Van’da 23 Ekim 2011’de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki deprem, kentte büyük yıkıma ve can kayıplarına neden oldu. Henüz depremin yaraları sarılmaya çalışılırken 9 Kasım 2011’de yaşanan ikinci büyük deprem, kentte yeni bir yıkıma yol açtı. Aradan geçen 15 yılda yeni konutlar inşa edildi, bazı bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmaları yürütüldü ve şehir yeniden şekillendi. Ancak yapı güvenliği, riskli binaların tespiti, plansız yapılaşma ve afet hazırlığı konusundaki soru işaretleri gündemdeki yerini koruyor.Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliğine (TMMOB) bağlı, Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO)Van Temsilcisi İskender Taş ile İnşaat Mühendisleri Odası (İMO)Van Şube Başkanı Yakup Ebiri’nin değerlendirmeleri, Van’ın depreme hazırlığı konusunda zemin analizlerinden yapı envanterine, kentsel planlamadan afet koordinasyonuna kadar birçok alanda çalışma yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Depreöm

VAN’IN ZEMİNİ VE PLANSIZ ŞEHİRLEŞME BÜYÜYOR

İskender Taş, Van’ın deprem gerçeğinin yalnızca fay hatları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek zemin özellikleri ve şehirleşme biçiminin de büyük önem taşıdığını söyledi.Van’da göl çökelleri ve alüvyon alanların bulunduğuna dikkat çeken Taş, bu tür zeminlerin yapılaşma öncesinde dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı. Sağlam kaya zeminlerle gevşek ve zayıf zeminlerin aynı özelliklere sahip olmadığını belirten Taş, yapıların zemine uygun mühendislik çözümleriyle inşa edilmesinin önemini dile getirdi.

VAN’IN HER MAHALLESİ AYNI RİSKİ TAŞIMIYOR

Taş, deprem tehlikesinin yalnızca ilçe isimleri üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti. Aynı ilçenin farklı mahallelerinde, hatta aynı bölgenin farklı kesimlerinde farklı zemin koşullarının bulunabileceğini belirten Taş, risk analizlerinin mahalle ve zemin ölçeğinde yapılması gerektiğini söyledi.Van’ın merkez ilçelerinden İpekyolu’nun önemli bir bölümünün alüvyon zeminlerden oluştuğunu belirten Taş, nüfus yoğunluğunun da dikkate alınmasıyla bu ilçenin zemin ve yerleşim açısından özel olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Tuşba ve Edremit’in bazı kesimlerinde de zemin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.2011 depremlerinde ağır hasar gören Erciş’in de zemin özellikleri bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taş’ın açıklamaları doğrultusunda, her bölgenin zemin etüdünün ve her yapının mühendislik ve denetim süreçlerinin ayrı ayrı ele alınması önem taşıyor.

Van’da Yeni Bir Deprem Olursa Ne Olacak Uzmanlardan Çarpıcı Açıklama (1)-2

VAN’DA AKTİF FAYLAR VAR: DEPREMİN TARİHİNİ ÖNCEDEN BİLMEK MÜMKÜN DEĞİL

Van ve çevresinde aktif fayların bulunduğunu belirten Taş, bölgedeki tektonik hareketlerin deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Arap levhası ile Avrasya levhası arasındaki hareketlerin bölgenin tektonik yapısı açısından önem taşıdığını dile getirdi.Geçmiş depremlerin ve jeolojik süreçlerin incelenmesinin gelecekteki tehlikelerin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirten Taş, deprem sonrasında uzman açıklamalarına ve kamuoyundaki tartışmalara ilginin arttığını, ancak zamanla bu ilginin azaldığını söyledi.Taş, deprem gerçeğinin yalnızca büyük sarsıntıların ardından hatırlanmaması gerektiğini vurgulayarak hazırlık çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.

