Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova, Van Gölü’ndeki mikrobiyolitlerin içerisinde bulunan nano ölçekteki küreciklerin kökenini araştıracaklarını açıkladı. YYÜ Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen çalışma kapsamında ay sonunda arazi çalışması yapılacak, ekim ayının başında alınacak örnekler yüksek çözünürlüklü yöntemlerle incelenecek.

Van Gölü’nün yüz binlerce yıllık jeolojik geçmişine ışık tutan mikrobiyolit ve tufa oluşumları, yeni bir bilimsel araştırmanın konusu oldu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova öncülüğünde yürütülecek çalışmada, göldeki mikrobiyolitlerin içerisinde bulunan ve gözle görülemeyecek ölçekteki nano küreciklerin kökeni araştırılacak.

YYÜ Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen proje kapsamında araştırmacılar, ay sonunda Van Gölü’nde arazi çalışması gerçekleştirerek mikrobiyolitlerden örnekler toplayacak. Ekim ayının başında laboratuvar ortamında analiz edilecek örnekler, yüksek çözünürlüklü görüntüleme yöntemleriyle incelenecek.

Araştırmanın temel amacı, mikrobiyolitlerin içerisindeki nano küreciklerin hangi jeolojik süreçlerle ilişkili olduğunu ortaya çıkarmak olacak. Çalışmanın, yalnızca mikrobiyolitlerin yapısının daha iyi anlaşılmasına değil, Van Gölü’nün jeolojik geçmişinin daha ayrıntılı biçimde ortaya konulmasına da katkı sunması hedefleniyor.

“NANO KÜRECİKLERİN KÖKENİNİ BULMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

Araştırmanın ayrıntılarını paylaşan Doç. Dr. Çetin Yeşilova, öncelikli hedeflerinin nano küreciklerin oluşum mekanizmasını belirlemek olduğunu söyledi.

Yeşilova, “Ayın sonunda araziye çıkacağız. Ekim’in başında örnekleri analize götüreceğiz. Mikrobiyolitlerdeki nano küreciklerin kökenini inceleyeceğiz. Bunlar kökensel olarak nereye dayanıyor? Bunların yüksek tanımlı çözünürlükte görüntülerini alacağız ve bunların kökenini bulmaya çalışacağız” dedi.


“HER GÖRÜNEN OLUŞUM MİKROBİYOLİT DEĞİL”

Van Gölü kıyılarında son yıllarda kamuoyunun dikkatini çeken karbonat oluşumlarının bilimsel açıdan doğru sınıflandırılmasının önemine dikkat çeken Yeşilova, kıyıda görülen her yapının mikrobiyolit olarak adlandırılmasının doğru olmadığını belirtti. Van Gölü’nün jeolojisi, gölün oluşumu ve jeolojik evrimi ile mikrobiyolit ve tufaların oluşum süreçleri üzerine çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Yeşilova, farklı karbonat oluşumlarının oluşum koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yeşilova, “Bunlar aslında hepsi mikrobiyolit değil. Bir kısmı mikrobiyolit, bir kısmı tufa. Tufa dediğimiz mikrobiyolitin geniş çerçevede mikrobiyoliti içine alan bir çökel. Tufa ve traverten sistemi var. Tufalar da soğuk sularda oluşan kalsiyum karbonatça zengin çökeller” ifadelerini kullandı.

MİKROBİYOLİT, STROMATOLİT VE TROMBOLİT AYRIMI

Mikrobiyolitlerin oluşum biçimlerinin sınıflandırmada belirleyici olduğunu belirten Yeşilova, bu yapıların farklı büyüme şekillerine sahip olduğunu anlattı.

Mikrobiyolitlerin yukarıya doğru kule şeklinde geliştiğini, soğanı andıran katmanlı yapılara ise stromatolit adı verildiğini aktaran Yeşilova, trombolitlerin de farklı bir oluşum tipi olduğunu belirtti. Yeşilova, “Mikrobiyolit de aslında bir tufa. Ama oluşum şartlarından dolayı yukarıya doğru büyüyüp kuleler şeklinde büyüdüğü için biz bunlara mikrobiyolit diyoruz. Bunların soğan gibi büyüyenleri var. Onlara stromatolit diyoruz. Trombolitler var. Fakat sizin Van Gölü’nün sahilinde gördüğünüz her şey mikrobiyolit değil” dedi.

