Van’ın Bahçesaray ilçesinde dağların arasından geçen Müküs Çayı, yaz aylarında ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. Eski adı Müküs olan Bahçesaray; tarihi, doğal güzellikleri, medreseleri, köprüleri ve klasik Kürt edebiyatının önemli isimlerinden Feqiyê Teyran’ın mirasıyla dikkat çekiyor. Van’a yaklaşık 110 kilometre uzaklıktaki ilçe, kışın zorlu ulaşım şartlarıyla gündeme gelirken yaz aylarında ise Müküs Çayı ve çevresindeki doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor.

Feqiyê Teyran’ın İz Bıraktığı Müküs Yüzyıllardır Sakladığı Sır Ne (6)

VAN’DAN MÜKÜS’E UZANAN ZORLU YOLCULUK

Bahçesaray, Van kent merkezine yaklaşık 110 kilometre uzaklıkta bulunuyor. İlçeye Van-Gevaş güzergâhından yaklaşık 3 bin metre rakımlı Karabet Geçidi üzerinden ulaşılıyor. Karabet Geçidi’nin yüksek rakımı nedeniyle yaz aylarında dahi önceki kışlardan kalan karların görülebildiği ifade ediliyor. İlçenin doğusunda Çatak, batısında Bitlis’in Hizan ilçesi, kuzeyinde Gevaş, güneyinde ise Siirt’in Pervari ilçesi bulunuyor.

MÜKÜS ÇAYI’NIN HAYAT BULDUĞU NOKTA

Müküs Çayı’nın kaynağı, Bahçesaray’da Serê Kaniyê, (Su Başı) olarak bilinen bölgede bulunuyor. Bahçesaray İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün turistik yerler arasında verdiği bilgilere göre Su Başı, Bahçesaray çayının akmaya başladığı kaynak olarak tanımlanıyor.Çay daha sonra Bahçesaray’ın içinden geçerek ilçenin doğal ve coğrafi yapısının en önemli unsurlarından birini oluşturuyor.

Feqiyê Teyran’ın İz Bıraktığı Müküs Yüzyıllardır Sakladığı Sır Ne (1)-1

YÜZYILLARDIR YAŞAYAN MÜKÜS İSMİ

Bugünkü Bahçesaray’ın tarih boyunca kullanılan adı Müküs olarak biliniyor. İlçenin resmî tarihçesinde Müküs adının halen yöre halkı tarafından kullanıldığı belirtiliyor. Bahçesaray İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün tarihçesinde “Müküs” kelimesinin Arapça “meks” kelimesinin çoğulu olduğu; öşür, borç ve vergiler ile bunların toplamı, ayrıca “toplanma yeri” ve “üs” anlamlarında kullanıldığı aktarılıyor.Ancak bölgenin tarihî kaynaklarında isim farklı biçimlerde de karşımıza çıkıyor. Moks, Miks ve Müküs gibi kullanımlar, ilçenin geçmişten bugüne uzanan tarihî adlandırmalarını oluşturuyor.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MÜKÜS VADİSİ

Bahçesaray’ın tarihi oldukça eski dönemlere uzanıyor. İlçenin resmî tarihçesinde bölgenin bilinen özel tarihinin IV. yüzyıla kadar götürüldüğü belirtiliyor.

Feqiyê Teyran’ın İz Bıraktığı Müküs Yüzyıllardır Sakladığı Sır Ne (2)

Van ve Muş Firmalarına Ait Yolcu Otobüsleri Polatlı’da Çarpıştı: 3 Yaralı
Van ve Muş Firmalarına Ait Yolcu Otobüsleri Polatlı’da Çarpıştı: 3 Yaralı
İçeriği Görüntüle

Tarih boyunca Moks/Müküs adıyla çeşitli siyasi yapıların hâkimiyetinde kalan bölge, 1064 yılında Selçuklu hâkimiyetine girdi. Daha sonraki dönemlerde farklı devletlerin yönetiminde bulunan Müküs, 1548 yılında Van’ın Osmanlı hâkimiyetine yeniden girmesiyle Osmanlı yönetimine geçti. Tarih boyunca sancak, kaza ve nahiye gibi farklı idari statülerde bulundu.Osmanlı döneminde Müküs’ün sancak merkezine dönüştürülmesi, bölgenin yalnızca coğrafi değil, idari ve stratejik açıdan da önem taşıdığını gösteren gelişmeler arasında yer alıyor.

MÜKÜS’ÜN TARİHİNE IŞIK TUTAN KALE

Müküs Çayı’nın kaynağı çevresindeki tarihî kalıntılar da bölgenin geçmişine ilişkin önemli ipuçları taşıyor.Bahçesaray’ın resmî tarihçesinde, Müküs Çayı’nın kaynağının yaklaşık 3 kilometre yukarısında bugün İskender Kalesi olarak bilinen kale kalıntılarının bulunduğu belirtiliyor. Aynı kaynakta Müküs Çayı, Dicle Irmağı’nın kollarından biri olarak aktarılıyor.Bölgenin tarihî öneminin önemli nedenlerinden biri de geçmişte farklı yerleşim ve geçiş güzergâhları arasında bulunması.

