Van’da yaz aylarında artan yangın riski, çevrenin korunması ve doğaya yönelik insan kaynaklı tehditleri yeniden gündeme taşıdı. Van’ın orman varlığı açısından fakir bir il olmasıyla birlikte, yangınların yalnızca ormanlarla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Kalçık, bölgede tarım alanlarında yaşanabilecek anız yangınlarının da hem doğa hem de tarımsal ekosistem açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Kalçık, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte yangın riskine karşı daha dikkatli olunması gerektiğini belirterek, doğada kontrolsüz bırakılan her ateşin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

ANIZ YANGINI TOPRAĞIN ALTINDAKİ YAŞAMI DA YOK EDİYOR
Anız yakılmasının toprağa herhangi bir fayda sağlamadığını belirten Kalçık, bu uygulamanın toprağın doğal yapısına zarar verdiğini söyledi.Anızların yakılmasıyla toprağın içerisinde bulunan canlı organizmaların da yok olduğunu ifade eden Kalçık, böceklerden karıncalara, arılardan diğer canlılara kadar birçok türün bu uygulamadan olumsuz etkilendiğine dikkat çekti. Kalçık, anız yakmanın geçmişten gelen bir alışkanlık nedeniyle sürdürüldüğünü belirterek, bu anlayışın değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
KONTROLDEN ÇIKAN ANIZ YANGINI TARLADAN ÇOK DAHA FAZLASINI YAKABİLİR
Anız yakılmasının yalnızca tarım arazileri açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kalçık, kontrol altına alınamayan ateşlerin çevredeki alanlara sıçrayarak daha büyük yangınlara dönüşebileceği uyarısında bulundu.Dünyanın birçok bölgesinde büyük yangınların yaşandığı, iklim değişikliğinin de yangın riskini artırdığı bir dönemde çevre konusunda daha hassas davranılması gerektiğini ifade eden Kalçık, Van’ın da bu konuda gerekli önlemleri alması gerektiğini söyledi.

VAN GÖLÜ HAVZASI İÇİN KRİTİK UYARI: DOĞAYA ATILAN HER ATIK RİSK TAŞIYOR
Van Gölü Havzası’nın dünyanın önemli doğal alanlarından biri olduğunu belirten Kalçık, bölgede yaşayan herkesin doğaya karşı daha sorumlu davranması gerektiğini dile getirdi.Vatandaşların piknik, tarla çalışması veya farklı amaçlarla kullandıkları alanları temiz bırakmaları gerektiğini belirten Kalçık, doğaya bırakılan atıkların yalnızca görüntü kirliliğine değil, yangın ve su kirliliği gibi farklı sorunlara da yol açabileceğini söyledi. Kalçık, Van Gölü Havzası’nın korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun tamamının sorumluluğu olduğunu vurguladı.
BİR SİGARA İZMARİTİ BİLE YANGINI BAŞLATABİLİR!
Yangın riskinin yalnızca tarım alanlarıyla sınırlı olmadığını belirten Kalçık, vatandaşların doğaya bıraktığı sigara izmariti, kül ve kontrolsüz şekilde söndürülmeyen mangal kömürlerinin de yangınlara neden olabileceğine dikkat çekti.Özellikle yaz aylarında vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Kalçık, küçük bir ihmalin geniş alanlara yayılan yangınlara dönüşebileceği uyarısında bulundu.Çevre bilincinin toplumda kalıcı hale gelmesi için eğitimin büyük önem taşıdığını ifade eden Kalçık, çocuklara küçük yaşlardan itibaren doğa, su, toprak ve ekoloji konusunda eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.Temiz hava, temiz su ve temiz toprağın sağlıklı yaşamın temel unsurları olduğunu belirten Kalçık, çevre duyarlılığının yalnızca dönemsel kampanyalarla değil, eğitim yoluyla kalıcı hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

VAN’DA ÖNLEMLER ARTIRILMALI
Kalçık, özellikle Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile ilgili kurumların yangın riskine ve anız yakılmasına karşı vatandaşları daha fazla bilgilendirmesi gerektiğini belirtti.Vatandaşların da doğaya kendi yaşam alanları gibi sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Kalçık, Van’ın doğal değerlerinin korunması için kamu kurumları ve toplumun birlikte hareket etmesi çağrısında bulundu.




