Van Gölü Havzası’nın yüksek kesimlerinde başlayan kar yağışları, gelecek yılın su kaynakları açısından umut oldu. Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akkuş, dağlarda biriken karların 2027 yılının ilkbahar ve yaz aylarında akarsuları, yer altı sularını ve Van Gölü’nü besleyeceğini belirterek, suyun doğru yönetilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Van Gölü Havzası’nda yüksek kesimlerin karla kaplanması, uzun süredir su kaynakları üzerindeki baskının hissedildiği bölgede gelecek yıl için umutları artırdı. Kış aylarında dağların zirvelerinde birikecek kar örtüsü, ilkbahar ve yaz aylarında eriyerek akarsuların debisine, toprağın nemine ve yer altı su kaynaklarına katkı sağlayacak. Ancak uzmanlara göre yalnızca kar yağışının bol olması, su sıkıntısının yaşanmayacağı anlamına gelmiyor. Tarımsal sulamadan şehir şebekelerine kadar suyun kullanım biçimi, havzanın geleceğinde belirleyici rol oynuyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü Havzası’nda başlayan kar yağışlarını değerlendirerek, dağlarda birikecek karın bölgenin su geleceği açısından önemine dikkat çekti.

DAĞLAR DOĞAL SU DEPOLARI GÖREVİ GÖRÜYOR

Kar yağışlarının başlamasının sevindirici olduğunu belirten Akkuş, yüksek kesimlerde oluşacak kar örtüsünün gelecek yılın su kaynakları açısından önemli bir rezerv oluşturacağını ifade etti. Akkuş, “Van Gölü Havzası’nın yüksek kesimlerinde kar yağışlarının başlaması çok sevindirici. Dağlarımızın beyaza bürünmesi, önümüzdeki yılın su kaynakları açısından umut verici bir başlangıç. Sonbahar ve kış boyunca dağların doruklarında birikecek kar örtüsü, 2027 yılının özellikle ilkbahar ve yaz aylarında ihtiyaç duyacağımız suyun önemli kaynaklarından biri olacak.” dedi.

“YÜKSEK DAĞLARIN DOĞAL SU DEPOLARI VAR”

Yüksek dağların doğal su depoları olduğunu vurgulayan Akkuş, karların ilkbahardan itibaren kademeli olarak erimesinin akarsuların beslenmesi ve yer altı su kaynaklarının yenilenmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Akkuş, “Yüksek dağlar, karı bünyesinde tutan doğal su depolarıdır. Biriken karların ilkbahardan itibaren kademeli olarak erimesi, akarsuların beslenmesine, toprağın nem kazanmasına, yer altı su kaynaklarının yenilenmesine ve Van Gölü’ne ulaşan su miktarının artmasına katkı sağlar. Bu nedenle dağlarda biriken kar, havzadaki yaşamın devamlılığı açısından çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

KAR SULARI İNCİ KEFALİNİN YAŞAMINI DA ETKİLİYOR

Havzadaki su kaynaklarının yalnızca içme ve tarımsal sulama açısından değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Akkuş, su miktarının doğal yaşamın devamlılığı için de hayati önem taşıdığını kaydetti. Su seviyesinin tarımsal üretimden sulak alanlara, inci kefalinin üreme göçü gerçekleştirdiği akarsulardan Van Gölü’nün su dengesine kadar geniş bir alanı etkilediğini belirten Akkuş, şöyle konuştu:

“Havzada yeterli suyun bulunması, tarımsal üretimden sulak alanların korunmasına, inci kefalinin üreme göçünü gerçekleştirdiği akarsulardan Van Gölü’nün su dengesine kadar bütün yaşamı ilgilendiriyor. Dileğimiz, kar yağışlarının kış boyunca devam etmesi ve eriyen kar sularının baharla birlikte akarsularımızı, kaynaklarımızı ve Van Gölü’nü beslemesidir.”

Van’ın Çaldıran İlçesi Beyaza Büründü!
Van’ın Çaldıran İlçesi Beyaza Büründü!
İçeriği Görüntüle

BOL KAR YAĞIŞI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Kar yağışlarının umut verici olduğunu ancak su kaynaklarının korunması için bilinçli tüketim ve doğru yönetimin şart olduğunu vurgulayan Akkuş, mevcut su kullanımındaki sorunlara dikkat çekti. Tarımsal sulamada yaşanan verimsizlik, şehir şebekelerindeki kayıp ve kaçaklar ile kontrolsüz su tüketiminin bol yağışlı dönemlerde dahi su sıkıntısına yol açabileceğini belirten Akkuş, şu uyarılarda bulundu:

“Kar yağışının bol olması kadar, suyu nasıl yönettiğimiz ve kullandığımız da önemlidir. Tarımsal sulamada su verimsiz kullanılıyor, şebekelerdeki kayıp ve kaçaklar önlenmiyor, şehir merkezinde patlayan borular günlerce onarılmadan bekletiliyor ve akarsulardan ve yer altı kaynaklarından kontrolsüz su çekilmeye devam ediliyorsa, bol yağışlı yıllarda bile su sıkıntısı yaşayabiliriz.”

‘SUYUN HER DAMLASINI ÖZENLE DEĞERLENDİRMELİYİZ’

Havzanın geleceği için su kullanımının mevcut kaynakların kapasitesine göre planlanması gerektiğini dile getiren Akkuş, doğal yaşamın ihtiyaç duyduğu suyun da korunması çağrısında bulundu. Akkuş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Dağlarımızda biriken karın bereketini geleceğe taşıyabilmek için suyun her damlasını özenle değerlendirmeli, kullanımımızı havzanın su bütçesine göre planlamalı ve doğal yaşamın ihtiyaç duyduğu suyu korumalıyız. Yağışla büyüyen umudumuz, ancak bilinçli tüketim ve doğru su yönetimiyle kalıcı bir kazanıma dönüşebilir.”

Muhabir: MESKİN OLCAY