Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden 52 yıl geçmesine rağmen Vanlı gaziler Cafer Oğur ve Şevket Sontürk, Ada’da yaşadıkları savaş günlerini dün gibi hatırlıyor. Yıllar sonra geçtiğimiz yıllarda yeniden Kıbrıs’a giden gaziler, çatıştıkları mevzilerde hem anılarını tazeledi hem de kaybettikleri silah arkadaşlarını yad etti.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 20 Temmuz 1974’te başlatılan Kıbrıs Barış Harekatı’na katılan Vanlı gaziler Cafer Oğur ve Şevket Sontürk, aradan geçen 52 yıla rağmen o günlerin izlerini yüreklerinde taşıyor. Genç yaşta gittikleri Kıbrıs’ta çatışmalara giren iki gazi, yıllar sonra yeniden ziyaret ettikleri Ada’da savaş arkadaşlarını ve yaşadıkları zor günleri hatırladı.
GENÇ YAŞTA KIBRIS’A GİTTİ
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Van Şubesi Başkanı da olan 72 yaşındaki Cafer Oğur, vatani görevini Kars’ta yaptığı sırada Kıbrıs Barış Harekatı’na katıldı. Komutanlarının kendilerine Kıbrıs’a gideceklerini söylediği an büyük heyecan yaşadığını anlatan Oğur, kısa sürede hazırlıkların tamamlandığını belirtti. Oğur, o günleri şöyle anlattı:
“Komutanımız bize 'Herkese müjde veriyorum, taburca gideceksiniz.' dedi. O gün bütün kıyafetlerimizi değiştirdiler ve bizi hemen trene bindirdiler. İlk önce Erzurum'a doğru yola çıktık daha sonra Mersin'e geçtik. Bizi gemiyle karşı tarafa Girne'ye götürdüler. Girne'de bir çıkarma yaptık ve savaşmaya başladık.”
“DÜN ORADAN GELMİŞ GİBİYİM”
Kıbrıs’ta çok sayıda silah arkadaşlarını kaybettiklerini belirten Oğur, çatışmaların ardından Beşparmak Dağları’na doğru ilerlediklerini söyledi. Savaş sırasında yaşadıklarının hafızasında hâlâ canlı olduğunu dile getiren Oğur, yıllar geçmesine rağmen kendisini o günlerin içinde hissettiğini ifade etti.
Oğur, “Anılarım çok taze. Dün oradan gelmiş gibiyim. Geçen sene gazi arkadaşlarla beraber Kıbrıs'a gittik. Herkes mevzilerine gitti ve gezdi. Kimi ağladı, kimi üzüldü kimi ise efkarlandı. Biz burada şehitlerimizi toprağa verdik.” dedi.
40 GÜNLÜK ASKERKEN HAREKATA KATILDI
72 yaşındaki Kıbrıs gazisi Şevket Sontürk ise harekata katıldığında henüz 40 günlük askerdi.
Sontürk, komutanlarının kendilerine Kıbrıs’ta savaş olduğunu ve Ada’ya barış götürmek amacıyla gideceklerini söylediğini belirterek, birlikleriyle birlikte gemilerle Kıbrıs’a ulaştıklarını anlattı.
“MERMİLERİMİZ ISLANMASIN DİYE SİLAHLARIMIZI HAVADA TUTTUK”
Kıbrıs’a ulaştıkları ilk anları anlatan Sontürk, zorlu şartlarda çatışma bölgesine ilerlediklerini söyledi. Sontürk, “Komutanımız bizi topladı. Hepimizin vatani görevini yapmak için askere geldiğini ve Kıbrıs'ta savaş olduğunu söyledi. Kıbrıs'a barış götüreceğimizi anlattı. Bizi topladılar ve gemilerle gittik. Gemiden indiğimiz zaman mermilerimiz ıslanmasın diye silahlarımızı havada tuttuk. Daha sonra uçaklarımız geldi ve orayı bombaladı. Girne'nin içinde savaştık ve şehitlerimiz oldu.” ifadelerini kullandı.
Çatışmaların ardından Lefkoşa tarafına geçtiklerini anlatan Sontürk, burada karşılaştıkları bir ailenin yaşadıklarının da hafızasında derin iz bıraktığını belirtti.
BİR AİLENİN YAŞADIKLARI UNUTULMADI
Sontürk, Lefkoşa tarafındaki Değirmen köyüne girdiklerinde yaşlı bir adam ve iki kızıyla karşılaştıklarını söyledi. Yaşlı adamın kendilerini görünce ağladığını aktaran Sontürk, o anları şöyle anlattı:
“Değirmen köyü vardı. Köye girdiğimizde yaşlı bir amca ve iki kızı bizi karşıladı. Adam bizi görünce ağladı. Bize, 'Buğdayımı biçtim, kızlarım da benim yanımdaydı. Buraya geldiler beni dövdüler, kızlarımı ve buğdayımı da götürdüler.' dedi. Biz de ilerledik ve Beşparmak Dağları'nda çatışmaya girdik.”
YILLAR GEÇTİ, ANILAR DEĞİŞMEDİ
Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden 52 yıl geçerken, o dönemde genç birer asker olan Cafer Oğur ve Şevket Sontürk bugün yaşadıkları günleri aynı canlılıkla hatırlıyor.



