Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Mart 2026 dış ticaret verilerini açıklamak ve bir dizi ziyarette bulunmak üzere geldiği Van’da, şehrin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü törenlerine katıldı.
Mart 2026 dış ticaret verileri için kente gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın Van programındaki en anlamlı duraklardan biri, Van Valiliği tarafından düzenlenen 2 Nisan Van’ın Kurtuluşunun 108. yıl dönümü etkinlikleri oldu. Şehrin bağımsızlık mücadelesini ve tarihsel derinliğini odağına alan bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, geçmişten bugüne uzanan birlik mesajları verdi.
“VAN: TARİHİ KIRILMALARIN VE DİRENİŞİN KADİM ŞEHRİ”
Bakan Bolat, konuşmasına Van’ın tarihsel misyonuna değinerek şu sözlerle başladı: “Kadim Van şehrimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 108’inci yıldönümünde, milletimizin azim, cesaret ve dayanışma ruhunu bir kez daha yâd ederek, bu anlamlı günde, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Van, tarih boyunca farklı medeniyetlerin ve kültürlerin buluşma noktası olmuştur. Bu topraklar, sadece Van’ın değil, aynı zamanda milletimizin kaderini şekillendiren tarihî olaylara da ev sahipliği yapmıştır. Sultan Alp Arslan’ın Malazgirt’te açtığı kapı ile Anadolu’nun kaderi değişmiş, ardından Çaldıran Seferi ile Yavuz Sultan Selim Han’ın bu coğrafyada tesis ettiği hâkimiyet, bölgede asırlar boyu sürecek bir istikrarın temelini atmıştır. İşte böylesine büyük tarihî kırılmaların yaşandığı bu kadim coğrafyada Van, her zaman milletimizin varlık, birlik ve direniş iradesinin güçlü bir sembolü olmuştur. ”
“2 NİSAN 1918: HÜRRİYETE GİDEN DESTANSI YOL”
1915-1918 yılları arasında yaşanan acıları ve kazanılan zaferi anlatan Bakan Bolat, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ancak 1915-1918 yıllarında Van halkı, işgale ve zulme uğramış, acılar çekmiş, büyük bedeller ödemiştir. Şehrimiz, 2 Nisan 1918’de Ali İhsan Sabis liderliğindeki kahraman askerlerimizin mücadelesi, Van halkının imanı ve destansı direnişiyle yeniden hürriyetine kavuşmuştur. Bu büyük mücadelenin en anlamlı simgelerinden biri olan 120 yiğit evladımız ve Zeve Şehitliği milletimizin bağımsızlık uğruna gösterdiği eşsiz cesaretin ve fedakârlığın unutulmaz nişaneleridir. Van kalesi kadar dik duran, Akdamar kadar vakur olan Van halkı; esareti kabul etmeyerek hürriyet uğrunda şehadeti seçmiştir. Halkımız yılmamış işgale karşı büyük bir direniş göstermiş, vatan sevgisi ve kararlılığıyla şehrini korumuştur.”
“BAĞIMSIZLIK VE MİLLİ EGEMENLİKTE TAVİZSİZ DURUŞ”
Türkiye’nin bağımsızlık konusundaki hassasiyetini dile getiren Bolat, şu ifadeleri kullandı: “Anadolu’nun dört bir yanında; başta Çanakkale, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Gaziantep, Sakarya ve diğer şehirlerimizde kahramanlarımızın gösterdiği direniş örnekleri gibi, Van’da da insanımız büyük bir cesaret ve kararlılıkla mücadele etmiş, 2 Nisan 1918’de şehrimizi düşman işgalinden kurtarmıştır. Bu mücadele, Türk milletinin bağımsızlık konusundaki hassasiyetini ve kararlılığını ortaya koymuş, Cumhuriyet’e giden çetin yolun en önemli adımlarından biri olmuştur. Aynı ruh bugün de canlı ve zindedir. Devlet ve millet, milli egemenlik konusunda daima aynı çizgide, aynı reflekse, aynı ruha sahiptir. Yeni kuşakların da bu tarihi olaylardan ibret ve ilham alarak ülkelerini gerektiğinde savunmak, bilim ve teknolojide daha ileri seviyelere taşımak için gayret göstereceklerinden zerre kadar şüphemiz yoktur. Unutulmamalıdır ki biz savaş-çatışma-gerilim istemiyoruz; ancak bağımsızlığın ve milli egemenliğimizden asla taviz vermeyeceğimizi, pazarlık konusu dahi yapamayacağımızı da tarih boyunca göstermiş bir milletiz. Bu anlayış hem Van’ın kurtuluş ruhunu yaşatmakta hem de bölgemizde, barış, istikrar ve dayanışmanın teminatını güçlendirmektedir.”
