Van’da Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmanın geldiği aşama, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti Van il yönetimi, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), milletvekilleri ve KESK'e bağlı sendikalar, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu yönetimi ve çeşitli demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında ele alındı.
Elite World Van Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, Rojin Kabaiş’in ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut ile dosyayı Van’dan gönüllü olarak takip eden avukat Şahin Can Güleç açıklamalarda bulundu. Avukatlar, yaklaşık iki aydır dosyayı takip ettiklerini ve soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin Cumhuriyet Savcısı ile görüştüklerini açıkladı. Karabulut, daha önce yaptıkları başvuruların önemli bölümünün kabul edildiğini, bazı incelemelerin ise sürdüğünü belirtti. Karabulut ayrıca Mersin’de dosya kapsamında yaptırılması için başvuruda bulundukları özel bilirkişi incelemesine ilişkin yaklaşık 235 sayfalık raporun toplantıdan kısa süre önce kendilerine ulaştığını söyledi.

AVUKATLAR: SORUŞTURMANIN İLK AŞAMASINDA YETERLİ ARAŞTIRMA YAPILMADI
Abdurrahman Karabulut, soruşturmanın başlangıcında yeterli araştırma yapılmadığını savundu.Dosyanın “intihar algısı” üzerinden yürütüldüğünü ileri süren Karabulut, bu yaklaşımın soruşturmanın yönünü etkilediğini söyledi.Karabulut, yaklaşık 30 başlıkta başvuruda bulunduklarını belirterek, “İki-üç başvuru haricinde diğer bütün taleplerimiz kabul gördü. Bir kısmı sonuçlandı, bir kısmıyla ilgili araştırmalar devam ediyor” dedi.
“İNTİHAR ETTİĞİNE DAİR DOSYADA HİÇBİR VERİ YOK”
Karabulut, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün Bardakçı’daki kamera kayıtlarında saat 19.04’te son kez görüldüğünü söyledi.Rojin’in bu saate kadar telefonla iletişim halinde olduğunu belirten Karabulut, son görüntünün Bardakçı köyü sınırları içerisinde bulunduğunu aktardı.Olayın nasıl geliştiğinin halen araştırıldığını belirten Karabulut, Rojin’in bölgeye kendi isteğiyle mi gittiği, başka bir şekilde mi götürüldüğü ve olayın nasıl geliştiğinin soruşturma kapsamında ele alındığını söyledi.Karabulut, dosyada Rojin’in intihar ettiğini gösteren herhangi bir veri bulunmadığını savunarak, “Her ne kadar intihar ettiğine yönelik bir algı yaratılmaya çalışılmış ise de özellikle ilk bir yıl içerisinde intihar ettiğine dair dosya kapsamında hiçbir veri bulunmamaktadır” dedi.
BABA NİZAMETTİN KABAİŞ’İN BEYANLARINA BASKI İDDİASI
Karabulut, Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş’in olay sonrasında verdiği beyanlara baskı yapıldığı yönünde aile tarafından kendilerine aktarılan iddiaların da araştırılması gerektiğini söyledi.Karabulut, ailenin beyanına göre Rojin’in cansız bedeninin bulunmasının ardından otopsi sırasında dönemin Van Valisi’nin Nizamettin Kabaiş’e “İntihar etti, kabul et” şeklinde baskı yaptığı iddiasını aktardı.Bu iddianın araştırılması için valinin ifadesinin alınmasını talep ettiklerini belirten Karabulut, söz konusu talebin reddedildiğini söyledi.Karabulut, iddianın doğru olmadığının düşünülmesi halinde bunun açıkça ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

VAN GÖLÜ’NDEKİ 7 BİN 353 DENİZ ARACI İNCELENİYOR
Soruşturma kapsamında Van Gölü’ndeki deniz araçlarının da araştırıldığını açıklayan Karabulut, 10 Temmuz itibarıyla 7 bin 353 deniz aracının tespit edildiğini söyledi.Bu araçlardan 214’ünün Bardakçı bölgesine giriş yaptığının belirlendiğini aktaran Karabulut, araç sürücülerinin cep telefonu kayıtları ile HTS ve baz verilerinin incelenmesini talep ettiklerini belirtti.Bu incelemelerin olay günü bölgedeki hareketliliğin ortaya çıkarılması açısından önemli olduğunu ifade etti.
