Iğdır’da Aşiret Liderleri ve Kanaat Önderleri Derneği, Türkiye ve Orta Doğu’da yaşanan son gelişmelere ilişkin ortak bir basın açıklaması yaptı. 50'den fazla aşireti ve 150'den fazla kanaat önderini temsil eden dernek, dış güçlerin bölgedeki "nifak" girişimlerine karşı toplumsal dayanışma ve sağduyu çağrısında bulundu.
Türkiye’de yaşanan hassas süreçleri yakından takip eden Aşiret Liderleri ve Kanaat Önderleri Derneği, toplumsal huzuru hedef alan girişimlere karşı tek vücut olma mesajı verdi. Dernek Başkanı Ferhat Armağan tarafından yapılan açıklamada, ülke bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında itidalin korunması gerektiği vurgulandı.
Armağan, "Bölgemizde bulunan 50'den fazla aşiret ve kanaat önderleri adına, Aşiret Liderleri ve Kanaat Önderleri Derneği olarak şunları özellikle hatırlatmak ve ülkemizde toplumumuzla paylaşmak istiyoruz: Ülkemizin ve toplumumuzun birlik ve beraberliğine ciddi manada hepimizin ihtiyacı vardır" dedi.

"SORUMLULUK RUHUYLA HAREKET EDİLMELİ"
Toplumsal olaylar karşısında sükûnetin korunmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Başkan Armağan, münferit olayların provokasyonlara zemin hazırlamaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Zaman zaman bazı münferit ve istemediğimiz olaylar yaşanmaktadır. Bununla ilgili olarak toplumumuzun fevkalade ihtiyatlı olması, birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi elzemdir. Bu noktada hepimize büyük sorumluluk düşmektedir. Ülkemize, ülkemizi temsil eden büyüklerimize, halkımıza ve toplumumuza karşı bu birlik ve beraberlik ruhu içinde olmamız son derece önemlidir. Buna azami derecede dikkat etmemiz gerekmektedir."
"ORTA DOĞU'DAKİ ATEŞ ÇEMBERİNE KARŞI TEYAKKUZ"
Bölgesel krizlerin Türkiye üzerindeki yansımalarına dikkat çeken Armağan, insani değerlerin ve İslam birliğinin altını çizerek şöyle devam etti:
"Bilhassa Orta Doğu bölgesi maalesef bir ateş çemberi içindedir. Bu nedenle çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Biz hiçbir zaman zulmün yanında olmadık. Zulüm nerede olursa olsun ve kimden gelirse gelsin, zulme her zaman karşıyız. Masumların ve mazlumların kesinlikle yanındayız. Suriye bölgesinde 15 günlük bir ateşkesin sağlanmış olması olumlu bir gelişmedir. İnşallah savaşla hiçbir alakası olmayan masumlar, çocuklar ve aileler ihtiyatlı bir şekilde bölgeden tahliye edilir. Biz akrabalık bağları güçlü, geniş bir milletiz. Türkler de öyledir, Kürtler de öyledir, Araplar da öyledir. Elhamdülillah farklı devletlerde yaşamalarına rağmen bu bağlar son derece kıymetlidir. Hepimizin ittihadı, inşallah ittihad-ı İslam'a vesile olacaktır."
"EMPERYALİST OYUNLARIN HEDEFİ: TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ"
Dış güçlerin asırlardır süregelen böl-parçala stratejilerine karşı uyarıda bulunan Armağan, çözümün ancak yerli ve milli bir duruşla mümkün olacağını savundu:
"Emperyalist, dinsiz ve siyonist güçlerin, tarih boyunca âlem-i İslam'ın iki kahraman unsuru olan Kürtleri ve Türkleri birbirinden ayırmak, parçalamak ve bölmek için bütün güçleriyle çalıştıklarını hepimiz bilmekteyiz. Bu sebeple herkesin ve her kesimin çok daha dikkatli, tedbirli ve sükûnetli olması gerekmektedir. Devlet büyüklerimizden de bu konuda hassasiyet bekliyoruz. Ülkemiz birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Bütün siyasi partilerin de bu ülkenin birlik ve beraberliği için sorumluluk alması gerekmektedir. Maddi ve manevi sıkıntılarımızdan ancak bir araya gelerek kurtulabileceğimizi biliyoruz. Dış güçlerin, Avrupa'nın ya da Amerika'nın bizi yönlendirmesi ve şekillendirmesi asla bizim yararımıza değildir. Aksine, asırlardır bizi bölmek ve parçalamak için çalıştıkları artık açıkça görülmektedir. İnşallah onların oyunlarına gelmeyeceğiz. Asırlar boyunca bizi yok etmek isteyen bu zalim anlayışlara asla boyun eğmeyeceğiz. İnancımızın gereği olarak birlik ve beraberliği herkesten talep ediyoruz."

"KADER BİRLİĞİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANIYOR"
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) güncel diyalog zeminini olumlu bulduklarını ifade eden Ferhat Armağan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Ülkemizde zaman zaman sıkıntılar yaşanabiliyor; ancak bunları aşacak güç yine milletimizin birliğindedir. Buradaki aşiretler ve kanaat önderleri adına toplumumuzdan özellikle ricamız şudur: Birlik ve beraberliğimize azami derecede dikkat edelim. Türkiye'mizin buna ihtiyacı vardır, âlem-i İslam'ın buna ihtiyacı vardır. İnşallah bu sıkıntılı günleri de hep birlikte aşacağız. Son dönemde Meclis'te Türkiye gündemiyle ilgili olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Güzel süreçlere girildiğini görüyoruz. Ancak ne zaman ülkemiz toparlanma sürecine girse, içerden ve dışardan çeşitli sıkıntıların çıkarıldığını da tecrübeyle biliyoruz. Buna karşı dikkatli olmalıyız. Biz biriz ve beraberiz. Kürtlerin ve Türklerin kader-i ezelisi, asırlar boyunca bu iki milleti birlik ve beraberlik içinde hizmet etmeye sevk etmiştir. Bugün de omuzlarımızda Kürtlerin, Türklerin, Arap kardeşlerimizin ve tüm İslam milletlerinin hakkı vardır. Küçük meseleler ve değersiz tartışmalarla birbirimizi incitmeyelim. İnşallah birlik ve beraberliğimizi koruyarak yolumuza devam edeceğiz. Toplumumuzdan beklentimiz, bu konuda azami gayret göstermesidir."
Basın açıklaması, bölge halkına yönelik barış ve diyalog mesajlarının yanı sıra, kanaat önderlerinin toplumsal uzlaşıdaki kilit rolünün devam edeceği vurgusuyla sona erdi.





