Anayasa Mahkemesi (AYM), Van’da 2016-2021 yılları arasında dört farklı valinin görev dönemini kapsayan ve yaklaşık 5 yıl boyunca kesintisiz uygulanan eylem ve etkinlik yasaklarıyla ilgili hak ihlali kararı verdi. Kararın başvurucusu Avukat Mahmut Kaçan, AYM’nin kararının toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı açısından önemli olduğunu belirterek, idarenin güvenlik gerekçesiyle doğrudan yasaklama yoluna gidemeyeceğine dikkat çekti. AYM, Van Valiliği’nin art arda uyguladığı yasaklarla ilgili değerlendirmesinde, “İdare, somut ve ikna edici bir tehlike ortaya koymadan, gerekli güvenlik tedbirlerini almak yerine doğrudan yasaklama yoluna gitti” tespitinde bulundu. Kararın gerekçesi, kararın verilmesinden aylar sonra yayımlandı. Kaçan, dosyanın daha önce iki kez Genel Kurul gündemine geldiğini ve ertelendiğini, son olarak 8 Ocak 2026 tarihinde Genel Kurul gündeminde ihlal kararı verildiğini belirtti.Kaçan, gerekçeli kararın yaklaşık 10 ay sonra açıklanmasının ardından kararı değerlendirdi.

KAÇAN: “GECİKMİŞ BİR KARAR AMA İHLAL KARARI VERİLMESİ DEĞERLİ”
Van 65 Haber Gazetesi’ne konuşan Avukat Mahmut Kaçan, kararın gecikmiş olmasına dikkat çekerek, buna rağmen ihlal kararı verilmesini önemli bulduğunu söyledi. Kararın özellikle Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından verilmiş olmasının önem taşıdığını belirten Kaçan, benzer yasaklamalarda idarenin AYM tarafından ortaya konulan ölçütleri dikkate alması gerektiğini ifade etti.Kaçan, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının anayasal ve temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, uzun yıllar devam eden yasaklar nedeniyle bu hakkın sistematik biçimde sınırlandırıldığını savundu.
“YASAKLIYORSAN GEREKÇESİNİ GÖSTERMEK ZORUNDASIN”
AYM kararının yasaklama yetkisinin kullanımına ilişkin önemli ölçütler ortaya koyduğunu belirten Kaçan, idarenin yalnızca güvenlik gerekçesini ileri sürmesinin yeterli olmadığını söyledi.Kaçan, AYM’nin yaklaşımını şu sözlerle özetledi:“Böyle bir yasak alıyorsan gerekçesini de göstermek zorundasın. Eğer ortada bir güvenlik problemi, güvenlik kaygısı veya buna ilişkin ciddi veriler varsa, bunu yasaklamak yerine güvenlik önlemleri alman gerekir.”İdarenin doğrudan yasaklama yoluna gitmesinin ölçüsüz ve orantısız bir müdahaleye dönüşebileceğini belirten Kaçan, AYM’nin de bu nedenle toplantı ve gösteri hakkının özünün zedelendiği sonucuna vardığını ifade etti.

KARAR AYM İLKELERİNE UYGUN OLMALI
Kararın Van açısından gelecekteki benzer yasaklamalar bakımından önem taşıdığını belirten Kaçan, AYM Genel Kurulu tarafından ortaya konulan ilkelerin idare ve yargı mercileri açısından dikkate alınması gerektiğini söyledi. Kaçan, bundan sonra Van’da toplantı, gösteri ve yürüyüşlerin yasaklanması durumunda, yasaklama kararlarının hem ilgili yasal düzenlemelere hem de AYM’nin ortaya koyduğu ilkelere uygun olması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:“Bundan sonra Van’da bir toplantı, gösteri ve yürüyüş yasağı uygulanacaksa bunun hem yasanın amacı hem de Anayasa Mahkemesi’nin kararında belirttiği ilkeler doğrultusunda alınması gerekir. Vali ‘ben yasaklıyorum’ deyip işin içinden çıkamaz.”
KARARIN GENEL KURUL TARAFINDAN VERİLMESİ NEDEN ÖNEMLİ?
Kaçan, dosyada verilen kararın bir bölüm veya komisyon kararı değil, AYM Genel Kurulu kararı olmasının ayrıca önemli olduğunu belirtti.Bu durumun, kararın ortaya koyduğu hukuki ilkelerin benzer uyuşmazlıklarda dikkate alınması açısından önem taşıdığını ifade eden Kaçan, kararların bağlayıcılığına da dikkat çekti.Kaçan, “Anayasa Mahkemesi’nin kararları herkes bakımından bağlayıcı” derken, son yıllarda bu bağlayıcılığın uygulamadaki etkisinin tartışmalı hale geldiğini savundu. Kararın gelecekte nasıl bir etki oluşturacağının ise zaman içerisinde görüleceğini söyledi.

KARARDA 5 ÜYENİN KARŞI OYU DA YER ALDI
AYM kararında beş üyenin ise ihlal yönündeki çoğunluk kararına katılmadığı ve karşı oy kullandığı belirtildi.Karşı oy gerekçelerinde başvurunun toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında değerlendirilmesine ilişkin farklı bir yaklaşım ortaya konuldu.Kaçan, karşı oy gerekçelerinin de temel hak ve özgürlüklere ilişkin farklı hukuki yaklaşımları göstermesi açısından önemli olduğunu söyledi.Özellikle başvurucunun belirli bir toplantı veya gösteri düzenlemek için önceden valiliğe başvurmamış olmasının karşı oy gerekçelerinde değerlendirilmesini eleştiren Kaçan, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılmasının önceden izin alınmasına bağlı olmadığını ifade etti.Kaçan’a göre, toplantı ve gösteri düzenleme hakkı kapsamında idareye bildirimde bulunulması ile önceden izin alınması birbirinden farklı kavramlar. Bu nedenle, bir etkinlik için önceden izin alınmamış olmasının tek başına toplantı ve gösteri hakkının kullanılmadığı anlamına gelmeyeceğini savunan Kaçan, karşı oy gerekçelerinin bu açıdan da dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti.
“KARARIN GELECEKTEKİ ETKİSİNİ HEP BİRLİKTE GÖRECEĞİZ”
AYM’nin kararının Van’daki uzun süreli yasaklama uygulamaları bakımından önemli bir hukuki değerlendirme ortaya koyduğunu belirten Kaçan, asıl önemli olanın bundan sonraki uygulamalar olduğunu söyledi.Kaçan, AYM’nin ortaya koyduğu ilkelerin idare tarafından ne ölçüde dikkate alınacağının ve benzer yasaklama kararlarında nasıl uygulanacağının önümüzdeki süreçte görüleceğini ifade etti.





