Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik’e ait parfüm dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangın, aralarında Vanlı Cansu Esetoğlu’nun da bulunduğu 7 işçinin yaşamına mal oldu. Üçü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği facianın ardından başlatılan yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci duruşmasında iki sanık hakkında tahliye kararı verildi.3 Kasım 2026’da Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen celsede mahkeme heyeti, sanıklar Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat’ın yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak tahliye edilmesine hükmetti. Diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme, dosyadaki bilirkişi incelemelerinin tamamlanması için duruşmayı 23 Mart 2027 tarihine bıraktı.
VANLI CANSU ESETOĞLU DA FACİADA YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ
Dilovası’ndaki yangında hayatını kaybeden 7 işçiden biri olan Cansu Esetoğlu’nun Van’ın Erciş ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu Van yerel basınında yayımlanan haberlerde de yer aldı. Genç işçinin ölümü, facianın Van’daki en acı yönlerinden biri olarak hafızalara kazındı.8 Kasım 2025’te Mimar Sinan Mahallesi’nde bulunan parfüm dolum tesisinde çıkan yangında Hanım Gülek, Esma Gikan, Şengül Yılmaz, Tuncay Yıldız, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esetoğlu hayatını kaybetti. Yangında 6 işçi de yaralandı. Hayatını kaybedenler arasında çocuk yaştaki işçilerin bulunması, iş güvenliği ve denetim sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı.

Yangının ardından hazırlanan iddianameyle açılan davanın ilk duruşması, 24-27 Mart 2026 tarihleri arasında Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görüldü. Dört gün süren ilk duruşmada sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve müşteki ailelerin talepleri dinlendi.İlk duruşmanın sonunda, şirket yetkililerinin olay sonrası yakalanmasına ilişkin süreçte adı geçen ve “suçluyu kayırma” suçlamasıyla yargılanan Onay Yürüklü’nün tahliyesine karar verildi. Diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Böylece dava, ilk celsede verilen ara kararla birlikte ikinci duruşmaya taşındı.İlk duruşmada dinlenen yaralı işçilerden Gülhan Bendi’nin beyanları da dosyada dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Bendi, atölyede farklı markalar için de parfüm üretildiğini anlattı. Bu beyan, ilerleyen duruşmalarda tesisin üretim faaliyetleri ve şirketler arasındaki ilişkiler bakımından yeniden gündeme geldi.

İKİNCİ DURUŞMADA ÜÇ SANIK HAKKINDA TAHLİYE KARARI VERİLMİŞTİ
Davanın ikinci duruşması 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında görüldü. Bu duruşmanın ilk gününde hakkında yakalama kararı bulunan Abdurrahman Bayat tutuklandı. Üç gün süren duruşmanın sonunda ise Aleyna Oransal, Güven Demirbaş ve Ünal Arslan hakkında tahliye ve adli kontrol kararları verildi.Mahkeme, dosyadaki diğer sanıkların tutukluluk durumlarına ilişkin değerlendirmelerini sürdürürken davayı 21 Temmuz 2026 tarihine erteledi.21 Temmuz 2026’da görülen üçüncü duruşmada mahkeme, Altay Ali Oransal, İsmail Oransal, Gökberk Güngör, Abdurrahman Bayat ve Ali Osman Akat’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Daha önce tahliye edilen bazı sanıkların yeniden tutuklanması ve duruşmanın Gebze Adliyesi’nde görülmesi yönündeki talepler ise kabul edilmedi.Bu süreçte kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin ayrı soruşturma da devam etti. Dilovası Belediyesi görevlileri hakkında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin ardından kamu görevlilerine ilişkin dosya ana davayla birleştirildi. Böylece yargılanan sanık sayısı 16’dan 23’e yükseldi.Davanın 8-9 Eylül 2026’da görülen dördüncü duruşmasında kamu görevlilerinin savunmaları alındı. Duruşmada belediyenin ruhsat ve denetim süreçlerine ilişkin sorular gündeme geldi. Mahkeme, dört kamu görevlisi Cihan Sorgucu, Selim San, Hüseyin Öztürk ve Muammer Telli’nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.Daha önce tahliye edilen zabıta müdür vekilleri Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı hakkında ise yeniden tutuklama kararı verildi. Duruşma 3 Kasım 2026’ya ertelendi.
5’İNCİ DURUŞMADA TAHLİYE EDİLEN İSİMLER KİM?
3 Kasım’da görülen beşinci duruşmada, tutuklu sanıklar Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat’ın tahliyesine karar verildi. Her iki isim de dosyada “suçluyu kayırma” suçlamasıyla yargılanıyor.Ali Osman Akat, İsmail ve Altay Ali Oransal kardeşlerin dayısı olarak biliniyor. Akat ve Abdurrahman Bayat’ın, olayın ardından Oransal kardeşlerin kaçırılmasına yardım ettikleri iddiası dosyada yer alıyor. Mahkeme, iki sanığın tutuklu kaldıkları süreyi ve delillerin toplanmış olmasını dikkate alarak yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyelerine hükmetti.Duruşmada savcılık, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etmişti. Buna rağmen mahkeme heyetinin tahliye kararı vermesi, hayatını kaybeden işçilerin yakınlarının tepkisine neden oldu.

