“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan düzenlemenin TBMM’de kabul edilmesinin ardından, siyasi aktörlerin açıklamaları sürece ilişkin farklı yaklaşımları da gündeme taşıdı.
Yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen düzenleme için yapılan oylamada 467 milletvekili “evet” oyu kullanırken, hangi partiden kaç milletvekilinin destek verdiği ve ret oylarının dağılımı da netleşti.
Ancak oylama kadar, sürecin aktörlerinin Yeni Partililerin ret oylarına ilişkin değerlendirmeleri de dikkat çekti.
HATİMOĞULLARI’NDAN “100 YILLIK ZİHNİYET” ÇIKIŞI
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halk TV’de katıldığı programda çerçeve yasayı ve Meclis’teki oylamayı değerlendirdi.
Hatimoğulları, özellikle Yeni Parti milletvekillerinin ret oylarına ilişkin konuşurken dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
Ret oylarının bir bölümünün iktidara duyulan güvensizlikten kaynaklanmış olabileceğini belirten Hatimoğulları, bazı milletvekillerinin ise “100 yıllık zihniyeti devam ettirdikleri için” ret oyu vermiş olabileceğini savundu.

Bu sözler, ret oylarının yalnızca mevcut siyasi koşullarla değil, Türkiye’nin geçmişten bugüne taşıdığı siyasi yaklaşımlarla da bağlantılı olduğu yönünde bir değerlendirme olarak öne çıktı.
“BU MAĞDURİYET İÇİN BİLE EVET OYU VERİLMELİYDİ”
Hatimoğulları, Yeni Parti’nin yaşadığı siyasi mağduriyetlere de dikkat çekerek, bu nedenle dahi destek verilmesini beklediklerini ifade etti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı, “Bu mağduriyet için bile evet oyu verilmeliydi” derken, yasanın yalnızca AK Parti’nin yasası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Hatimoğulları ayrıca, “100 yıllık ezberlerle yeni bir dönem kurulamaz” diyerek yeni süreçte siyasi aktörlerin geçmiş yaklaşımlarını gözden geçirmesi gerektiği mesajını verdi.
VANLI ESKİ MİLLETVEKİLİ REMZİ KARTAL’DAN FARKLI DEĞERLENDİRME
Aynı süreçle ilgili Vanlı siyasetçi, eski Van milletvekili ve KONGRA-GEL Eş Başkanı Remzi Kartal’ın açıklaması ise farklı bir noktaya dikkat çekti. Kartal, 1991’de HEP’ten Van milletvekili seçilmişti.
İlke TV’de konuşan Kartal, Yeni Partili milletvekillerinin süreç ve yasaya ilişkin kaygılarının, içinde bulundukları siyasi koşullar dikkate alınarak anlaşılması gerektiğini söyledi.
Kartal, Yeni Parti’nin ve milletvekillerinin “büyük bir baskı” altında olduğunu savunarak, bu baskı nedeniyle ortaya çıkan kaygıların belli ölçüde anlaşılabileceğini belirtti.
Kartal ayrıca Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in süreçte ortaya koyduğu tutumu olumlu değerlendirerek, bunun demokrasi mücadelesi açısından geleceğe yönelik umut verdiğini ifade etti.

İKİ AÇIKLAMA ARASINDAKİ DİKKAT ÇEKEN FARK
İki açıklama birlikte değerlendirildiğinde, aynı siyasi süreçte ret oylarına yönelik iki farklı yaklaşım ortaya çıkıyor.
Hatimoğulları, ret oylarının bir bölümünü “100 yıllık zihniyet” ve geçmişten gelen siyasi ezberlerle ilişkilendirirken, Vanlı Remzi Kartal aynı tutumu daha çok siyasi baskı, kaygı ve mevcut koşullar üzerinden okumayı tercih ediyor.
Bir başka ifadeyle Hatimoğulları, “Neden destek verilmedi?” sorusuna daha eleştirel ve tarihsel bir çerçeveden yaklaşırken, Kartal “Bu tutum neden ortaya çıktı?” sorusunu siyasi koşulları dikkate alarak değerlendiriyor.
TARTIŞMANIN YENİ BAŞLIĞI: ESKİ EZBERLER Mİ, SİYASİ KAYGILAR MI?
Çerçeve yasanın kabul edilmesiyle birlikte “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir aşamaya geçilirken, siyasi partilerin ve farklı aktörlerin bundan sonraki adımlara nasıl yaklaşacağı önem kazanacak.
Bu noktada Hatimoğulları’nın “100 yıllık zihniyet” ifadesi, sürecin yalnızca yasa üzerinden değil, siyasi zihniyet değişimi üzerinden de tartışılacağının işaretlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Vanlı eski milletvekili Remzi Kartal’ın açıklaması ise sürecin ilerleyebilmesi için farklı siyasi kesimlerin kaygılarının da dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde tartışmanın önemli başlıklarından biri şu olacak:
Muhalefetin ve diğer siyasi aktörlerin “Terörsüz Türkiye” sürecine mesafesi, geçmişten gelen siyasi ezberlerin bir sonucu mu, yoksa mevcut siyasi baskı ve kaygıların etkisi mi?
Hatimoğulları ile Vanlı Remzi Kartal’ın açıklamaları, bu soruya aynı cevabı vermiyor.
Bir tarafta “100 yıllık zihniyet” eleştirisi, diğer tarafta “baskı ve kaygıları anlamak gerekir” yaklaşımı var. Çerçeve yasa sonrası siyasi tartışmanın yönü de bu iki farklı yaklaşımın nasıl şekilleneceğine bağlı olacak