DEPREM EĞİTİMİ İLKOKULDAN BAŞLAMALI

Taş’a göre deprem bilincinin yalnızca afet sonrasında yürütülen kampanyalarla oluşturulması yeterli değil. Çocukların küçük yaşlardan itibaren deprem konusunda eğitim alması, okullarda ders ve etkinliklere yer verilmesi, panellerin, konferansların ve tatbikatların düzenlenmesi gerekiyor.Öğrencilerin deprem öncesinde nasıl hazırlık yapacaklarını, deprem sırasında nasıl davranacaklarını ve sonrasında hangi adımları atacaklarını öğrenmeleri gerektiğini belirten Taş, eğitimin ilkokuldan lise son sınıfa kadar sürdürülmesini önerdi.

BİR BİNANIN ALTINDA NE VAR? ZEMİN ETÜDÜ VE DENETİMİN ÖNEMİ

Zemin sondajları, jeofizik çalışmalar ve mikrobölgeleme araştırmalarının birlikte değerlendirilmesiyle zeminin özelliklerinin ortaya konulabildiğini belirten Taş, elde edilen sonuçların uzmanlar tarafından yorumlanması gerektiğini söyledi.Zeminde sorun tespit edilmesi durumunda gerekli iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceğini ifade eden Taş, bu çalışmaların geoteknik uzmanlarının katkısıyla yürütülmesi ve belediyelerin denetim mekanizmalarının güçlü olması gerektiğini dile getirdi.

Van’da Yeni Bir Deprem Olursa Ne Olacak Uzmanlardan Çarpıcı Açıklama (1)-1

“VAN’DA YAPI STOKU ENVANTERİMİZ YOK”

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Van Şube Başkanı Yakup Ebiri ise kentteki binaların güvenlik durumuna ilişkin en önemli sorunlardan birinin kapsamlı yapı stoku envanterinin bulunmaması olduğunu söyledi.Ebiri, Van’da yapı stoku envanterinin oluşturulması için 2022 yılından bu yana çalışma yürüttüklerini, 2024 yılından itibaren de bu konudaki mücadelelerini sürdürdüklerini belirtti.Kentteki binaların risk durumunun söylentilerle veya sınırlı sayıdaki araştırmayla belirlenemeyeceğini vurgulayan Ebiri, Van’ın bütün mahallelerini kapsayan, standart yöntemlerle hazırlanmış ve güncel tutulabilen bir yapı stoku envanterine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.Böyle bir envanterin oluşturulmasının hangi binaların öncelikle incelenmesi gerektiğini ortaya koyacağını belirten Ebiri, kentsel dönüşüm çalışmalarının da somut verilere dayandırılabileceğine dikkat çekti.

ALİPAŞA MAHALLESİ’NDEKİ DETAY

Ebiri, Van’daki yapı stokuna ilişkin sınırlı sayıdaki bilimsel çalışmalardan biri olarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Murat Muvafık ile öğrencisi Bayram Akbaş tarafından hazırlanan Alipaşa Mahallesi araştırmasına işaret etti.Ebiri’nin aktardığı bilgilere göre, 2022 yılında hazırlanan yüksek lisans tezi kapsamında Alipaşa Mahallesi’ndeki yapı stoku incelendi ve yapıların yüzde 33’ü riskli kategoride değerlendirildi.Ortaya çıkmasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ebiri, araştırmanın yalnızca Alipaşa Mahallesi’ni kapsadığını ve Van genelindeki bütün binaların risk durumunu temsil etmediğini vurguladı.

