SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, Kurban Bayramı’nda değişen beslenme düzeninin özellikle kalp-damar hastaları, hipertansiyon ve kalp yetersizliği bulunan bireyler için ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini belirtti. Sarıkaya, bayram sofralarında yapılan beslenme hatalarının kalp krizi, tansiyon yükselmesi ve ritim bozukluklarını tetikleyebileceğine dikkat çekti.
Kırmızı etin protein, demir, B12 vitamini, karnitin ve Koenzim Q10 açısından önemli bir besin olduğunu ifade eden Sarıkaya, buna rağmen doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle tüketim miktarı ve pişirme yönteminin büyük önem taşıdığını vurguladı. Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) ve Amerikan Kalp Derneği (AHA) beslenme önerilerinde de yağlı kırmızı et, aşırı tuz ve kızartılmış gıdaların kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturduğunun altı çizildi.

Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, Kurban Bayramı’nda et tüketiminde yağsız parçaların tercih edilmesi gerektiğini belirterek kavurma yerine haşlama, ızgara veya fırın yöntemlerinin kullanılmasını önerdi. Sarıkaya, kuyruk yağı, tereyağı ve iç yağ kullanımından kaçınılması gerektiğini ifade ederek taze kesilen etin de hemen tüketilmemesi ve en az 24–48 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Taze etin sert yapısının sindirimi zorlaştırabileceğini belirten Sarıkaya, özellikle ileri yaş ve kalp yetmezliği hastalarında mide rahatsızlıklarına yol açabileceğini ifade etti. Aşırı yemek tüketiminin kalp sağlığı üzerinde ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Sarıkaya, ağır ve yağlı öğünler sonrası kalp hızının arttığını, tansiyonun yükseldiğini ve kalbin oksijen ihtiyacının yükseldiğini belirtti.

Sarıkaya, özellikle koroner arter hastalarında bu durumun kalp krizi riskini artırabileceğini vurgulayarak “Bir öğünden bir şey olmaz” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekti.
Hipertansiyon hastaları için en önemli risklerden birinin aşırı tuz tüketimi olduğunu belirten Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, Kurban Bayramı’nda kavurma ve işlenmiş et ürünleriyle birlikte günlük tuz alımının ciddi şekilde arttığını ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük tuz tüketimini 5 gramın altında önerdiğini hatırlatan Sarıkaya, fazla tuzun tansiyon yükselmesi, felç ve kalp krizi riskini artırabileceğini söyledi.

Bayram sofralarında et tüketiminin mutlaka sebze, salata ve lifli gıdalarla dengelenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıkaya, yeşil sebzelerin ve antioksidan içeriği yüksek besinlerin damar sağlığına katkı sağladığını ifade etti.
Şerbetli tatlılar ve şekerli içeceklerin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Sarıkaya, diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalarının sütlü tatlıları tercih etmesi ve porsiyon kontrolü yapması gerektiğini söyledi.
Günlük 2–2,5 litre su tüketiminin önemine de değinen Sarıkaya, çay ve kahvenin aşırı tüketilmesinin çarpıntı, ritim bozukluğu ve tansiyon yükselmesine yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca bayram süresince hafif yürüyüşlerin faydalı olduğunu ancak kalp hastalarının ağır efor gerektiren işlerden kaçınması gerektiğini vurguladı.

Kurban Bayramı’nın paylaşma ve dayanışma kültürüyle birlikte sağlık açısından da dikkat edilmesi gereken bir dönem olduğunu belirten Sarıkaya, ölçülü beslenme ve doğru yaşam alışkanlıklarıyla bayramın daha sağlıklı geçirilebileceğini sözlerine ekledi.





