Ehmedê Xanî’nin Mem û Zîn adlı eserinin 257 yıllık el yazması nüshasından yola çıkılarak hazırlanan kitap, Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen lansman programıyla tanıtıldı. Psikoloji profesörü Aram Mahir Taha ve Doç. Dr. Yakup Aykaç, eserin gün yüzüne çıkarılma sürecini ve Kürt dili ile edebiyatı açısından taşıdığı önemi anlattı.

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda, Ehmedê Xanî’nin Mem û Zîn adlı eserinin 257 yıllık el yazması nüshasından hareketle hazırlanan kitabın lansman programı düzenlendi. Akademik çalışmalar sonucunda hazırlanan eserin tanıtıldığı programda, tarihî nüshanın korunması, Kürt edebiyatının önemli isimlerinin tanıtılması ve dilin gelecek kuşaklara aktarılması konuları öne çıktı.

80B255Aa D476 45Ea 931C B9E9A9986584

“257 SENE ÖNCEKİ EL YAZMASINI GÜNÜMÜZE KAZANDIRDIK”

Prof. Dr. Aram Mahir Taha, Ahmedi Hani Enstitüsü aracılığıyla Van’da da faaliyet yürüttüklerini belirterek çalışmalarının amacını anlattı. Taha, “İsveç'te ana merkezini oluşturduğumuz Ahmedi Hani Enstitüsü'nün Van'da da bir şubesi var. Bunun üzerinden Van'da Ahmedi Hani ve öncesi Kürt büyüklerini tanıtmak amacıyla faaliyet yürütmekteyiz. Bugünkü yaptığımız aktivitenin içeriği ise bizlerin çabasıyla elde ettiğimiz Ahmedi Hani'nin bundan 257 sene önce el yazması eserini biz günümüze kazandırdık bir takım akademik çalışmayla. Bugün onun basın tanıtımı söz konusuydu. Onun için buradayız bugün” ifadelerini kullandı.



“ÇALIŞMA FARKLI ŞEHİR VE ÜNİVERSİTELERDE YÜRÜTÜLDÜ”

Çalışmanın farklı şehirlerde ve üniversitelerde yürütüldüğünü belirten Taha, “Esasen bu çalışmayı birçok yerde yürüttük. Ticaret ve Sanayi Odası bize müthiş bir yol açtı. Biz de o yolun üzerinde ciddi bir akademik araştırmayla bu eseri günümüz koşul günümüze kavuşturduk yani” dedi.

“EHMEDÊ XANÎ ANLAŞILDIKÇA COĞRAFYAMIZIN YÖNÜ AYDINLANIR”

Mem û Zîn’in bölge açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taha, Polonya’da katıldığı bir konferansta yaşadığı bir diyaloğu anlattı. Taha, “Polonya'da katıldığım bir konferansta Polonyalı bir profesör bana çok önemli bir şey söyledi. Daha önce kendisine verdiği Mem û Zîn okumuştu. Arkasından bana dedi ki, ‘Ya hoca, bir şey söyleyeceğim. Ne zaman ki sizin coğrafyanız Ehmedê Xanî'yi anlar, bilince çıkarırsa sizin coğrafyanızın yönü aydınlanır’” ifadelerini kullandı.

“DİL OLMADAN HAYAT OLMUYOR”

Ahmedi Hani Enstitüsü’nün çalışmalarının yalnızca Ehmedê Xanî ile sınırlı olmadığını belirten Taha, Kürt dili ve edebiyatına katkı sunan tarihî şahsiyetlerin de tanıtılması gerektiğini söyledi. Taha, “Enstitümüzün ismi Ahmedi Hani Enstitüsü ama yani siz bunu Baba Uryan'dan Ali Hariri'ye, Mele Ciziri'den Feqiye Teyran'a, Mele Bahtiye'ye kadar Kürt, Kürtlüğe, diline önem veren herkesin gündemde sizin kuşağınızın, sizden sonraki kuşağın da bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.


MEM Û ZÎN ÖNEMLİ ROLE SAHİP

Çalışmalarının temel hedefini de açıklayan Taha, “Bunun için de elimizden geldiği kadar toprağın derinliklerinde kalmış yani kaybedilmeye çalışılmış, kaybolmuş değerleri yüz yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Mem û Zîn bu anlamıyla çok önemli bir role sahip. Ahmedi Hani ve onun şaheseri Mem û Zîn anlaşıldıkça emin ol birbirimizi çok daha iyi anlayacağız” ifadeleriyle tamamladı.

  1. 0Acbc5Ac De09 4Ccd A67D D8F84Bac335A

“ÖZGÜN NÜSHAYI YAYIMLAMAK İSTEDİK”

Programda konuşan Doç. Dr. Yakup Aykaç da 257 yıllık el yazması nüshanın hazırlanma ve yayımlanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aykaç, konuşmasında özgün nüshanın korunarak tıpkıbasım yöntemiyle yayımlanmasının önemine dikkat çekti. Mem û Zîn’in Kürt edebiyatındaki yerini vurgulayan Aykaç, tarihî eserin aslına uygun biçimde yayımlanmasıyla hem eserin özgün yapısının korunmasının hem de kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının amaçlandığını belirtti.

Vanspor Taraftarına Müjde Başkan İlk Kez Konuştu
Vanspor Taraftarına Müjde Başkan İlk Kez Konuştu
İçeriği Görüntüle

Projenin hayata geçirilmesinde Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın desteğine değinen Aykaç, Van TSO Başkanı Necdet Takva’ya teşekkür etti. Aykaç, çalışmanın Van ve bölge açısından önemli bir kültürel kazanım olduğunu ifade etti.

Muhabir: MESKİN OLCAY