“YAPI STOKUNUN YARISINDAN FAZLASI RİSKLİ OLABİLİR”

Van’daki yapıların genel durumuna ilişkin kesin bir istatistik bulunmadığını belirten Ebiri, kişisel değerlendirmesine göre kentteki yapı stokunun yarısından fazlasının risk taşıyor olabileceğini düşündüğünü söyledi.Özellikle 2011 depreminden önce inşa edilmiş, depremde ağır hasar görmesine rağmen güçlendirilmemiş olabilecek bazı binalara dikkat çeken Ebiri, bu tür yapılarda insanların yaşamaya devam ettiğini bildiğini ifade etti.Kesin teknik tespit yapılmadan bina bazında açıklama yapılmasının vatandaşlarda endişeye yol açabileceğini belirten Ebiri, Van’ın deprem hazırlıkları konusunda çok geride kaldığını düşündüğünü dile getirdi.Ebiri, “Van’ın depreme hazır oluş seviyesi bence yüzde 10 seviyelerinde bile değil” sözleriyle kentteki hazırlıkların yetersiz olduğu yönündeki değerlendirmesini paylaştı.

35-40 MİLYON LİRAYA YAPI STOKU TARAMASI YAPILABİLİR

Ebiri, Van’da yaklaşık bin 100 inşaat mühendisi bulunduğunu belirterek gerekli eğitim ve oryantasyon süreçlerinin ardından bu mühendislerin kent genelindeki saha çalışmalarına katkı sunabileceğini söyledi.İnşaat Mühendisleri Odası olarak yapı stoku taramasının koordinasyonunu üstlenmeye ve çalışmaya öncülük etmeye hazır olduklarını belirten Ebiri, kentte gerekli insan gücünün bulunduğunu, kurumların ortak karar alarak çalışmayı başlatmasının önemli olduğunu ifade etti.

Van’da Yeni Bir Deprem Olursa Ne Olacak Uzmanlardan Çarpıcı Açıklama (2)-1

BİR BİNANIN RİSKLİ OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

Ebiri, binaların ön incelemesinde kısa kolon, yumuşak kat, ağır çıkmalar, yapının yaşı, hangi deprem yönetmeliğine göre inşa edildiği, ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi gibi unsurların dikkate alınabileceğini belirtti.Bu özelliklerin binanın taşıyıcı sistemi ve yapım süreci hakkında önemli ipuçları verebildiğini ifade eden Ebiri, tek bir özelliğin binanın güvenliğini belirlemek için yeterli olmadığını vurguladı. Değerlendirmelerin uzmanlar tarafından, teknik mevzuat ve mühendislik ölçütleri çerçevesinde yapılması gerektiğini söyledi.İlk incelemelerde riskli veya çok riskli olduğu değerlendirilen binalarda karot alınması, beton özelliklerinin incelenmesi, donatıların belirlenmesine yönelik testler ve performans analizlerinin uygulanabileceğini belirten Ebiri, sonuçlara göre güçlendirme veya yeniden yapım seçeneklerinin değerlendirilebileceğini kaydetti.

YAPI KAYIT BELGELİ BİNALAR İÇİN İNCELEME ÇAĞRISI

Ebiri, imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi almış ve daha sonra kat mülkiyetine geçmiş binaların da teknik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Bir konutun tapusunun bulunmasının, binanın bütün mühendislik hizmetlerini aldığı anlamına gelmediğini belirten Ebiri; ruhsat, yapı kullanma izin belgesi, yapı kayıt belgesi ve denetim geçmişinin açık biçimde ortaya konulmasının önemine dikkat çekti.Özellikle mühendislik ve yapı denetimi geçmişi belirsiz olan binaların mevcut teknik durumlarının incelenmesi gerektiğini ifade etti.

KAÇAK YAPILAŞMA VE İMAR SORUNLARI

Ebiri, mühendislik hizmeti alınmadan, yapı denetimi ve gerekli laboratuvar kontrolleri yapılmadan inşa edilen binaların risk taşıyabileceğini belirtti.Bir binanın yalnızca deneyimli bir usta tarafından yapılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Ebiri, taşıyıcı sistemin mühendislik hesaplarıyla oluşturulması, beton kalitesinin ölçülmesi, donatıların kontrol edilmesi ve yapı denetiminin sağlanması gerektiğini söyledi.Kaçak yapılaşmanın nedenlerinin de araştırılması gerektiğini ifade eden Ebiri, yalnızca vatandaşların değil, imar planlarının hazırlanması ve uygulanması süreçlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

