Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Erdem Güngör, Diyarbakır’da hayata geçirilen uygulamanın yalnızca tabela değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, farklılıkların toplumsal ayrışma değil, ortak yaşamın kültürel zenginliği olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
“Farklılıklarımız Bizi Zenginleştiriyor”
Güngör, şehirlerin toplumun farklı kesimleri tarafından daha anlaşılır ve kapsayıcı hale getirilmesinin önemli olduğunu belirterek, kamusal alanlarda farklı dillerin yer almasının kültürel çeşitliliğin görünür olması açısından anlamlı olduğunu vurguladı.
“Dilimizi değerimiz, şehrimiz ortak” mesajıyla dikkat çeken Güngör, farklılıkların ayrıştırıcı bir unsur olarak değil, toplumun ortak zenginliği olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Diyarbakır’dan Van’a Uzanan Mesaj
Diyarbakır’da uygulamaya konulan Türkçe-Kürtçe trafik ve yönlendirme tabelalarının başka kentler için de örnek oluşturabileceğini ifade eden Güngör, özellikle Van’da benzer uygulamaların hayata geçirilmesi yönündeki beklentisini dile getirdi.
Van’ın çok kültürlü ve farklı toplumsal kesimlerin bir arada yaşadığı kentlerden biri olduğuna dikkat çeken Güngör, şehir hayatında kapsayıcılığı artıracak uygulamaların toplumsal birlikteliğe katkı sunabileceğini belirtti.
“Van Da Örnek Kentlerden Biri Olabilir”
Güngör, Diyarbakır’daki uygulamanın başta Van olmak üzere diğer kentlerde de değerlendirilmesini istedi. Kentlerin yalnızca yolları, meydanları ve binalarıyla değil, kültürel çeşitliliğiyle de şekillendiğini belirten Güngör, farklılıkların ortak yaşam kültürünün bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Bu yaklaşımın hayata geçirilmesi halinde kentlerin hem yerel kültürünü daha görünür kılabileceği hem de vatandaşların kamusal alanlarda kendilerini daha kapsayıcı bir şehir anlayışının içerisinde hissedebileceği değerlendiriliyor.




