Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Van Şubesi, 2027 yılı bütçesine ilişkin Van Defterdarlığı önünde basın açıklaması düzenledi. KESK Van Şubeler Platformu üyelerinin de katıldığı açıklamayı, BES Van Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Tunç okudu. Açıklamada, bütçe politikaları, vergi yükü, kamu emekçilerinin ücret kayıpları, sermayeye sağlanan teşvikler ve kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar eleştirildi. Sendika, 2027 yılı bütçesinin emekçiler ve dar gelirli vatandaşlar yerine sermaye çevrelerinin çıkarlarını gözettiğini savunarak, ek zamdan adil vergi sistemine, ücretsiz kamu hizmetlerinden grevli toplu sözleşme hakkına kadar birçok talebini sıraladı.
“2027 BÜTÇESI BIR REFAH BÜTÇESI DEĞIL”
BES Van Şubesi tarafından yapılan açıklamada, iktidarın 2027 yılı bütçesi ile sonraki iki yılın tahmini bütçelerini Meclise sunduğu hatırlatıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 2027 yılı bütçesini “dayanıklılık, refah ve dönüşüm” bütçesi olarak nitelendirdiği belirtilen açıklamada, bütçenin 27 trilyon 276 milyar lira olarak öngörüldüğü ifade edildi.Açıklamada, faiz giderleri için yaklaşık 3,98 trilyon lira ayrıldığı, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlar için öngörülen kaynakların ise bu tutarın gerisinde kaldığı belirtildi. Sendika temsilcileri, söz konusu bütçenin bir refah bütçesi olmadığını, dar ve sabit gelirli kesimlerden üst gelir gruplarına kaynak aktarımını öngördüğünü savundu.Açıklamada, kamu emekçileri başta olmak üzere toplumun dar gelirli kesimlerinden yeniden sabır ve fedakârlık isteneceği, sermaye ve servet sahiplerine ise bütçe kaynaklarının aktarılacağı ileri sürüldü.
VERGI YÜKÜNÜN YÜZDE 73’ÜNÜN DOLAYLI VERGILER VE ÜCRETLILERDEN GELDI
BES’in açıklamasında, Orta Vadeli Program ile 2027 yılı bütçe verileri birlikte değerlendirilerek vergi politikalarına yönelik eleştiriler dile getirildi. Bütçenin yaklaşık yüzde 85’inin vergi gelirlerinden oluştuğu belirtilirken, 2027 yılı için toplam 19,9 trilyon liralık vergi geliri hedeflendiği kaydedildi.Açıklamada, KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler ile ücretlilerin maaşlarından kesilen gelir vergisinin toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 73’ünü oluşturduğu öne sürüldü.Toplanması hedeflenen 5,5 trilyon liralık gelir vergisinin yüzde 93’ünün, yaklaşık 5,2 trilyon lirasının, işçi, memur ve diğer ücretli çalışanların maaşlarından kesileceği ifade edildi. Çalışanların gelirleri ile zorunlu giderleri arasındaki farkın giderek açıldığı belirtilen açıklamada, zorunlu tüketim vergileri de dikkate alındığında ortalama bir hanenin aylık vergi yükünün 60 bin ile 76 bin lira arasında olduğu iddia edildi.
FAIZ GIDERLERI VE SERMAYEYE SAĞLANAN TEŞVIKLERİNE TEPKİ
Açıklamada, merkezi yönetimin 3 trilyon 868 milyar liralık bütçe açığını kapatmak için vatandaşların ve emekçilerin üzerindeki vergi yükünü artıran politikalara yöneldiği savunuldu.Açıklamada, 2027 yılı için tahmini enflasyon oranının yüzde 21 olarak güncellendiği, toplu sözleşme zammının ise yüzde 5 artı yüzde 4, kümülatif olarak yüzde 9,2 düzeyinde öngörüldüğü belirtildi.Toplu sözleşme farklarının ek zamla telafi edilmemesi durumunda kamu emekçileri ve emeklilerinin 2027 yılındaki kaybının yüzde 11,8’e ulaşabileceği ileri sürüldü. Açıklamada, geçmiş yıllarda da enflasyon hedeflerinin düşük belirlenmesi nedeniyle çalışanların gelir kayıplarına uğradığı savunuldu.BES, toplu sözleşme süreçlerinde kamu emekçilerinin haklarını yeterince koruyamadıkları gerekçesiyle Memur-Sen ve Kamu-Sen’i de eleştirdi. Sendikaların, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sorunlara odaklanması gerektiği ifade edildi.
