Van’da yaz sıcaklarıyla birlikte serinlemek isteyen vatandaşların göl, dere ve sulama kanallarına girmesi, beraberinde boğulma vakalarını getiriyor. Son bir ayda Muradiye ve Tuşba başta olmak üzere farklı noktalarda yaşanan ölümler, Van’daki iç sularda güvenlik sorununu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle cankurtaran bulunmayan ve yüzmeye uygun olmayan alanlardan uzak durulması konusunda uyarıyor.

Van’da son haftalarda yaşanan boğulma vakaları, yaz aylarında iç sularda oluşan tehlikenin boyutunu ortaya koydu.

22 Ağustos’ta Muradiye ilçesinde Bendimahi Çayı Balık Bendi mevkiinde piknik yaptıkları sırada 5 yaşındaki oğlunun suya düştüğünü gören 34 yaşındaki Rıdvan Çetinkaya, çocuğunu kurtarmak için suya girdi. Çetinkaya, oğlunu sudan çıkarmayı başardı ancak akıntıya kapılarak kayboldu. Ekiplerin çalışması sonucu sudan çıkarılan Çetinkaya, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Aynı gün Van Gölü’nde yüzmek için açılan iki kişi de boğulma tehlikesi geçirdi. Vatandaşlardan biri çevredekilerin müdahalesiyle kurtarılırken, kadın ise bir gün sonra balıkçıların fark etmesiyle can simidine tutunmuş halde bulundu.

16 Ağustos’ta ise Tuşba ilçesindeki Amik Kalesi mevkiinde Van Gölü’ne giren 24 yaşındaki Mert Açan ile 18 yaşındaki kardeşi Semih Açan, bir süre sonra akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Çocuklarını kurtarmak için göle giren baba Sami Açan yoğun bakıma kaldırılırken, iki kardeş hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

18 Temmuz’da da Muradiye ilçesi Yanıklar Deresi mevkiinde dereye düşerek kaybolan 19 yaşındaki gencin cansız bedeni, AFAD ve arama-kurtarma ekiplerinin çalışması sonucu sudan çıkarıldı.

Van Gölü’nde Tehlike Büyüyor!-1

TEHLİKENİN ADRESİ: KONTROLSÜZ SULAR

Boğulma vakalarında en büyük risk alanlarını; cankurtaran bulunmayan kontrolsüz kıyılar, akarsu yatakları ve sulama kanalları oluşturuyor.

Özellikle Tuşba’daki Amik Kalesi ve Çarpanak Adası çevresi ile Edremit ve Gevaş sahillerindeki bazı noktaların kısa mesafede derinleşmesi tehlikeyi artırıyor. Akarsularda ise güçlü akıntı ve değişken su debisi, yüzme bilen vatandaşlar açısından dahi ciddi risk oluşturuyor.DSİ’ye ait beton kaplamalı sulama kanalları da uzmanların dikkat çektiği tehlikeli alanlar arasında yer alıyor. Muradiye ve Çaldıran hattındaki akarsuların yanı sıra kontrolsüz su birikintilerine de girilmemesi gerektiği belirtiliyor.

MURADİYE’DE YÜZME YASAĞI

Yaşanan boğulma vakalarının ardından Muradiye Kaymakamlığı tarafından ilçe sınırları içerisinde bulunan kontrolsüz göl kıyıları ile akarsu ve derelerde yüzmek geçtiğimiz günlerde geçici olarak yasaklandı.

“VAN GÖLÜ SAKİN GÖRÜNSE DE TEHLİKE BÜYÜK”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün yüzeyden sakin görünmesinin tehlike olmadığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.Akkuş, gölde bulunan akıntı sistemleri, ani derinleşmeler ve dip yapısının yüzücüler açısından ciddi risk oluşturduğunu belirterek, Van Gölü’nün adeta bir iç deniz niteliğinde olduğunu ifade ediyor.AFAD Arama Kurtarma Uzmanı Yavuz Sancak ise özellikle derinliği bilinmeyen sulara girilmemesi ve çocukların su kenarında yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguluyor. Sancak, vatandaşların cankurtaran ve güvenlik ekipmanlarının bulunduğu yüzme alanlarını tercih etmesi gerektiğini belirtiyor.