Feqiyê Teyran’ın İz Bıraktığı Müküs Yüzyıllardır Sakladığı Sır Ne (3)

MÜKÜS ÇAYI’NA EŞLİK EDEN TARİHÎ ESERLER

Müküs Çayı yalnızca doğal güzelliğiyle değil, çevresindeki tarihî yapılarla da dikkat çekiyor.Çayın üzerinde bulunan Kırmızı Köprü, Bahçesaray-Hizan yol güzergâhında, ilçe merkezinin yaklaşık 4 kilometre güneyinde yer alıyor. Köprünün yapım tarihi kesin olarak bilinmese de tarihî araştırmalarda XIV-XVII. yüzyıllar arasına tarihlendirildiği belirtiliyor. Bahçesaray çevresinde ayrıca geçmiş dönemlerden kalan çeşitli manastır ve kilise yapıları bulunuyor. Bunlar arasında Müküs Çayı ve kollarının çevresinde yer alan Saint Georges, Saint Sauver, Andzghonts ve Saint Jaques gibi yapılar bulunuyor. Bu yapılar, Bahçesaray’ın geçmişte farklı dinî ve kültürel toplulukların yaşadığı çok katmanlı bir tarihî coğrafya olduğunu ortaya koyuyor.

BAHÇESARAY’IN KÜLTÜREL SEMBOLÜ: FEQİYÊ TEYRAN

Bahçesaray denildiğinde ilçenin tarihî ve kültürel kimliğiyle özdeşleşen en önemli isimlerden biri Feqiyê Teyran. Bahçesaray Kaymakamlığı kaynaklarına göre gerçek adı Muhammed olan Feqiyê Teyran, 1560 yılında Bahçesaray’da doğdu ve 1640 yılında yine Bahçesaray’da hayatını kaybetti. Mezarı da ilçede bulunuyor.Klasik Kürt edebiyatının önemli mutasavvıf-şairlerinden biri kabul edilen Feqiyê Teyran, sade şiir dili ve tasavvufî konuları ele alan eserleriyle tanınıyor.

Feqiyê Teyran’ın İz Bıraktığı Müküs Yüzyıllardır Sakladığı Sır Ne (7)

“Feqî” kelimesi medrese öğrencisi anlamında kullanılırken, “Teyran” kuşlarla ilişkilendiriliyor. Feqiyê Teyran’ın kuşların dilini öğrendiği ve Zümrüdüanka’nın peşine düştüğü yönündeki rivayetler, şairin halk arasındaki anlatılarında önemli yer tutuyor.

MÜKÜS’ÜN ŞAİRE İLHAM VEREN SULARI

Müküs Çayı ile Feqiyê Teyran arasında kurulan bağ, bölgenin kültürel kimliğini daha da güçlendiriyor.Çayın, Feqiyê Teyran’ın en bilinen eserlerinden biri olarak aktarılan “Ey Av û Av” şiirine konu olduğu belirtiliyor. Müküs Çayı’nın kaynağı ve akışının şairin eserlerine ilham verdiği yönündeki anlatılar, günümüzde de bölgenin tanıtımında öne çıkarılıyor. Feqiyê Teyran’ın Bahçesaray’daki türbesi de ilçeyi ziyaret edenlerin uğrak noktaları arasında bulunuyor.Bahçesaray’ın geçmişindeki önemli başlıklardan biri de medrese kültürü.Kaymakamlık kaynaklarında Mirhasan-ı Veli Medresesi ve Arvas Medresesi, Müküs yöresinin eğitim hayatında önemli merkezler olarak gösteriliyor. Feqiyê Teyran ve Mirhasan-ı Veli gibi isimlerin bölgede yetişmiş olması, Müküs’ün geçmişte önemli bir ilim ve irfan merkezi olarak anılmasının nedenlerinden biri.

Feqiyê Teyran’ın İz Bıraktığı Müküs Yüzyıllardır Sakladığı Sır Ne (4)

YAZIN CENNET, KIŞIN ÇİLELİ YOLLAR

Bahçesaray’ın yaz aylarında ziyaretçilerin akınına uğrayan doğal alanları, kış aylarında ise bambaşka bir görüntüye kavuşuyor.Yaklaşık 3 bin metre rakımlı Karabet Geçidi, yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle kış aylarında ulaşımın en zor noktalarından biri haline geliyor. Yüksek rakım ve dağlık coğrafya, ilçenin kış şartlarını ağırlaştırıyor.Kaymakamlığın verdiği bilgilere göre Karabet Geçidi’nde Temmuz ayında dahi önceki yıllardan kalan kar görülebiliyor.Bu nedenle Bahçesaray, yazın doğal güzellikleri ve turizmiyle, kışın ise zorlu ulaşım şartlarıyla gündeme geliyor

Feqiyê Teyran’ın İz Bıraktığı Müküs Yüzyıllardır Sakladığı Sır Ne (8)

BAHÇESARAY İÇİN TURİZM ÇAĞRISI

Müküs Çayı çevresini ziyaret eden vatandaşların en önemli beklentilerinden biri bölgenin turizm potansiyelinin daha fazla değerlendirilmesi. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, Müküs Çayı’nın doğal güzelliğinin yanı sıra Bahçesaray’ın tarihî yapıları ve Feqiyê Teyran’ın mirasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Vatandaşlardan Asım Kara, “Bahçesaray sadece kışın yolların kapanmasıyla gündeme gelmemeli. Müküs Çayı, tarihi yapıları ve Feqiyê Teyran gibi çok önemli değerleri var. Daha fazla tanıtılırsa buraya gelen ziyaretçi sayısının artacağını düşünüyoruz” sözlerine yer verdi.

Muhabir: ABDULSELAM KURT