SENDIKAL ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE GREVLI TOPLU SÖZLEŞME ÇAĞRISI
Açıklamada, kamu çalışanlarının sendikal örgütlenme haklarına yönelik olası kısıtlamalar da eleştirildi. Sendikal örgütlenmenin önüne yüksek barajlar getirilmesine yönelik girişimlerin, kamu emekçilerinin sendika kurma ve örgütlenme hakkını sınırlandıracağı savunuldu.BES tarafından yapılan açıklamada, sendikaların yetki tartışmaları yerine çalışanların ekonomik ve sosyal hakları için mücadele etmesi gerektiği vurgulandı. Geçmiş toplu sözleşme dönemlerinde yaşandığı belirtilen kayıpların hesabının verilmesi çağrısında bulunuldu.
“BÜTÇE SÜRECI DEMOKRATIK VE KATILIMCI OLMALI”
Basın açıklamasında iktidara çağrıda bulunan BES, emekçileri, emeklileri ve yoksulları göz ardı eden; vergi gelirlerini sermaye ve rant çevrelerine aktardığı öne sürülen bütçe politikalarından vazgeçilmesini istedi.Bütçe hazırlık sürecinin başta emek örgütleri olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin katılımına açılması ve demokratik bir süreç işletilmesi gerektiği belirtildi.Açıklamada, emekçilerin katılımı olmadan hazırlanan ve yoksulluğu artırdığı savunulan bir bütçenin kabul edilmeyeceği ifade edilerek, iş yerlerinden başlayıp yaşamın bütün alanlarına yayılan bir mücadele yürütüleceği kaydedildi.
BES’IN 10 MADDELIK TALEP LISTESİ
BES Van Şubesi tarafından okunan basın açıklamasında, kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi için şu talepler sıralandı:
1. Hedef enflasyon kayıpları karşılansın: Hedef enflasyon ile toplu iş sözleşmesi (TİS) artışı arasındaki 13,11 puanlık fark derhal ödenmeli ve acil ek zam yapılmalı.
2. İnsanca yaşanacak temel ücret sağlansın: En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı ve bu ücret tam sigortalı olmalı.
3. Seyyanen zam emekliliğe yansıtılsın: İlave ödemeler dâhil tüm gelirler taban aylığa eklenmeli, 3600 ek gösterge sözü tutulmalı ve tüm memurlar için adil bir ek gösterge sistemi oluşturulmalı.
4. 5510 sayılı Kanun değiştirilsin: 2008 yılı Ekim ayından sonra işe giren kamu emekçilerinin hak kayıplarını giderecek yasal düzenlemeler yapılmalı.
5. Adil vergi sistemi oluşturulsun: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı; gelir vergisinin birinci dilimi yüzde 10’da sabitlenmeli, temel ihtiyaçlar ve asgari ücret tutarı vergiden muaf tutulmalı.
6. Kamusal hizmetler ücretsiz sunulsun: Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm temel kamu hizmetleri nitelikli ve parasız olarak sağlanmalı.
7. Zorunlu giderler karşılansın: Ulaşım, servis, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu tüm kamu emekçilerine ücretsiz sunulmalı.
8. Lojman ve kira yardımı sağlansın: Başta genç kamu emekçileri olmak üzere her ilde kamu lojmanları yeniden açılmalı. Özellikle büyükşehirlerde acil kira tazminatı ödenmeli.
9. Her iş yerine nitelikli kreş açılsın: Tüm kamu kurumlarında 24 saat hizmet veren ücretsiz kreşler ve bebek bakım odaları açılmalı.
10. Sendika barajları kaldırılsın, grevli toplu sözleşme hakkı tanınsın: Sendikal örgütlenme ve sendika özgürlüğünü engelleyen baraj uygulamalarına son verilmeli, grevli toplu sözleşme hakkı yasalaşmalı.





