Van Haber

Van İçin Kritik Çığ Uyarısı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, bölgede can ve mal kayıplarına yol açan çığ felaketlerini değerlendirdi.

Abone Ol

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, bölgede can ve mal kayıplarına yol açan çığ felaketlerini değerlendirdi. Çığ olaylarının doğanın rutin bir parçası olduğunu vurgulayan Alaeddinoğlu, felaketlerin asıl kaynağının riskli bölgelerdeki plansız insan faaliyetleri ve bilimsel veriden uzak yerleşim kararları olduğunu söyledi.

Van'ın Bahçesaray ve Çatak ilçelerinde geçmişte yaşanan ve hafızalardaki tazeliğini koruyan acı çığ olayları, kış aylarının gelmesiyle birlikte risk yönetimini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bölgedeki ulaşım ağlarının ve yerleşim birimlerinin büyük bir kısmının yüksek riskli yamaçlarda konumlandığına dikkat çekerek; çığ tünelleri ve koruyucu mühendislik yapılarının hayati önem taşıdığını vurguluyor.

"ÇIĞ DOĞANIN RUTİNİ, FELAKET İSE İNSANIN TEMASIDIR"

Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, çığların insan müdahalesi olsun ya da olmasın doğada sürekli gerçekleşen bir süreç olduğunu belirtti. Alaeddinoğlu, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çığlar, doğada sürekli yaşanan olaylardır. Ancak ne zaman ki insanoğlunun yaşamını etkiler, işte o zaman gündeme gelir. Bir yol kapandığında, bir ev ya da araç zarar gördüğünde ya da tırmanış, yürüyüş gibi faaliyetler sırasında insanlara zarar verdiğinde çığlardan söz ederiz. Oysa çığlar, insan olsun ya da olmasın, doğada sürekli yaşanan olaylardır. Havzanın tamamı düşünüldüğünde, özellikle güneydeki alanların önemli bir kısmı hem eğimli hem de diktir. Bu yamaçlarda aniden ve yoğun şekilde biriken kar örtüsü, çığın oluşması için uygun şartları oluşturur. Nitekim bu yıl da benzer bir durum yaşanmıştır. Aralık ayının sonları ile ocak ayının başlarında etkili olan yoğun kar yağışı, havzanın tamamında ciddi bir kar örtüsüne neden olmuş; bazı bölgelerde yarım ve bir metreyi aşan kar birikimi görülmüştür. Eğimin varlığıyla birlikte bu durum, çığların meydana gelmesine zemin hazırlamıştır."

YERLEŞİM PLANLAMASINDAKİ "HAFIZA" SORUNU

Önümüzdeki günlerde bölgede yeni çığ olaylarının yaşanma ihtimalinin yüksek olduğunu dile getiren Alaeddinoğlu, yerleşim planlamalarındaki ihmallere dikkat çekti:

"Çünkü bölgemizdeki yolların önemli bir kısmı bu eğimli alanlar boyunca uzanmakta; ilçeler ve köyler arası ulaşım çoğu zaman bu yamaçlar üzerinden sağlanmaktadır. Buna bir de insan kaynaklı ihmaller eklendiğinde risk daha da artmaktadır. Aslında temel sorun şudur; köy ve şehir yerleşimlerini planlarken, çığ, kaya düşmesi, taşkın ve sel gibi doğal tehlikeleri yeterince dikkate almıyoruz. Aslında bu olaylar geçmişte yaşanmış, defalarca tekrar etmiştir. Ancak insanoğlu, eğer bir olay 10-20 yıl yaşanmadıysa, sanki hiç yaşanmayacakmış gibi davranmakta ve bu alanlara evler inşa edebilmektedir. Dere yataklarına, taşkın alanlarına yapılaşmaya gidilmesi bunun en somut örneklerindendir."

BİLİMSEL VERİ IŞIĞINDA ÖNLEM ÇAĞRISI

Sorunun çığın kendisinden ziyade, doğanın bu gücüne karşı alınan tedbirlerin yetersizliği olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alaeddinoğlu, çözüm yollarını şöyle sıraladı:

"Asıl sorunun çığın kendisi olmadığına dikkat çeken Alaeddinoğlu, "Sorun, geçmişte de çığ yaşanan bu alanlardan yol geçirmemiz, evler inşa etmemizdir. Bugün yaşanan çığlar da geçmişte yaşananların bir devamıdır. İnsanoğlunun temel hatası, doğanın oluşturabileceği olumsuzlukları görmezden gelmesidir. Eğer bir yol bu tür bir alandan geçirilecekse, çığ düşme ihtimali mutlaka dikkate alınmalı ve gerekli önlemleri alınmalıdır. Yol üstü kaplama sistemleri gibi çözümlerle araçların güvenli geçişi sağlanmalıdır. Eğer bir yerleşim alanı söz konusuysa, insanlara bu bölgelerde yapılaşmanın riskli olduğu açıkça anlatılmalı, gerekirse bu alanlarda yerleşime izin verilmemelidir. Dolayısıyla çığ doğal bir olaydır ve bugün yaşanan çığların önemli bir kısmı geçmişte de yaşanmıştır, yaşanmaya da devam edecektir. Asıl sorun, bu çığ alanlarına insan eliyle yapılan yapılaşmalar ve bu yapılaşmalar gerçekleştirilirken gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Bu ihmaller, ne yazık ki can ve mal kayıplarına yol açmaktadır."