SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, teknolojinin gelişmesiyle birlikte giderek yaygınlaşan dijital yalnızlığa dikkat çekti.

Vanspor-Ümraniyespor Maçında Gol Geldi! Ümraniyespor 1-0 Öne Geçti
Vanspor-Ümraniyespor Maçında Gol Geldi! Ümraniyespor 1-0 Öne Geçti
İçeriği Görüntüle

Teknolojinin hızla gelişmesi ve dijital iletişim araçlarının günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi, insan ilişkilerinde yeni bir dönemi beraberinde getirdi. Sosyal medya platformları sayesinde dünyanın farklı noktalarındaki insanlarla saniyeler içerisinde iletişim kurulabilirken, yüz yüze ilişkilerin giderek azalması ise dijital yalnızlık sorununu gündeme taşıdı. SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, modern çağın önemli sorunlarından biri haline gelen dijital yalnızlığın bireyler ve toplum üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"İLETİŞİM İMKÂNLARIMIZ ARTTIKÇA GERÇEK BAĞLARIMIZ ZAYIFLIYOR"

Dijitalleşmenin insan hayatına sağladığı kolaylıklara rağmen sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğine dikkat çeken Sarıkaya, teknolojinin insanları birbirine yaklaştırırken aynı zamanda uzaklaştırabildiğini ifade etti. Sarıkaya, "İnsanlık tarihinde belki de hiç bu kadar kolay iletişim kurabildiğimiz bir dönem olmadı. Dünyanın öbür ucundaki birine saniyeler içinde ulaşabiliyor, yüzlerce insanın hayatını takip edebiliyor, binlerce kişiyle aynı dijital ortamı paylaşabiliyoruz. Ama garip bir çelişki yaşıyoruz. İletişim imkânlarımız arttıkça, gerçek bağlarımız zayıflıyor" dedi.

"ARTIK YALNIZ KALMAK İÇİN TEK BAŞIMIZA OLMAMIZ GEREKMİYOR"

Günlük yaşamda insanların aynı ortamı paylaşmalarına rağmen birbirleriyle yeterince iletişim kuramadıklarını belirten Sarıkaya, özellikle akıllı telefon kullanımının sosyal ilişkiler üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Sarıkaya, "Bir restorana bakın. Aynı masada oturan dört insan, dört ayrı ekrana bakıyor. Bir eve bakın. Herkes aynı salonda ama herkes başka bir dünyada. Bir arkadaş toplantısına bakın. Sohbetin ortasında telefonlar kontrol ediliyor, bildirimler gerçek insanların önüne geçiyor. Artık yalnız kalmak için tek başımıza olmamız gerekmiyor. Kalabalıkların içinde de yalnızız" ifadelerini kullandı.

"BİZİ KAÇ KİŞİ GERÇEKTEN DİNLİYOR?"

Sosyal medyadaki arkadaş ve takipçi sayısının gerçek sosyal ilişkilerin gücünü göstermediğini vurgulayan Sarıkaya, dijital dünyadaki görünürlüğün bireylerin yalnızlık hissini her zaman ortadan kaldırmadığını belirtti.

Sarıkaya, "Sosyal medyada yüzlerce arkadaşımız, binlerce takipçimiz olabilir. Paylaşımlarımız beğenilebilir, fotoğraflarımıza yorumlar yapılabilir. Ancak zor bir gün geçirdiğimizde gerçekten konuşabileceğimiz kaç insanımız var? Bizi kaç kişi gerçekten dinliyor? Ve biz kaç kişiyi gerçekten dinliyoruz?" diye konuştu.

"YALNIZLIK FİZİKSEL SAĞLIĞI DA OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİYOR"

Yalnızlığın yalnızca duygusal bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sarıkaya, uzun süreli yalnızlık ve sosyal izolasyonun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin bilimsel araştırmalara dikkat çekti. Sarıkaya, "Psikoloji ve halk sağlığı araştırmaları, yalnızlığın yalnızca duygusal bir mesele olmadığını gösteriyor. Süreğen yalnızlık ve sosyal izolasyon; depresyon, uyku bozuklukları, kardiyovasküler hastalıklar ve erken ölüm riskiyle ilişkili bulunuyor" ifadelerini kullandı.

Dijital teknolojinin tek başına yalnızlığın nedeni olarak gösterilemeyeceğini de vurgulayan Sarıkaya, teknolojinin bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, "Elbette dijital teknoloji tek başına yalnızlığın nedeni değil. Hatta doğru kullanıldığında insanları birbirine yaklaştırabiliyor. Ancak yüz yüze ilişkilerin yerini sürekli ekranların alması, sosyal bağlarımızın niteliğini olumsuz etkileyebiliyor" dedi.

"GÖRÜNÜR OLMAYI ANLAŞILMAKLA KARIŞTIRIYORUZ"

Dijital dünyada kurulan ilişkilerin gerçek hayattaki sosyal bağların yerini almaması gerektiğini ifade eden Sarıkaya, özellikle aile içi iletişimin ve arkadaşlık ilişkilerinin önemine değindi. Sarıkaya, "Belki de çağımızın en büyük sorunlarından biri, görünür olmayı anlaşılmakla, takip edilmeyi sevilmekle, mesajlaşmayı sohbet etmekle karıştırmamız. Çocuklarımızla aynı evdeyiz ama onları yeterince dinliyor muyuz? Anne babalarımızı aramak yerine mesaj göndermekle yetiniyor muyuz? Dostlarımızın hayatını sosyal medyadan takip ederken gerçekten nasıl olduklarını sormayı unutuyor muyuz?" ifadelerine yer verdi.

"BİRAZ DAHA AZ EKRANA, BİRAZ DAHA FAZLA BİRBİRİMİZİN YÜZÜNE BAKMALIYIZ"

Teknolojik gelişmelerin insan ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini ancak günlük yaşamda bunun her zaman gerçekleşmediğini belirten Sarıkaya, bireylerin ailelerine ve sosyal çevrelerine daha fazla zaman ayırması gerektiğini söyledi.Sarıkaya, "Teknoloji geliştikçe insan ilişkilerimizin de gelişmesi gerekirdi. Oysa bazen en yakınımızdaki insanlara bile uzaklaşıyoruz. Belki biraz daha az ekrana, biraz daha fazla birbirimizin yüzüne bakmalıyız. Birlikte yemek yemeli, uzun uzun sohbet etmeli, birbirimizi dinlemeliyiz. Çünkü insanın ihtiyacı yalnızca iletişim kurmak değil; anlaşılmak, önemsenmek ve bir yere ait hissetmektir" dedi.

"HERKESE ULAŞABİLİYORUZ AMA BİRBİRİMİZE DOKUNAMIYORUZ"

Dijital yalnızlığın modern çağın en önemli toplumsal sorunlarından biri haline geldiğine dikkat çeken Sarıkaya, sosyal medya üzerinden kurulan ilişkilerin gerçek dostlukların ve insani bağların yerini tutamayacağını vurguladı.

Sarıkaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Ve unutmayalım. Bir insanın binlerce takipçisi olabilir ama derdini anlatabileceği tek bir insanı olmayabilir. Çağımızın en büyük yalnızlığı belki de budur. Herkese ulaşabiliyoruz ama birbirimize dokunamıyoruz."

Muhabir: MESKİN OLCAY