BARDAKÇI’DA GÖRÜLEN 12 ARAÇ ARAŞTIRILIYOR
Karabulut, Rojin’in kaybolduğu gün saat 19.45 sıralarında Bardakçı’da görüldüğü belirtilen beyaz ve sunrooflu bir aracın da araştırıldığını açıkladı.Söz konusu aracın bölgedeki hareketlerinin incelendiğini belirten Karabulut, toplam 12 aracın soruşturma kapsamında takip edildiğini söyledi.Araçların sürücülerinin kimliklerinin belirlenmesi, olay günü bölgedeki hareketlerinin araştırılması ve gerekli adli incelemelerin yapılması için başvuruda bulunulduğu aktarıldı.
10 EKİM TARİHLİ TUTANAKTA 'BEYAZ ARAÇ' DETAYI
Karabulut, Rojin’in cansız bedeninin bulunmasından yaklaşık beş gün önce, 10 Ekim 2024 tarihli bir tutanağa ulaştıklarını söyledi.Tutanakta, Rojin’in kaybolduğu saatlerde Bardakçı’da beyaz ve sunrooflu bir aracın sahile indiği ve bölgede farklı noktalarda hareket ettiği bilgisinin yer aldığını aktardı.Aynı zaman diliminde bölgede 11 farklı aracın daha tespit edildiğini belirten Karabulut, bu araçların sürücülerinin kimliklerinin belirlenmesi, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi ve DNA örneklerinin araştırılması için başvuruda bulunduklarını söyledi.Karabulut, savcılığın talebi kabul ettiğini ve incelemelerin sürdüğünü açıkladı.
BARDAKÇI-MOLLAKASIM HATTI YENİDEN ARAŞTIRILACAK
Avukatlar, Rojin’in kaybolduğu Bardakçı ile cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım arasındaki güzergâhın yeniden incelenmesini talep etti.Çarpanak Adası ve güzergâh üzerindeki köylerde olay yeri incelemesi yapılmasını isteyen avukatlar, daha önce bulunamayan sarı terliğin de araştırılmasını talep ettiklerini belirtti.Bölgede bulunan materyaller üzerinde yeniden DNA incelemesi yapılması da talepler arasında yer aldı.Karabulut, Rojin’in kaybolmasından iki gün sonra, 29 Eylül’de Van Gölü çevresinde İHA ve Skorsky helikopterlerle arama yapıldığını söyledi.Arama çalışmalarına ilişkin görüntü ve kayıtların tamamının incelenmesini istediklerini belirten Karabulut, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yazı yazılarak kayıtların talep edildiğini açıkladı.Talebin kabul edildiğini ancak henüz yanıt gelmediğini aktardı.Soruşturma kapsamında Rojin’in WhatsApp, Instagram ve Facebook gibi platformlardaki dijital hareketlerinin de araştırılması için Meta’ya başvurulduğu açıklandı.Karabulut, savcılık aracılığıyla Meta’dan kayıtların talep edildiğini, şirketin ilk yazıya daha ayrıntılı bilgi istediğini ve bunun üzerine savcılık tarafından yeni bir yazı gönderildiğini söyledi.Meta’dan gelecek yanıtın beklendiği belirtildi.

Avukatlar, Bardakçı ve Mollakasım çevresinde daha önce cinsel suçlarla ilgili soruşturma veya dosyası bulunan kişilerin de araştırılması için savcılığa başvurduklarını açıkladı.Bu kişilerin olay tarihinde bölgede bulunup bulunmadıklarının HTS ve baz kayıtları üzerinden incelenmesi talep edildi.Talebin savcılık tarafından kabul edildiği ve araştırmanın sürdüğü belirtildi.
ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNİN TUTUMUNA TEPKİ
Toplantıda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetiminin soruşturma sürecindeki tutumu da gündeme geldi.Karabulut, üniversite yönetiminin ve rektörün olay karşısındaki tutumunun kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğunu savundu.Bununla birlikte Karabulut, somut delil ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmadan herhangi bir kişinin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini vurguladı.“Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı herkesin hakkıdır” diyen Karabulut, bu ilkeye dikkat ettiklerini söyledi.Karabulut, Rektör’den DNA örneği alındığını ve 15 Mayıs’ta yapılan incelemede bu örneğin uyuşmadığının kendilerine bildirildiğini aktardı.
