Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü havzasında artan yağışlara rağmen kuraklık riskinin devam ettiğini vurguladı. Akkuş, yanlış su yönetimi değişmezse bölgenin ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacağını söyledi.
Van Gölü havzası, kapalı yapısı ve sınırlı su kaynakları nedeniyle Türkiye’de kuraklıktan en fazla etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Son yıllarda yağış miktarındaki düzensizlik, özellikle kış aylarında kar yağışının azalması ve yaz aylarında artan buharlaşma, bölgedeki su dengesini ciddi şekilde tehdit ediyor. Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte, Van ve çevresinde akarsu debilerinin düşmesi, tarımsal üretimin zorlaşması ve ekosistemin zarar görmesi gibi sorunlar daha görünür hale gelirken, uzmanlar bu durumun sadece iklimle açıklanamayacağını vurguluyor. Bu kapsamda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, kuraklık ve su yönetimine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
“GEÇTİĞİMİZ YIL EN KURAK DÖNEMLERDEN BİRİYDİ”
Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, 2025 yılının Şubat ayının son 60 yılın en kurak dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, “Son yıllarda hepimizin gündeminde olan kuraklık ve yağış azlığı önemli bir sorun. Özellikle 2025 yılı Şubat ayı, son 60 yılın en kurak Şubat ayı olarak geçti. Yağışlarda yüzde 60’tan fazla bir azalma yaşandı” dedi.
“VAN GÖLÜ HAVZASI KAPALI BİR SİSTEM”
Van Gölü havzasının kapalı bir havza olduğuna dikkat çeken Akkuş, su dengesinin oldukça hassas olduğunu ifade ederek, “Van Gölü havzasında çok basit bir su denklemi var. Su girdisini kışın yağan kar ve yağmur oluştururken, su çıktısını yalnızca buharlaşma oluşturuyor. Kış aylarında yeterli kar yağışı olmazsa yaz aylarında ciddi su sorunları yaşıyoruz. Akarsu debileri düşüyor ve kuraklık kaçınılmaz hale geliyor.” diye konuştu.
“KURAKLIK BİR SONUÇ, ASIL MESELE YÖNETİM”
Kuraklığın tek başına bir neden değil, bir sonuç olduğuna dikkat çeken Akkuş, toplumda yaygın olan yanlış algıya da değinerek, “Küresel iklim değişimi elbette önemli bir etken. Ancak kuraklığı ortaya çıkaran faktörlerden sadece biri. Eğer biz suyu doğru yönetemezsek, ne kadar yağış olursa olsun bu bize yetmez. Etkin su yönetimi yapamazsak sorun büyüyerek devam eder.”ifadelerini kullandı.
“YAĞIŞLAR ARTTI AMA ÇÖZÜM DEĞİL”
Bu yıl yağışların geçen yıla göre yüzde 100’den fazla arttığını belirten Akkuş, bunun sevindirici ancak yeterli olmadığını söyledi ve şöyle konuştu:
“Kışın yağan karlar dağların zirvesinde bir su deposu gibi birikiyor. Yaz aylarında eriyerek akarsuları besliyor. Bu durum tarım ve ekosistem için büyük önem taşıyor. Ancak suyu etkin yönetmezsek bu artış kalıcı bir çözüm olmaz.”
“YANLIŞ TARIM VE SULAMA POLİTİKALARI RİSK OLUŞTURUYOR”
Artan nüfus ve genişleyen tarım alanlarına rağmen su kaynaklarının azaldığını belirten Akkuş, mevcut uygulamaların sürdürülebilir olmadığını ifade ederek, “Eğer ürün desenimizi değiştirmezsek ve hala 1960-1970’li yılların sulama yöntemlerini kullanmaya devam edersek, ne kadar kar yağarsa yağsın bu geçici bir rahatlama sağlar. Çok su tüketen ürünlerde ısrar edilmesi ciddi bir risk oluşturuyor.” şeklinde konuştu.
“BÖLGESEL ÖRNEKLER TEHLİKEYİ GÖSTERİYOR”
Kuraklığın sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyoekonomik sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Akkuş, bölgedeki ülkelere dikkat çekerek, “İran, Suriye ve Irak gibi ülkelerde kuraklığın çok ciddi sonuçlarını görüyoruz. Geçtiğimiz yaz Tahran’ın susuzluk nedeniyle boşaltılması gündeme geldi. Suriye’de ise insanlar üretim yapamadığı için şehirlere göç etmek zorunda kaldı. Bu, sosyoekonomik kuraklığın en somut örneğidir.” dedi.
“VAN GÖLÜ’NE ULAŞAMAYAN AKARSULAR VAR”
Bölgedeki su kullanımına da dikkat çeken Akkuş, kontrolsüz müdahalelerin su döngüsünü bozduğunu belirterek “Bugün birçok akarsu yaz aylarında Van Gölü’ne ulaşamıyor. Çünkü suyun önüne gelişi güzel müdahaleler yapılıyor. Herkes kendi ihtiyacı için suyu yönlendiriyor. Bu durum ekosistemi ciddi şekilde tehdit ediyor.” diye konuştu:
“SU YÖNETİMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”
Su tüketimine ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Akkuş, etkin yönetimin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Bir kilogram buğday üretmek için yaklaşık 10 ton su gerekiyor. Bir kilogram et üretimi için ise yaklaşık 15 ton su harcanıyor. Bu şartlarda etkin su yönetimi olmadan hiçbir kaynak yeterli olmaz.”dedi.
“KALICI ÇÖZÜM İÇİN ACİL ADIM ŞART”
Son olarak Van Gölü havzasının yarı kurak bir bölgede yer aldığını hatırlatan Akkuş, geçici çözümler yerine uzun vadeli planlamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:
“Biz yarı kurak bir coğrafyada yaşıyoruz. Bir adım sonrası kurak bölge. Bu nedenle bugünden önlem almazsak gelecekte çok daha ciddi kuraklıklarla karşılaşacağız. Yağışların artması sevindirici ama tek başına çözüm değil. Asıl çözüm etkin ve sürdürülebilir su yönetimidir.”