BELEDİYELER ARASINDAKİ KOORDİNASYON SORUNU

Ebiri, bazı bölgelerde imar durumlarının uzun sürede sonuçlandırılmasının yeni yapılaşma süreçlerini zorlaştırdığını savundu. Belediyeler arasındaki iletişim eksikliklerinin ve siyasi farklılıklardan kaynaklandığını düşündüğü anlaşmazlıkların vatandaşları mağdur edebildiğini belirtti.Tuşba Belediyesi ile Van Büyükşehir Belediyesi arasındaki imar süreçlerini örnek gösteren Ebiri, bazı imar kararlarının yeniden değerlendirilmesine tepki gösterdi.İmar süreçlerindeki belirsizliklerin yasal şekilde yapı yapmak isteyen vatandaşların önünde engel oluşturabildiğini ifade eden Ebiri, bu durumun kaçak yapılaşmayı artırabilen etkenlerden biri olarak incelenmesi gerektiğini söyledi. Ancak imar süreçlerinin uzun sürmesinin ruhsatsız veya mühendislik hizmeti alınmadan yapı inşa edilmesini güvenli hale getirmediğini de vurguladı.Ebiri, özellikle İpekyolu, Tuşba, Edremit ve Erciş’teki imar sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirtti.

TERZİOĞLU VE SÜVAROĞLU ÇEVRESİ İÇİN ZEMİN İYİLEŞTİRMESİ UYARISI

Ebiri, Van Gölü’ne yakın kesimlerdeki zemin özellikleri ve yüksek katlı yapılaşma konusunda da değerlendirmelerde bulundu.Özellikle İpekyolu’nun Van Gölü’ne yakın alt kesimlerinde ve Terzioğlu Mahallesi çevresinde zemin koşullarının dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Ebiri, zemin iyileştirmesi yapılmadan çok katlı yapılaşmaya gidilmesinin sakıncalı olabileceğini söyledi.Bazı bölgelerde yedi ve sekiz katlı binaların inşa edilmeye devam ettiğini ifade eden Ebiri, fore kazık gibi temel ve zemin mühendisliği yöntemlerinin gerekliliğinin teknik incelemeler sonucunda belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.Süvaroğlu çevresindeki temel kazılarında suyun pompalarla dışarı çıkarılmasına yönelik gözlemlerini de aktaran Ebiri, yeraltı suyu koşullarının zemin ve temel tasarımı açısından dikkate alınmasının önemini vurguladı.

VAN’DA SAĞLAM ZEMİN, GENİŞ YOLLAR VE PLANLI YERLEŞİM ÖNERİSİ

Ebiri, Van’ın gelecekteki şehirleşmesinin yalnızca yeni binalar inşa etmek üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.Çevre yolu çevresindeki alanlar ile Erek Dağı etekleri gibi bölgelerin, uygun teknik değerlendirmeler sonucunda planlı yerleşim açısından ele alınabileceğini belirten Ebiri, sağlam zeminlerde ve uygun mühendislik koşullarında farklı yapılaşma seçeneklerinin değerlendirilebileceğini ifade etti.

Van’da Yeni Bir Deprem Olursa Ne Olacak Uzmanlardan Çarpıcı Açıklama (3)

DEPREM TOPLANMA ALANLARI YETERLİ Mİ?

Deprem sonrasında vatandaşların güvenli alanlara ulaşabilmesi, iki uzmanın değerlendirmelerinde öne çıkan ortak başlıklardan biri oldu.İskender Taş, Van’daki park ve yeşil alanların yetersizliği konusunda endişelerini dile getirirken Yakup Ebiri, deprem toplanma alanlarının oluşturulması ve afet planının hazırlanmasının öncelikli konular arasında yer alması gerektiğini söyledi.

