SBÜ Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, son yıllarda özellikle gençler arasında yaygınlaşan nargile kullanımının kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkileri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, nargilenin sigaradan daha az zararlı olduğu yönündeki yaygın düşünceye dikkat çekerek, konuya ilişkin yapılan araştırmalardan veriler paylaştı. Nargilenin artık yalnızca kafelerde değil ev, balkon ve teraslarda da tüketildiğini belirten Sarıkaya, bu durumun pasif maruziyeti de beraberinde getirdiğini söyledi.
“807 BİN KİŞİYİ KAPSAYAN ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI DİKKAT ÇEKİCİ”
Sarıkaya, nargile kullanımına ilişkin geniş kapsamlı araştırmanın sonuçlarını şöyle aktardı: “2025 yılında yayımlanan, 191 araştırmayı ve 807 binden fazla katılımcıyı kapsayan kapsamlı bir meta-analiz, nargile kullanımının sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu. Nargile kullanan bireylerde koroner arter hastalığı görülme olasılığı 1,56 kat, inme görülme olasılığı 3,1 kat ve kardiyovasküler ölüm riski 1,23 kat daha yüksek bulundu. Elbette bu araştırmaların önemli bir bölümü gözlemsel çalışmalardan oluşuyor. Bu nedenle doğrudan neden sonuç ilişkisi kurmak mümkün değil. Ancak elde edilen bulgular nargilenin kalp ve damar sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturabileceğini düşündürüyor.”
“TEK BİR NARGİLE SEANSI BİLE KALBİ ETKİLİYOR”
Amerikan Kalp Derneğinin yayımladığı bilimsel bildiride yer alan verilere de değinen Sarıkaya, şu ifadeleri kullandı: “Amerikan Kalp Derneğinin 2019 yılında Circulation dergisinde yayımladığı bilimsel bildiride, kısa süreli nargile kullanımının bile kalp hızını ve kan basıncını artırabildiği gösterildi. Yalnızca 15–30 dakikalık kullanım sonrasında kalp hızında dakikada 6–13 atım, sistolik kan basıncında ise 3–16 mmHg artışlar bildirildi. Üstelik nargile dumanının sudan geçmesi, zararlı maddelerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Nargile dumanı nikotin, karbonmonoksit, ince partiküller ve çeşitli toksik maddeler içeriyor.”
“EVDE NARGİLE KULLANIMI AİLEYİ DE ETKİLİYOR”
Kapalı alanlarda nargile kullanımına da değinen Sarıkaya, yalnızca kullanan kişinin değil aynı ortamda bulunanların da dumana maruz kaldığını belirterek şöyle devam etti: “Özellikle üzerinde durmamız gereken konulardan biri de ev ortamında nargile kullanımı. Çünkü kapalı ortamlarda nargile dumanına yalnızca kullanan kişi değil, aynı ortamda bulunan diğer insanlar da maruz kalıyor. Çocuklar, yaşlılar, gebeler ve kalp hastaları açısından bu durum daha da önemli. Nargile kullanımını bireysel bir tercih olarak değerlendirebiliriz. Ancak ortaya çıkan dumanın başkalarının sağlığını da etkilediğini unutmamalıyız.”
“GENÇ OLMAK KALP HASTALIĞINDAN KORUMUYOR”
Genç yaşta olmanın tütün kullanımının etkilerini ortadan kaldırmadığını ifade eden Sarıkaya, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Genç yaşta olmak, bugün herhangi bir şikâyetimizin bulunmaması veya düzenli spor yapmak, tütünün zararlarını ortadan kaldırmıyor. Ateroskleroz yıllar içerisinde gelişen, çoğu zaman sessiz ilerleyen bir hastalık. Bugün önemsemediğimiz alışkanlıklar, gelecekte ciddi sağlık sorunlarıyla karşımıza çıkabilir.”
“KALBİMİZ İÇİN GÜVENLİ BİR TÜTÜN DUMANI YOKTUR”
Koruyucu sağlık yaklaşımının önemine değinen Sarıkaya, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Bir insanın kalp krizi geçirmesini önlemek, geçirdiği kalp krizini tedavi etmek kadar değerlidir. Bu nedenle nargile kullanımının özellikle gençler arasında normalleşmesini, kafelerden evlere kadar yayılmasını ve zararsız bir alışkanlık gibi sunulmasını önemsemeliyiz. Çünkü nargile dumanı sudan geçiyor olabilir ama zararlı maddeleri kan dolaşımımıza, oradan da kalbimize ulaşıyor. Unutmayalım: Kalbimiz için güvenli bir tütün dumanı yoktur.”