415 KİŞİNİN DNA İNCELEMESİ YAPILDI
Şahin Can Güleç, dosya kapsamında toplam 415 kişiye ait DNA incelemesinin yapıldığını ve bu kişiler açısından herhangi bir bulguya rastlanmadığını söyledi.Güleç ayrıca savcılık tarafından 50 kişilik yeni bir liste oluşturulduğunu ve bu kişilerin kimliklerinin tespit edildiğini, DNA incelemelerinin yapılacağını belirtti.
ADLİ TIP RAPORUNDAKİ İKİ ERKEK DNA’SI YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK
Karabulut, Adli Tıp Kurumu raporlarının açıklanma süresine ilişkin eleştirilerde bulundu.Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiğini belirten Karabulut, bu DNA’ların bedenin hangi bölgelerinde bulunduğuna ilişkin bilgilerin daha sonra açıklandığını söyledi.Avukatlar, DNA bulgularının Van Gölü’nün su yapısı ve bedenin suda kalma süresi dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini talep etti.Savcılığın da iki farklı erkek DNA’sının sodalı suda bulunma koşullarında bedende kalıp kalamayacağı konusunda araştırma yapacağı aktarıldı.
RAPORLARDAKİ 'ROKURONYUM' BULGUSU ARAŞTIRILACAK
Karabulut, Adli Tıp raporunda Rojin’in midesinde rokuronyum maddesine rastlandığını söyledi.Rokuronyumun anestezi sırasında kullanılan bir kas gevşetici olduğunu belirten Karabulut, maddedeki bulgunun nasıl ve ne zaman ortaya çıktığının araştırılması gerektiğini savundu.Karabulut, Rojin’in 11 Eylül’de Dicle Üniversitesi’nde kulak, burun ve boğaz bölümünde bir operasyon geçirdiğini hatırlattı.Bu kapsamda uzman görüşü aldıklarını belirten Karabulut, rokuronyumun ne miktarda bulunduğu, hangi yolla vücuda girdiği ve ne kadar süre etkili olduğunun araştırılması için savcılığa başvurduklarını açıkladı.
ANKARA JASAT TALEBİ REDDEDİLDİ
Karabulut, soruşturma dosyasının Van Cinayet Büro Amirliği’nden alınarak Ankara Jandarma Suç Araştırma Timi’ne (JASAT) gönderilmesini talep ettiklerini açıkladı.Bu talebin savcılık tarafından reddedildiğini belirten Karabulut, JASAT’ın faili meçhul olayların araştırılmasında uzmanlaşmış bir birim olduğunu düşündüklerini söyledi.

ROJİN’İN KAYBOLDUĞU NOKTAYI GÖREN KAMERA ARIZALIYDI
Avukatlar, Rojin’in kaybolduğu noktayı gören 360 derece dönebilen bir kameranın olaydan önce arızalı olduğuna ilişkin tutanak bulunduğunu açıkladı.Şahin Can Güleç, 6 Eylül 2024 tarihli tutanakta kameranın arızalı olduğunun belirtildiğini söyledi.Ayrıca 14 Ağustos 2024 tarihinde 13 kameradan ağaçlar nedeniyle net görüntü alınamadığına ilişkin tutanak tutulduğunu belirten Güleç, 6 Eylül’de de sorunların devam ettiğine dair yeni bir tutanak düzenlendiğini aktardı.Avukatlar, Rojin’in kaybolmasının ardından üniversite yerleşkesinde yapılan ağaç budama çalışmaları ve kamera direklerine ilişkin iddiaların da araştırılması gerektiğini söyledi.
