Psikolog Eylem Taş Uçar, son günlerde sosyal medyada gündem olan Van’daki bir aşiret düğünü üzerinden kente biçilen kimliğe tepki gösterdi. Van’ın düğün kültürünün sosyal medyada yansıtılandan çok daha farklı olduğunu belirten Uçar, “Van’ın gerçek kimliği; kendi emeğiyle, alınteriyle yaşayan güzel insanlardır” dedi.
Van’da son günlerde bir düğün üzerinden sosyal medyada gündeme gelen görüntüler ve “aşiret düğünü” söylemleri tartışılmaya devam ederken, Psikolog Eylem Taş Uçar’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Van’ı ve Vanlıları çok sevdiğini belirten Uçar, sosyal medyada ortaya çıkan gösterişli yaşam tarzının kentin gerçek kimliğini yansıtmadığını savundu. Uçar, özellikle lüks tüketim, gösteriş ve fenomen kültürünün toplum üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“CANIM VAN BÖYLE BİR YER DEĞİL”
Van’a sosyal medya üzerinden biçilen kimliğe itiraz ettiğini belirten Psikolog Eylem Taş Uçar, kentin düğün kültürünün farklı olduğunu ifade etti. Uçar, “Beni bilen bilir: Van’ı, Vanlıları çok severim. Canım Van böyle bir yer değil.” diyerek başladığı değerlendirmesinde, aşiretçilik kavramının da sosyal medyada yansıtıldığı şekliyle değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Aşiretçilik de sosyal medyada gösterildiği gibi, insanları korumalarla çevreleyen, düğünleri bir güç gösterisine dönüştüren bir yapılanma değil.” diyen Uçar, Van’ın geleneksel düğünlerinin kendine özgü değerler taşıdığını vurguladı.
“VAN’IN DÜĞÜNLERİ ÇOK DAHA GÜZEL”
Van’daki düğünlerin kalabalığı, gelenekleri, müziği ve aile yapısıyla önemli bir kültürel değer olduğunu belirten Uçar, sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerin bu kültürü yansıtmadığını söyledi. Uçar, “Van’ın düğünleri çok daha güzel; kalabalığıyla, geleneğiyle, müziğiyle, aileleriyle, kendine has ritüelleriyle gerçekten kıymetli bir kültürdür.” ifadelerini kullandı.
“TAKI MERASİMLERİ SOSYAL MEDYADA FARKLI SUNULUYOR”
Takı merasimlerinin de sosyal medyada farklı şekilde sunulduğunu dile getiren Uçar, “Van’da sosyal medyada gördüğünüz gibi gelinin üstüne başına servet sergilercesine altın takılması ve bu takıları damadın takması, hatta birçok takı merasiminde damat orada bile bulunmaz” dedi.
“DAMADIN ETRAFINDA KORUMALARLA DOLAŞMASI BİZİM DÜĞÜN KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİL”
Van’daki geleneksel düğünlerde damadın bir ağırlığının olduğunu ancak bunun bir güç gösterisi şeklinde ortaya konulmadığını belirten Uçar, şu ifadeleri kullandı:
“Van’da düğünlerde damadın bir ağırlığı vardır; ama o ağırlık kendi koltuğunda oturup gelen misafirleri karşılamak, etrafında aile büyüklerinin bulunmasıdır. Şarlatanların değil.”
Söz konusu düğünün amacı ya da arka planıyla ilgili yorum yapmadığını belirten Uçar, asıl itirazının sosyal medyada oluşturulan yapay yaşam algısına olduğunu ifade etti.
“FENOMENLER VE FENOMENCIKLER ÜLKENİN BEYNİNİ YAKTI”
Sosyal medya fenomenlerinin toplumda oluşturduğu yaşam algısına sert sözlerle tepki gösteren Uçar, gösterişli hayatların gerçekmiş gibi sunulmasının özellikle gençler üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu söyledi.
Uçar, “Benim meselem şu; fenomenler ve fenomencikler ülkenin beynini yaktı.” diyerek, pahalı ve şaşaalı yaşamların bir vitrin haline getirildiğini belirtti.
“İnsanlara sürekli daha pahalı, daha güzel, daha şaşaalı bir hayat gösterdikçe, kendi hayatlarını eksik hissettiren bir düzen kuruluyor.” diyen Uçar, bunun toplumsal açıdan ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.
