Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi’nde 64 yıldır görev yapan 86 yaşındaki Mehmet Kuşman, yalnızca kalenin bekçiliğini yapmakla kalmadı. Kendi çabalarıyla Urartu çivi yazısını öğrenen Kuşman, Van’ın binlerce yıllık tarihini yaşatmaya devam ediyor.
Van’ın Gürpınar ilçesinde bulunan Çavuştepe Kalesi, Urartu medeniyetinden günümüze ulaşan en önemli tarihi yapılardan biri olarak dikkat çekiyor. Ancak kalenin hikâyesini özel kılan yalnızca binlerce yıllık taşları değil, 64 yıldır bu tarihi mirasın başında bulunan Mehmet Kuşman’ın hayatı.86 yaşındaki Kuşman, askerlik dönüşünde henüz genç yaşta çalışmaya başladığı Çavuştepe Kalesi’nden geçen yıllara rağmen kopmadı. Yarım asrı aşan görev süresinde kalenin taşlarına, yazıtlarına ve tarihine adeta hayatını adadı.
URARTU ALFABESİNİ KENDİ KENDİNE ÖĞRENDİ
Kuşman’ın Çavuştepe Kalesi’ndeki hikâyesi, bölgede yürütülen kazı çalışmalarıyla başladı. Kazı ekibine katılan Kuşman, burada görev yapan akademisyenlerle tanıştı ve kale üzerindeki yazıtlara ilgi duymaya başladı.İlk zamanlarda yazıtların ne anlattığını merak eden Kuşman, akademisyenlerden aldığı kitaplarla Urartu tarihini araştırmaya başladı. Yıllar boyunca kendi imkânlarıyla çalışan Kuşman, Urartu çivi yazısını okumayı ve yazmayı öğrendi.Kuşman, bugün Türkiye’de Urartu alfabesini okuyup yazabilen az sayıdaki kişiden biri olduğunu belirterek, “Türkiye’de yedi kişiyiz. Dünyada 12 kişiyiz.” ifadelerini kullandı.
“HER TAŞIN AYRI BİR ADI VAR”
Çavuştepe Kalesi’nin kendisi için yalnızca bir çalışma alanı olmadığını belirten Kuşman, kaleye duyduğu bağlılığı şu sözlerle anlattı:“Hiç pes etmeyi düşünmedim. Çünkü aşığım ben bu kaleye. Benim için her taşın ayrı bir adı var. Her taşın ayrı bir görevi var. Her taşın ayrı bir güzelliği var.”Kuşman, resmi olarak emekli olduktan sonra da kaleden ayrılmadı. 2005 yılından bu yana gönüllü olarak Çavuştepe Kalesi’nde bulunmaya devam eden Kuşman, yaptığı taş eserler ve takılarla da geçimini sağlıyor.

URARTU YAZITLARINDA GÜNLÜK HAYATIN İZLERİNİ ARIYOR
Urartu yazıtlarının yalnızca kralların savaşlarını ve başarılarını anlatmadığını belirten Kuşman, bu yazıtlarda dönemin günlük yaşamına ilişkin önemli bilgilerin de bulunduğunu ifade ediyor.Tarım, hayvancılık, ticaret, savaş ve toplumsal yaşam gibi birçok konunun yazıtlara işlendiğini anlatan Kuşman, Urartuların günlük hayata ilişkin ayrıntıları dahi kayıt altına aldığını belirtiyor.Kuşman’a göre bu yazıtlar, binlerce yıl önce Van ve çevresinde yaşayan insanların hayatını anlamak açısından büyük önem taşıyor.
URARTU İZLERİNİ FARKLI ÜLKELERDE TAKİP ETTİ
Urartu alfabesine duyduğu merak, Kuşman’ı Van dışına da taşıdı. Ermenistan, İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerde bulunan tarihi alanları ziyaret eden Kuşman, Urartu yazıtlarını yerinde inceleyerek bilgisini geliştirdi.Çalışmaları nedeniyle farklı ülkelerden teklifler aldığını anlatan Kuşman, Amerika Birleşik Devletleri’nden de kendisine ülkede yaşaması için teklif geldiğini belirtti.Ancak ailesinin Türkiye’den ayrılmak istememesi üzerine bu teklif kabul edilmedi. Kuşman ise Van’dan vazgeçmek istemediğini şu sözlerle dile getirdi:“Memleketim gerçekten çok güzel. Buranın havası hiçbir yerde yok. Suyu hiçbir yerde yok. Yemeği hiçbir yerde yok. İnsanlığı da hiçbir yerde yok.”
VAN KALESİ’NDEKİ YAZITLARI DA OKUYABİLİYOR
Kuşman’ın Urartu yazıtlarına ilgisi Çavuştepe Kalesi ile sınırlı değil. Van Kalesi ön tarafında, Mustafa Paşa Camisi yakınlarında bulunan büyük taş yazıtları da inceleyen Kuşman, bu yazıları okuyabildiğini ancak bazı bölümlerin anlamını tam olarak çözemediğini söylüyor.“Okuyabiliyorum ama anlamını bilmiyorum.” diyen Kuşman, tarihi eserlerde karşılaştığı her yazının kendisi için ayrı bir merak olduğunu ifade ediyor.İlerleyen yaşı nedeniyle artık görevini bırakmayı düşündüğünü söyleyen Kuşman, sağlık ve yaşının getirdiği zorluklara dikkat çekiyor.“Kulak eskisi kadar duymuyor, göz eskisi kadar görmüyor, ses eski kadar değil, güç de eski kadar değil. Onun için bırakmak zorundayım.” diyen Kuşman, buna rağmen Çavuştepe Kalesi’nden tamamen kopmak istemiyor.

URARTU MİRASININ YAŞAYAN TANIĞI
Mehmet Kuşman, 64 yıllık nöbeti boyunca Çavuştepe Kalesi’nin yalnızca bekçiliğini yapmadı; Urartu tarihini araştırdı, yazıtları okumayı öğrendi, eserler üretti ve öğrendiklerini ziyaretçilerle paylaşmaya devam etti.Bugün 86 yaşında olan Kuşman, Van’ın binlerce yıllık tarihinin yaşayan tanıklarından biri olarak öne çıkıyor. Onun hikâyesi, Çavuştepe Kalesi’nin taşlarında saklı Urartu mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasında da önemli bir yere sahip.