“DEPREM ANINDA KİMİN NE YAPACAĞI BELLİ OLMALI”

Ebiri, Van’da bütün kurumların katılımıyla bir afet planlama kurulunun oluşturulması gerektiğini savundu.Deprem sırasında hangi kurumun ve görevlinin hangi sorumluluğu üstleneceğinin önceden belirlenmesi gerektiğini ifade eden Ebiri, koordinasyon eksikliğinin önüne geçilmesi, yardım çalışmalarının planlı yürütülmesi ve vatandaşların doğru yönlendirilmesi için hazırlıkların deprem gerçekleşmeden tamamlanmasının önemini vurguladı.Afet yönetiminin yalnızca AFAD üzerinden yürütülebilecek bir çalışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ebiri; belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları ve ilgili kuruluşların ortak bir plan üzerinde çalışmasını önerdi.

Van’da 15 Yılda 20 Binden Fazla Deprem! İki Fay Zonu İçin Kritik Uyarı
Van’da 15 Yılda 20 Binden Fazla Deprem! İki Fay Zonu İçin Kritik Uyarı
İçeriği Görüntüle

VAN İÇİN 3 AŞAMALI DEPREM HAZIRLIĞI ÇAĞRISI

Ebiri, Van’ın depreme karşı daha güvenli hale getirilmesi için üç temel adımın önemine dikkat çekti.İlk aşamada kentteki yapı stokunun envanterinin çıkarılması gerektiğini belirten Ebiri, binaların yapım yılları, taşıyıcı sistemleri, geçmişte aldıkları hasarlar ve mevcut risk durumlarının bilimsel yöntemlerle incelenmesini istedi.İkinci aşamada ilk taramaların ardından ayrıntılı performans analizine ihtiyaç duyan yapıların belirlenmesi ve teknik sonuçlara göre güçlendirme ya da yeniden yapım seçeneklerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.Üçüncü aşamada ise güvenli toplanma alanlarının oluşturulması, acil durum güzergâhlarının belirlenmesi ve kurumlar arasındaki görev paylaşımının netleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ebiri, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için gerekli imar düzenlemeleri ve finansman olanaklarının da ele alınmasını, hazırlanan afet planlarının düzenli tatbikatlarla test edilmesini istedi.

2011 DEPREMLERİNİN ARDINDAN VAN’DA NELER DEĞİŞTİ?

2011 depremlerinin ardından Van’da yeniden yapılaşma ve kentsel dönüşüm çalışmaları yürütüldü. Özellikle Erciş’te ağır hasar gören alanların yeniden düzenlenmesi amacıyla projeler hayata geçirildi. Yaptığımız araştırmalara göre, 2019 yılında Erciş çarşı merkezinde yaklaşık 30 dönümlük alanda hasarlı ve eski yapıların yıkılmasının ardından TOKİ tarafından 500 araçlık kapalı otopark, 442 dükkân ve 48 ofisten oluşan bir ticaret merkezi inşa edildi.Bununla birlikte, kentsel dönüşümün ilk etabının taleplere uygun yapılmadığı yönünde tartışmalar yaşandı.Ve yine araştırdığımız bilgilerine göre, 1970-2026 yılları arasında Van Gölü ve çevresinde büyüklüğü 1,0’ın üzerinde 16 bin 178 deprem kaydedildi. Bu depremlerin önemli bir bölümünün Van Gölü’nün doğusunda meydana geldiği belirtildi.Muradiye, Çaldıran, Özalp, Erçek çevresi ve Van kent merkezi de aktif fayların varlığı nedeniyle gelecekteki olası depremler bakımından incelenmesi gereken alanlar arasında sıralandı.Van’da depremin üzerinden 15 yıl geçmiş olmasına rağmen yapı stokunun kapsamlı biçimde belirlenmesi, riskli yapıların bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi, zemin özelliklerinin dikkate alınması ve afet planlarının tamamlanması gerektiği yönündeki çağrılar sürüyor.

Van’da Yeni Bir Deprem Olursa Ne Olacak Uzmanlardan Çarpıcı Açıklama-1

Muhabir: MESUT TEMEL