TANIK İFADESİNDE DENETİM TUTANAĞI GÜNDEME GELDİ
Beşinci duruşmada tanık olarak dinlenen dönemin Dilovası Belediyesi zabıta memuru Ömer Kocabay, yangından yaklaşık 15-20 gün ya da bir ay önce tesise denetim amacıyla gittiğini ve tutanağı kendisinin yazıp imzaladığını söyledi.Kocabay, iş yeri sahibi Kurtuluş Oransal ile görüştüğünü, ruhsatın iş yerinde bulunmadığının ve muhasebede olduğunun kendisine söylendiğini aktardı. Tanığın, dosyanın savcısı Ahmet Kocabay’ın kuzeni olduğunu belirtmesi de duruşmada gündeme geldi.Ailelerin avukatları ise iş yerinin faaliyetlerine ilişkin daha önce şikâyetler yapıldığını, buna rağmen gerekli denetimlerin gerçekleştirilmediğini savundu. Avukatlar, belediyeye yönelik CİMER başvurularını ve denetim süreçlerini mahkeme gündemine taşıdı.
AİLELER TAHLİYE KARARINA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
Duruşmanın ardından hayatını kaybeden işçilerin aileleri ve avukatları, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi önünde açıklama yaptı. Tahliye kararına tepki gösteren aileler, sorumluların yargılama sürecinde hesap vermesini istediklerini belirtti.Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, ailelere para, ev ve araba teklif edildiğini öne sürerek bu teklifleri kabul etmediklerini söyledi. Aileler, yakınlarının ölümünün karşılığında herhangi bir maddi teklif istemediklerini, adaletin sağlanmasını beklediklerini dile getirdi.Avukatlar da tahliye kararına itiraz ederek dosyadaki tüm sorumlulukların ortaya çıkarılmasını talep etti.
İDDİANAMEDE HANGİ SUÇLAMALAR VAR?
Kamu görevlilerine ilişkin dosyanın ana davayla birleştirilmesiyle toplam sanık sayısı 23’e yükseldi. Dosyada şirket yetkilileri, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren kişiler, bina ve iş yeriyle bağlantılı isimler ile belediye görevlileri bulunuyor.İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında “olası kastla öldürme” suçlaması yöneltiliyor. Bu sanıklar hakkında hayatını kaybeden her bir işçi için ayrı ayrı ceza talep ediliyor.İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile bina ve iş yeri denetimleriyle bağlantılı bazı sanıklar hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlaması bulunuyor. Ali Osman Akat, Onay Yürüklü ve Abdurrahman Bayat ise “suçluyu kayırma” suçlamasıyla yargılanıyor. Belediye görevlilerine ilişkin dosyada da denetim ve ruhsat süreçlerindeki sorumluluk iddiaları inceleniyor.Bu suçlamalar iddianamede yer alan isnatlardır; sanıklar hakkındaki nihai hukuki durum mahkemenin vereceği kararla belirlenecek.

DAVA 23 MART 2027’YE ERTELENDİ
Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi, beşinci duruşmada verdiği ara kararla Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat’ın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca dosyadaki mali ilişkilerin ve yangına ilişkin kusur durumunun aydınlatılması için bilirkişi incelemelerinin tamamlanmasını bekleyecek.Bir sonraki duruşma 23 Mart 2027 tarihinde görülecek.Vanlı Cansu Esetoğlu’nun da yaşamını yitirdiği faciada ailelerin adalet arayışı sürerken, gözler yeni duruşmada alınacak kararlara çevrildi.




