AK Parti, 11. Yargı Paketi’ni TBMM Başkanlığı’na sunduAK Partili milletvekillerinin imzasıyla hazırlanan ve kamuoyunda "11. Yargı Paketi" olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu.
Türk Ceza Kanunu başta olmak üzere çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler öngören Kanun Teklifi’ne ilişkin, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler Meclis’te bir basın toplantısı düzenledi. Güler, teklifin temel amacının suçun önlenmesi, caydırıcılığın sağlanması, toplumsal huzurun güçlendirilmesi ve infaz sistemindeki eşitsizliklerin giderilmesi olduğunu belirtti.
Suç Örgütlerine Ağır Yaptırımlar
Güler, teklifin en dikkat çekici maddelerinden birinin organize suçlarla mücadeleyi güçlendirmeye yönelik olduğunu ifade etti.
"Başta gençlerimiz olmak üzere vatandaşlarımıza yönelik toplumsal huzur ve güvenliği bozucu faaliyetler içerisinde olan suç örgütleriyle mücadeleyi de daha etkili ve caydırıcı mahiyette sürdürmek için Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde bir değişikliğe gidiyoruz. Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda özellikle suça sürüklenen çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek cezanın 11 kat oranında arttırılması noktasında bir teklif öneriyoruz. Ayrıca örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarında hapis cezalarını alt ve üst sıralarında bu teklifimizi de artırıyoruz."
Meskun Mahalde Silahla Ateş Etme Cezası Artıyor
Teklifin, toplumsal huzuru güçlendirmeye yönelik bir diğer düzenlemesi ise meskun mahalde silahla ateş etme suçuna dair oldu. Güler, bu eylemlere yönelik caydırıcı cezalar öngördüklerini aktardı.
"Meskun mahalde silahla ateş etme suçunun cezasını artırıyoruz. Ses ve gaz fişeği atabilen silahlarda da bu suçun kapsamına alıyoruz. Bu suçun özellikle işlendiği düğün, nişan ve asker uğurlaması gibi kişilerin vatandaşların toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde de verilecek cezayı yarı oranında artırmayı öneriyoruz. Bu tür olayların engellenmesi ve caydırıcı cezalarla ortadan kaldırılması için biz bu teklifimizde bu eylemlere yönelik olarak da ceza artırımlarını öngörüyoruz."
Trafikte Yol Kesme Müstakil Suç Sayıldı
Trafik düzenini bozan ve can/mal güvenliğini tehlikeye atan eylemlere yönelik de önemli bir düzenleme getirildi. Yol kesme eylemi müstakil bir suç haline getirildi.
"Aracı durduran veya hareket etmesini engelleyen kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesini öneriyoruz. Böylelikle kişilerin can ve mal güvenliğine kast eden şehir eşkıyalarına trafikteki saldırganlık fiiller bakımından caydırıcı cezaların verilmesini sağlıyor ve vatandaşlarımızın da bu güvenliğini üst derecede sağlamaya gayret ediyoruz. Teklifimizde taksirle yaralama suçunun ceza miktarlarını artırarak bu konuda daha caydırıcı, etkin bir yaptırıma bu teklifimizde bir yer vermiş oluyoruz. Güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu, kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde verilecek cezanın bir kat arttırılmasını öneriyoruz. Özellikle son yıllarda artan kiralık araçların geri getirilmemesi parçalanarak araç parçası olarak satılması parçalarının değiştirilmesi veya suçta kullanılması gibi eylemlerin arttığını görüyoruz. Bu konuda da daha caydırıcı, etkin ııı yaptırımları da bu teklifimizde yer vermiş oluyoruz."
Dolandırıcılıkta 48 Saatlik Hesap Askıya Alma Tedbiri
Teklifle, özellikle bilişim sistemleri kullanılarak işlenen ve yaşlı vatandaşları hedef alan dolandırıcılık eylemleriyle daha etkin mücadele edilmesi amaçlanıyor.
"Bu kapsamda bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçlarda ilgili banka hesabının 48 saate kadar banka ve finans kuruluşları tarafından askıya alınması ilgili muhatabın bu konuda olur vermesi halinde tekrar hesabın işleme alınması önünde bir imkan tanıyoruz. Çünkü suçta kullanıldığı tespit edilen paraya adli merci tarafından el konulması veya askıya alınması suretiyle de bir tedbir geliştiriyoruz... En azından önleyici bir tedbir olarak bu türden uzun dönem hesaplardaki bu hareketsizliği de dikkat alarak bankaların en azından buradaki banka hesap sahibinin korunması adına böyle bir tedbiri geliştirip en azından dolandırıcılık faaliyetlerinde mağduriyetleri de azaltmak istiyoruz."
Akıl Hastalarına Özgü Güvenlik Tedbirleri
Yargılama süreçlerinde ihtisaslaşma sağlamak amacıyla TCK 158'deki dolandırıcılık suçlarının Asliye Ceza Mahkemeleri’nde görülmesine imkan tanındığını belirten Güler, suç işleyen akıl hastalarıyla ilgili yeni düzenlemelere de değindi.
"Suç işleyen akıl hastalarının rahabilite olmadan toplum hayatına katılmalarını engellemek amacıyla yine düzenlemeler getiriyoruz. Kısmi akıl hastalarının mahkum oldukları ceza infaz kurumunda cezalarını infaz etmeleri ve ayrıca bu kişiler hakkında da akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri hükümlü olmasında teklifimizde yer veriyoruz. Toplum açısından da tehlikenin ortadan kalkmadan da serbest bırakılmamalar noktasında bir tedbiri teklifimize yer veriyoruz."
İnfaz Eşitsizliği Gideriliyor
Paketin son bölümünde, Koronavirüs (Kovid-19) döneminde getirilen infaz düzenlemesinin yol açtığı eşitsizliklerin giderilmesi yer alıyor.
"Pandemi nedeniyle infaz kanununda bazı düzenlemeleri hayata geçirdiklerini söyleyen Güler, 'Ve bu düzenlemeler 31 2023 tarih itibari de ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlere yönelik olarak son olarak uygulanmış ve uygulanan tedbirler sona ermişti. Vatandaşlarımız arasında Kovid 19 düzenlemesi olarak bilinen bu düzenlemenin eşitsizliğe neden olduğu yönünde görüşler vatandaşlarımız tarafından siyasi partiler tarafından arkadaşlarımıza iletilmişti. Aynı tarihte işlenmiş olsa bile yargılamanın hızlı yapılmaması sonucunda cezası kesinleşerek ceza infaz kurumuna giren kişiler de 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle uygulanan şartlı salıverilme, denetimli serbestlik süreleriyle ilgili bu dönemlerde cezası kesinleşmeyenlere hükümde uygulama farklılığı ortaya çıkmıştı. Biz de tüm bu görüşleri, itirazları, beklentileri dikkate alarak Kovid 19 düzenlemesinin kapsamını yeniden düzenledik... Buna göre 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle 3 yıl daha erken kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılabilecek ceza infaz kurumu açık ceza infaz kurumunda ise üç yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme imkanında getiriyoruz'."