KUMUN ALTINDAKİ TUFALAR GÖL SULARI ÇEKİLİNCE ORTAYA ÇIKTI

Van Gölü kıyılarında çok sayıda tufa oluşumunun bulunduğunu belirten Yeşilova, bu yapıların önemli bir bölümünün kumun içerisinde ve altında geliştiğini söyledi. Tatlı su ile Van Gölü suyunun karıştığı bölgelerde meydana gelen kimyasal süreçlerin kalsiyum karbonatın çökelmesine neden olduğunu ifade eden Yeşilova, bu süreç sonucunda kum içerisinde tufaların geliştiğini kaydetti. Yeşilova, “Tufa olanlar Van Gölü’nde sahilin, Van Gölü sahilinde kumun içinde büyüyor. Siz aslında sahile giderken, sahilde yürürken, göle girerken onların üstünden geçip gidiyorsunuz. Ama hiç onları fark etmiyorsunuz bile. Onlar çünkü kumun altında yukarıya doğru büyümeye devam ediyorlar” diye konuştu.

Göl seviyesinin gerilemesiyle birlikte dalga ve fırtınaların kıyıdaki kumu aşındırması sonucu daha önce kum altında kalan oluşumların gün yüzüne çıktığını belirten Yeşilova, özellikle bıçak, kılıç ve boruyu andıran yapıların bu şekilde görünür hale geldiğini söyledi. Yeşilova, oluşum sürecini şöyle anlattı:

“Tatlı su Van Gölü’yle göl suyuyla karıştığı için, karıştığı zaman yukarıya doğru hareket ediyor. Yoğunluğundan dolayı yukarıya doğru hareket ederken içindeki kalsiyum karbonatı çökeltiyor. Bu kalsiyum karbonat oradaki tufaları oluşturuyor. Ne zaman ki Van Gölü geri çekildi, sular çekilmeye başladı, sular çekildikten sonra fırtına dalgaları ve normal yüksek enerjili dalgalar o kumu yıkadı. O kumun içindeki bu tufalar bıçak gibi, kılıç gibi veya boru gibi ortaya çıktı.”

VAN GÖLÜ’NÜN 600 BİN YILLIK JEOLOJİK EVRİMİ İNCELENİYOR

Yeşilova’nın çalışmalarının bir diğer önemli başlığını ise Van Gölü’nün oluşumu ve jeolojik evrimi oluşturuyor. Van Gölü’nün yaklaşık 600 bin yıl önce oluşmaya başlayan genç bir göl sistemi olduğunu belirten Yeşilova, gölün geçmişten günümüze geçirdiği jeolojik değişimleri araştırdığını ifade etti. Van ve Muş havzalarının geçmişteki jeolojik ilişkisi ile Nemrut çevresindeki volkanik faaliyetlerin bölgenin jeolojik yapısında önemli rol oynadığını belirten Yeşilova, gölün 600 bin yıldan günümüze uzanan evriminin kapsamlı bir araştırma konusu olduğunu söyledi.

Yeşilova, “Van Gölü 600.000 yıl önce birleşik olan Muş ve Van havzalarının Nemrut’un çökelleriyle kapanması sonucu oluşmaya başlayan bir göl. Bu gölün 600.000 yıldan günümüze kadar geçirdiği jeolojik evrimleri anlatmaya çalıştım. Aslında bir kitapla da anlatılacak bir konu değil ama dar bir perspektiften jeolojik açıdan anlatmaya çalıştım. O da Van Gölü’nün evrimini anlatıyor” ifadelerini kullandı.

Van’ın Da Aralarında Bulunduğu 8 İlde Suç Örgütlerine Operasyon!
Van’ın Da Aralarında Bulunduğu 8 İlde Suç Örgütlerine Operasyon!
İçeriği Görüntüle

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİYLE YÜRÜTÜLÜYOR

Van Gölü’nün jeolojisi ile mikrobiyolit ve tufa oluşumları üzerine yürütülen bilimsel çalışmalara farklı araştırmacıların da katkı sunduğunu belirten Yeşilova, yüksek lisans öğrencisi Baranlar ile Almanya’dan Günther Landmann’ın çalışmalara katkı verdiğini söyledi.

Nano küreciklerin kökenine yönelik yeni araştırmanın da farklı analiz ve görüntüleme tekniklerinden yararlanılarak yürütülmesi planlanıyor.

VAN GÖLÜ’NÜN KORUNMASI İÇİN BİLİMSEL ÇALIŞMA

Öte yandan Yeşilova, Van Gölü’nün korunmasına yönelik hazırlanan bilimsel bir makalenin de yayın aşamasında olduğunu açıkladı.

Van Gölü’nün korunmasına ilişkin hazırlanan çalışmanın yakında önemli bir bilimsel dergide yayımlanmasının beklendiğini belirten Yeşilova, yürütülen araştırmaların gölün yalnızca jeolojik geçmişinin anlaşılması açısından değil, sahip olduğu doğal değerlerin korunması açısından da önem taşıdığını vurguladı.

Muhabir: ABDULSELAM KURT