İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, dernek binasında üyelerinin katılımıyla düzenlediği basın açıklamasında, Türkiye'de yeniden gündeme gelen çözüm süreci tartışmaları ve silahsızlanma konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Basın açıklamasını İHD Van Şubesi adına Avukat Sedat Kula okudu.Kula, kalıcı barışın yalnızca silahların bırakılmasıyla sağlanamayacağını belirterek, hukuki güvenceler, demokratik reformlar, toplumsal uzlaşı ve yeniden entegrasyon politikalarının eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamada, İnsan Hakları Derneği'nin 27-28 Haziran 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlediği "Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon (DDR) Çalıştayı" ile 11 Temmuz'da Diyarbakır'da gerçekleştirilen "Türkiye'de Toplumsal Barış Süreci ve Dünya Örnekleri Konferansında ortaya çıkan sonuçların kamuoyuyla paylaşıldığı ifade edildi.
"SİLAHSIZLANMA GÜVEN OLUŞTURUCU ADIMLARLA DESTEKLENMELİ"
İHD adına açıklamayı okuyan Avukat Sedat Kula, uluslararası deneyimlerin, silahsızlanmanın tek başına kalıcı barışı sağlamaya yetmediğini gösterdiğini belirtti. Kolombiya, Kuzey İrlanda, Nepal ve Endonezya'nın Açe bölgesindeki barış süreçlerinden örnekler veren Kula, başarılı modellerde hukuki güvence, siyasi reform ve güvenilir kurumların eş zamanlı hayata geçirildiğini söyledi.Kula, hazırlanacak olası yasal düzenlemelerin yalnızca silah bırakma sürecini değil; şeffaflık, hesap verebilirlik, hukuki güvence, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık ilkelerini de içermesi gerektiğini dile getirdi.
Açıklamada, silahlı yapıların tasfiyesi kadar, çatışmadan etkilenen insanların normal yaşama dönüş süreçlerinin de önem taşıdığına dikkat çekildi.Hazırlanacak yasal çerçevenin, silahlı gruplar, cezaevindeki hükümlü ve tutuklular ile yurt dışında bulunan kişiler dahil tüm tarafların hukuki statülerini açık biçimde düzenlemesi gerektiği belirtilirken, geri dönüşlerin tek taraflı beyanlara bağlanmasının toplumsal kabulü zorlaştırabileceği ifade edildi.

BAĞIMSIZ DENETİM ÇAĞRISI
İHD Van Şubesi açıklamasında, barış süreçlerinde güvenin sağlanabilmesi için bağımsız kurumların varlığının kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Bu kapsamda teknik kapasitesi güçlü, farklı toplumsal kesimleri temsil eden bağımsız bir Ulusal DDR Komisyonu kurulması ve süreci izleyecek bağımsız denetim mekanizmalarının oluşturulması önerildi.
"SİVİL TOPLUM SÜRECİN AKTİF PARÇASI OLMALI"
Basın açıklamasında, insan hakları örgütleri, kadın örgütleri, meslek kuruluşları ve yerel sivil toplumun yalnızca gözlemci değil, sürecin aktif bileşeni olması gerektiği belirtildi.Sivil toplumun izleme, doğrulama, toplumsal iletişim ve yeniden entegrasyon çalışmalarında etkin rol üstlenmesinin hem şeffaflığı artıracağı hem de toplumsal güveni güçlendireceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, geçiş dönemi adaletinin yalnızca silahlı örgüt mensuplarını değil, çatışmanın tüm taraflarını kapsaması gerektiği kaydedildi.Hakikatin ortaya çıkarılması, mağdurların onarılması ve gerektiğinde tazmin mekanizmalarının işletilmesinin hem geçmişle yüzleşme hem de gelecekte benzer çatışmaların önlenmesi açısından önemli olduğu vurgulandı.
"KALICI BARIŞIN ANAHTARI GÜVEN VE HUKUKTUR"
İHD Van Şubesi, Türkiye'de yeniden hareketlenen çözüm tartışmalarının önemli bir fırsat sunduğunu ancak kapsamlı bir yasal çerçevenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.Açıklamanın sonunda şu değerlendirmeye yer verildi:"Bugün Türkiye'nin önündeki temel soru artık yalnızca 'Silahlar nasıl bırakılacak?' değildir. Asıl soru, silahların bırakılmasını mümkün kılacak güvenin, hukukun ve demokratik kurumların nasıl inşa edileceğidir. Kalıcı barışın anahtarı da tam burada yatmaktadır."