“DERİNLİĞİ BİLİNMEYEN SULARA GİRMEYİN”

AFAD Arama Kurtarma Uzmanı Yavuz Sancak, boğulma vakalarının temelinde derinliği bilinmeyen sulara girilmesi ve çocukların su kenarında yalnız bırakılmasının bulunduğunu belirterek, vatandaşların güvenli alanları tercih etmesi gerektiğini söyledi.Sancak, “Vatandaşlarımızın mutlaka cankurtaran ve şamandıra sistemi bulunan emniyetli alanları tercih etmesi gerekiyor” dedi.

Van Gölü’nde Tehlike Büyüyor! (2)

“CANKURTARAN SAYISI YETERSİZ”

A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Uğur Binici ise Van Gölü kıyılarındaki cankurtaran eksikliğine dikkat çekti.Binici, “Van Gölü’nün 400 kilometreyi aşan kıyı şeridinde tescilli yüzme alanı ve lisanslı cankurtaran sayısı oldukça yetersiz. Yerel yönetimlerin sahillerde denetim ve emniyet standartlarını artırması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

BOĞULMADA İLK DAKİKALAR HAYATİ

Suda boğulma olaylarında doğru müdahale kadar kurtarmaya çalışan kişinin kendi güvenliğini sağlaması da büyük önem taşıyor.Uzmanlar, panik halindeki kişiye doğrudan sarılarak suya girilmemesi gerektiğini belirtiyor. Kazazedeye mümkünse can simidi, ip, uzun sopa veya su üzerinde kalmasını sağlayacak bir cisim uzatılması ya da fırlatılması öneriliyor. Aynı anda çevrede bulunanların 112 Acil Çağrı Merkezi'ni araması gerekiyor.

SUDAN ÇIKARIRKEN BOYUN VE OMURGAYA DİKKAT

Özellikle yüksekten atlama veya sığ suya dalma sonrasında yaşanan kazalarda omurga yaralanması ihtimali bulunuyor. Bu nedenle kazazede sudan çıkarılırken baş, boyun ve gövdenin mümkün olduğunca aynı hizada tutulması ve gereksiz hareketlerden kaçınılması gerekiyor.Kazazede güvenli bir alana alındıktan sonra bilinç ve solunum kontrolü yapılmalı. Solunum yoksa temel yaşam desteğine başlanmalı ve sağlık ekipleri gelene kadar müdahale sürdürülmeli.

Son Dakika! Van Gölü’nde Kahreden Olay: 4 Yaşındaki Çocuk Boğuldu
Son Dakika! Van Gölü’nde Kahreden Olay: 4 Yaşındaki Çocuk Boğuldu
İçeriği Görüntüle

“MIDESİNDEKİ SUYU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAYIN”

Boğulma vakalarında yapılan en önemli hatalardan birinin, kazazedenin karnına bastırarak veya ters çevirerek midesindeki suyu çıkarmaya çalışmak olduğu belirtiliyor.Uzmanlara göre bu tür müdahaleler zaman kaybına neden olabileceği gibi kusma ve akciğerlere içerik kaçması riskini de artırabiliyor. Bu nedenle kazazedeye bilinçsiz müdahalelerde bulunulmaması ve mümkün olan en kısa sürede profesyonel sağlık desteği sağlanması gerekiyor.

“İYİYİM” DEMESİ TEHLİKENİN GEÇTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR

Sudan çıkarıldıktan sonra bilinci yerine gelen kişilerin de sağlık ekipleri tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor. Boğulma sonrasında solunumla ilgili sorunlar daha sonra ortaya çıkabileceğinden, olayın ardından tıbbi değerlendirme yapılması gerekiyor.

Muhabir: ABDULSELAM KURT