“BÖLGESEL İSTİKRAR VE KÜRESEL DİPLOMASİ MESAJLARI”
Bölgedeki aktörlere ve küresel gelişmelere değinen Bakan Bolat, hitabına şu sözlerle devam etti: “Değerli Vanlı Kardeşlerim, Bugün bölgemizde en çok ihtiyacımız olan haslet birlik, beraberlik ve dayanışmadır. Biz bölgede istikrar, refah ve barışın kalıcı hâle gelmesi için kararlıyız. Ancak özellikle İsrail gibi aktörler, bölgede kışkırtmalar yapabilmektedir. Aynı şekilde Körfez ülkeleri ve diğer komşu ülkelerin, duyarlı ve hassas olmaları büyük önem taşımaktadır. Bu anlayış, Van’ın kurtuluş ruhuyla birleştiğinde hem geçmişten aldığımız güçle hem de geleceğe yönelik kararlılıkla bölgemizde istikrarı pekiştirmektedir. Değerli Vatandaşlarım, Ülkemiz, barış ve istikrardan yana bir diplomasi anlayışını benimsemiştir. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmada, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, her iki tarafla da iletişimi sürdürerek barış müzakerelerine zemin hazırlamış, taraflar arasında diyalog kapılarını açık tutarak arabuluculuk rolüyle güven tesis etmeye çalışmıştır. Bu çabalar, uluslararası toplum tarafından da yakından takip edilmekte ve takdir edilmektedir.
“GELECEĞE GÜÇLÜ ADIMLARLA: BARIŞ, REFAH VE HUZUR”
Bakan Bolat, barışın önemine vurgu yaptığı konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “Aynı şekilde bugün Ortadoğu’da yaşanan gerilimlerde de Türkiye, çatışmanın tırmanmasını önlemek ve taraflar arasında diplomatik köprüler kurmak için aktif bir rol üstlenmektedir. Bugün dünya genelinde insanlar savaş istemiyor; barış, refah ve huzur arıyor. Halklar, birbirinin sınırlarına ve egemenliğine saygı duyulmasını bekliyor. Uluslararası ilişkilerde çatışma ve güç kullanmak yerine, herkesin meselelerini diplomasi, diyalog ve adil çözüm yollarıyla çözmesi büyük önem taşıyor. Bu bilinç hem bölgemizde hem de tüm dünyada kalıcı barışın ve istikrarın sağlanmasının temel şartıdır. Türkiye de bu anlayışla, barıştan yana, diplomasiye dayalı çözüm yollarını savunan bir ülke olarak rolünü sürdürmektedir. Sözlerimi tamamlarken, Van’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü olan 2 Nisan’ın direniş, özgürlük ve kardeşlik ruhunun simgesi olduğunu, bu ruhun aynı tazelikle bugün de devam ettiğini tekrar vurgulamak isterim. Bu anlamlı günde, Van’ın kahraman evlatlarını ve aziz şehitlerini rahmet ve minnetle yâd ediyor, Van şehrimizin kurtuluşunun 108’inci yıldönümünü gururla kutluyor, hepinizi saygı, muhabbet ve kardeşlik duygusuyla selamlıyorum. Allah’a emanet olun!”