235 SAYFALIK BİLİRKİŞİ RAPORUNDA DİKKAT ÇEKEN TESPİT
Avukatlar, Mersin’de hazırlanan yaklaşık 235 sayfalık bilirkişi raporunun kendilerine ulaştığını açıkladı.Güleç, raporda Rojin’in telefonunun veri akışı, koordinatları ve kamera görüntülerine ilişkin incelemelerin bulunduğunu söyledi.İlk değerlendirmelerinde telefonun aktif kullanıldığı bölge ile telefonun bulunduğu yer arasında yaklaşık 323 metrelik mesafe tespit edildiğini belirten Güleç, bu durumun araştırılması gerektiğini ifade etti.Raporda bazı kişi ve araç plakalarının da tespit edildiğini belirten avukatlar, soruşturmanın gizliliği nedeniyle isim ve görüntüleri kamuoyuyla paylaşmayacaklarını söyledi.Güleç, rapordaki tespitlerin savcılık tarafından doğrulanması ve araştırılması için yeni başvurular yapacaklarını belirtti.
ROJİN’İN INSTAGRAM HESABINA ERİŞİLDİ, TELEFONUNUN ŞİFRESİ BİLİNMİYOR
Toplantıda Rojin’in Instagram hesabına erişim sağlanması ve cep telefonunun açılması da gündeme geldi.Avukatlar, Rojin’in e-posta hesabına ilişkin şifrelerin bulunduğunu ancak cep telefonunun şifresinin bilinmediğini belirtti.Telefonun 11 haneli şifresinin bilinmediğini aktaran avukatlar, Instagram hesabına “şifremi unuttum” seçeneği üzerinden annenin telefonuna gönderilen mesaj aracılığıyla erişildiğini açıkladı.Avukatlar, Instagram hesabına erişilmesinin cep telefonunun içerisindeki verilere erişildiği anlamına gelmediğini vurguladı.
ROJİN’İN SUDA KALMA SÜRESİ YENİDEN ARAŞTIRILACAK
Şahin Can Güleç, Rojin’in bedeninin Van Gölü’nde ne kadar süre kaldığının belirlenmesine yönelik yeni bir araştırma talep ettiklerini söyledi.Suyun sodalı olup olmaması, sıcaklığı, hava koşulları, Rojin’in üzerindeki kıyafetler ve bedenin mevcut durumu gibi faktörlerin değerlendirilmesini istediklerini belirten Güleç, savcılığın bu talebi kabul ettiğini aktardı.Güleç, Bardakçı ile Mollakasım arasındaki su akıntısının bedeni sürükleyip sürükleyemeyeceğine ilişkin daha önce alınan rapora katılmadıklarını da söyledi.
AYNI İSİM VE SOYADI TAŞIYAN DÖRT KİŞİ TESPİT EDİLDİ
Güleç, soruşturma kapsamında sosyal medyada gündeme gelen bir isimle aynı ad ve soyadı taşıyan dört farklı kişinin tespit edildiğini açıkladı.Bu kişilerden birinin doktor, birinin imam, birinin ilahiyat fakültesinde görevli olduğu, diğer kişinin de araştırıldığı belirtildi.Kişilerin baz istasyonu verileri ve görev yerleri üzerinden incelendiğini aktaran Güleç, bazı kişilerin olay tarihinde Van dışında olduğunun belirlendiğini söyledi.Avukatlar, sosyal medyada aynı isim ve soyadını taşıyan kişilerin birbirine karıştırılmaması gerektiği uyarısında bulundu.

AVUKATLAR: “DOSYANIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN KARARLIYIZ”
Toplantının sonunda avukatlar, Rojin Kabaiş soruşturmasının sürdüğünü ve yeni delillerin araştırılması için savcılığa başvurularının devam edeceğini açıkladı.Karabulut, soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Her şeyden şüphelenmek zorundayız. Dosya aslında kolay ama bir el dosyayı zorlaştırdığında çok iyi farkındayız” dedi.Avukatlar, yeni bilirkişi raporunda yer alan koordinat, kamera görüntüsü, araç, kişi ve dijital verilere ilişkin tespitlerin resmi soruşturma kapsamında araştırılmasını talep edeceklerini söyledi.Toplantı, avukatların gazetecilerin sorularını yanıtlamasıyla devam etti. Avukatlar, soruşturmanın gizliliği nedeniyle bazı bilgi ve isimleri şu aşamada kamuoyuyla paylaşmayacaklarını, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında elde edilen bulguların açıklanacağını belirtti.




