman kaynakları ve ölçülebilir başarı göstergeleri açıkça tanımlanmalı. Kurumların görev ve sorumlulukları da bir yönerge veya uygun bir kurumsal düzenlemeyle netleştirilmeli.” dedi.

VAN'IN YENİ DEĞERLERE DEĞİL, MEVCUT ZENGİNLİKLERİNİ YÖNETMEYE İHTİYACI VAR

Van’ın turizmde kalıcı başarı sağlayabilmesi için mevcut kaynakların doğru planlanması gerektiğini belirten Ayhan, turizm gelirlerinin artırılmasının yanı sıra doğal ve kültürel mirasın korunmasının da önem taşıdığını ifade etti. Ayhan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Turizmde başarıyı yalnızca yeni tesislerle veya artan ziyaretçi sayısıyla ölçemeyiz. Turizmin yerel ekonomiye katkısı, oluşturduğu istihdam, doğal ve kültürel mirasın korunmasına desteği ve yerel halkın yaşam kalitesi üzerindeki etkisi de önemli. Bir Vanlı ve turizm akademisyeni olarak şehrimizin turizm potansiyeline inanıyorum. Ancak artık yalnızca bu potansiyelden söz etmekle yetinmemeliyiz. Van'ın asıl ihtiyacı yeni turistik kaynaklar keşfetmek değil; sahip olduğu değerleri bilimsel planlama, paydaş iş birliği, nitelikli turistik ürünler ve etkili destinasyon yönetimiyle ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmek. Bence Van turizminin geleceği de bu değerleri ne kadar doğru yöneteceğimize bağlı.”

Muhabir: MESUT TEMEL