“GERÇEĞİN DEĞİL, GERÇEKMİŞ GİBİ GÖRÜNENİN DEĞERLİ OLDUĞU YERDE…”
Sosyal medyada ev, araba, restoran, çanta ve kıyafetler üzerinden oluşturulan yaşam tarzlarının sorgulanması gerektiğini belirten Uçar, bazı içeriklerin arkasında sponsorluk ve ticari ilişkiler bulunmasına rağmen bunların kişisel hayat gibi sunulduğunu söyledi.
Uçar, “Bu yalnızca görgüsüzlük değil. Psikolojik bir çürüme.” ifadelerini kullanarak, gerçeğin yerine gösterilen görüntünün konulmasının toplumsal algıyı değiştirdiğini belirtti.
“Sosyal çürüme de tam burada başlıyor: Gerçeğin değil, gerçekmiş gibi görünenin değerli olduğu yerde.” diyen Uçar, sosyal medyanın oluşturduğu yapay hayat algısına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
“VAN’IN GERÇEK KİMLİĞİ ONLAR”
Sosyal medyada gündeme gelen kişilerin Van’da kentin tamamını temsil etmediğini belirten Uçar, Van’ın gerçek kimliğinin farklı meslek gruplarında alınteriyle çalışan insanlar olduğunu söyledi.
Uçar, “Bu aşiret mensubu olduğunu iddia eden kişi ve eşinin Van’da bir karşılığı yok. Hatta Vanlılar da bu kişileri Keşfet’te keşfetti.” dedi.
Van’ın gerçek kimliğinin kentte yaşayan emekçi insanlar olduğunu belirten Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü canım Van’da avukatlar, öğretmenler, bankacılar, doktorlar, mühendisler, hemşireler, psikologlar, ev hanımları, canım esnaflar ve daha nice meslek grubunda ne olduğu çok belli, kendi emeğiyle alınteriyle yaşayan dünya kadar güzel insan var. Van’ın gerçek kimliği onlar.”
“HER GELENİ AĞIRLAMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”
Van’ın misafirperverliğinin önemli bir değer olduğunu ancak bunun kentin her türlü gösterinin parçası haline getirilmesi anlamına gelmediğini belirten Uçar, Vanlılara da çağrıda bulundu.
Uçar, “Van’a gelen herkesi kucaklamak güzeldir, misafirperverliktir. Ama her geleni ağırlamak zorunda değiliz.” dedi.
Yaşanan tartışmanın bu açıdan önemli bir deneyim olduğunu belirten Uçar, “Bu düğün vesilesiyle bunu hep birlikte tecrübe ettik.” ifadelerini kullandı.
“VAN’I BU GÖSTERİNİN DEKORU YAPMAYIN”
Sosyal medya fenomenlerine de seslenen Uçar, özellikle gençlerin bu içeriklerden etkilenebileceğini belirterek, yaşam tarzının yalnızca tüketim üzerinden sunulmaması gerektiğini söyledi. Uçar, “Eviniz, arabanız, aldıklarınız, yedikleriniz, içtikleriniz sizi takip eden insanların, özellikle gençlerin, hayat algısını etkiliyor.” dedi.
Gösterişli yaşamların bir süre gerçeğin üzerini örtebileceğini ancak bunun kalıcı olmadığını belirten Uçar, “Gerçeklerin ömrü vitrinden daha uzundur.” ifadelerini kullandı.
GÜZELLİK SEKTÖRÜNE DE ÇAĞRI
Sosyal medya üzerinden yapılan pazarlama çalışmalarının sınırlarının tartışılması gerektiğini belirten Uçar, özellikle güzellik sektörü işletmelerine de çağrıda bulundu.
Uçar, “Pazarlama adı altında yakında göstermediğimiz şey kalmayacak. Van’ı da bu gösterinin dekoru yapmayın.” dedi.
Van’ın sosyal medyada pazarlanan yapay ihtişamdan çok daha güçlü ve gerçek bir hikâyeye sahip olduğunu vurgulayan Uçar, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Çünkü Van’ın gerçek hikâyesi, sosyal medyada pazarlanan bu yapay ihtişamdan çok daha güzeldir.”




