Avukatların ekonomik sorunları gündemde
12 Eylül 2026 tarihli Bölge Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesi’nde, avukatlık mesleğinin giderek ağırlaşan ekonomik ve yapısal sorunlarına dikkat çekildi.
Bölge baroları; avukat aracılığıyla yürütülen iş ve işlemlerde KDV ve stopaj oranlarının düşürülmesini, vergi yükünün azaltılmasını ve serbest çalışan avukatların Bağ-Kur prim yükünün hafifletilmesini talep etti.
Ayrıca CMK ve adli yardım ücretlerinin günün ekonomik koşullarına göre artırılması ve ödemelerin düzenli şekilde yapılması gerektiği belirtildi.

Avukatların güvenliği için çağrı
Bildirgenin önemli başlıklarından biri de avukatların güvenliği oldu.
Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle karşılaştığı şiddet, tehdit ve saldırılara karşı daha caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiği ifade edildi. Mesleki faaliyet nedeniyle işlenen bazı suçların nitelikli hal olarak düzenlenmesi ve avukatların etkin biçimde korunmasını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması istendi.
Kamu avukatlarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiği de bildirgede yer aldı.
12 Eylül darbesi kınandı
Toplantının 12 Eylül askeri darbesinin yıldönümünde gerçekleştirilmesi nedeniyle sonuç bildirgesinde 12 Eylül 1980 darbesine de yer verildi.
Bölge baroları, darbenin temel hak ve özgürlükleri ağır şekilde ihlal ettiğini ve toplumda derin yaralar bıraktığını belirterek 12 Eylül darbesini bir kez daha kınadı.
Bildiride, darbe hukukunun bıraktığı antidemokratik mirasla hesaplaşmanın yolunun hukukun üstünlüğünün, çoğulcu demokrasinin ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasından geçtiği vurgulandı.
Kürt meselesi için demokratik ve barışçıl çözüm vurgusu
Sonuç bildirgesinde öne çıkan başlıklardan biri de Kürt meselesine ilişkin değerlendirmeler oldu.
Bölge baroları, devam eden sürecin kalıcı barış ve demokrasiyle sonuçlanabilmesi için güçlü bir hukuki zemine ihtiyaç olduğunu belirtti.
Bildiride, Milli Güvenlik Kurulu tarafından yapılması öngörülen tespit ve teyit sürecinin tamamlanmasının ardından gerekli yasal adımların gecikmeden atılması ve sürecin demokratikleşme ile hukuk devleti alanındaki somut adımlarla desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
“Mesele yalnızca silahsızlanma süreci olarak görülmemeli”
Bölge baroları, sürecin yalnızca silahsızlanma başlığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Bildiride, Kürt meselesinin kök sebeplerinin ele alınması, demokratikleşme ve barış perspektifinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, barış ile demokrasinin birbirine karşıt şekilde konumlandırılmasının toplumsal rıza açısından sorun oluşturabileceği ifade edildi.
AİHM ve AYM kararlarının uygulanması istendi
Bölge baroları, hukukun üstünlüğünün ve yargıya güvenin güçlendirilmesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının eksiksiz uygulanması gerektiğini bildirdi.
Sonuç bildirgesinde ayrıca Osman Kavala hakkında AİHM Büyük Daire tarafından verilen kararın uygulanmasına dikkat çekildi.
Van Barosu’nun da katıldığı toplantıda; avukatlık mesleğinin sorunları, yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler ile demokratik hukuk düzeninin güçlendirilmesine ilişkin ortak görüşler kamuoyuyla paylaşıldı.





